Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Nisan 2008 · 624 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 624 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlamadan önce, dün bölücü terör örgütüne karşı mücadele ederken şehit düşen kahraman Türk Silahlı Kuvvetleri personeline Allah’tan rahmet diliyor, milletimize, askerlerimize ve ailelerine başsağlığı diliyorum. Hainler er geç mutlaka cezalarını çekecektir diyorum.
Değerli milletvekilleri, önergemizle, 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 20’nci maddesinin metinden çıkarılması ve sonraki maddelerin de buna göre teselsül ettirilmesi istenmektedir. Bu önergemizle, 16 Haziran 2006 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanmış olan 31/5/2006 tarihli Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nda öngörülen düzenlemelerin muhafaza edilmesi amaçlanmıştır. Önergemizde, daha önce SSK, Emekli Sandığı ve BAĞ-KUR kapsamındaki dul ve yetimler için verilmiş olan hakların korunması amaçlanmaktadır.
Dul ve yetimlere aylık bağlanabilmesi için gerekli olan prim ödeme gün sayısı 5510 sayılı Kanun ile dokuz yüz güne indirilmiş idi. Bu durum, hatırlanabilirse 12/12/2006 tarihindeki Meclisimizdeki görüşmelerde şimdiki iktidar milletvekilleri tarafından da hararetle savunulmuştur, doğrusu da oydu. Ancak daha üzerinden bir yıl bile geçmeden acaba ne oldu da tekrar alınan karardan vazgeçiliyor? Bin sekiz yüz gün çok uzun bir zaman süresidir. Bunun dokuz yüz gün olmasına veyahut da daha makul bir süreye indirilmesine gerek vardır diye düşünüyoruz, çünkü dul ve yetim olarak mahzun kalmış insanlarımıza yapılacak olan iyileştirme çok görülmemelidir; bu, haksızlık olur, sosyal devlet ilkesine de uymaz.
Bakınız, atalarımız yıllar önce nasıl bir sosyal devlet kurmuşlar: İstanbul’da Haseki Sultan’ın yaptırdığı ve bugün hâlâ ayakta duran Vakıf Gureba Hastanesinin vakfiyesine şöyle bir göz atalım. Orada şöyle deniyor: “1 kelle soğanın 1 altın olduğu devirlerde bile bu Hastanede hastalar bedava tedavi edilecek, ilaçları bedava verilecek ve hastaların yemeğine mutlaka ama mutlaka belirlenen miktarda et konulacaktır. Kıtlık olursa, savaş olursa, hayvan kesimi yasaklanırsa görevlendirilen ve maaşlarını vakıftan alan avcılar Belgrad Ormanları’na gidecek, avlanacak, ama hastaların yemeğine mutlaka et konulacak.”
Değerli arkadaşlar, sosyal devlet işte böyle olur. Bakınız, bugün ülkemizde, Anadolu’nun her tarafında esnafımız dükkânlarını siftah yapmadan kapatıyor, günlük nafakalarını kazanamıyorlar. İş adamları işletmelerini kapatmamak için mücadele veriyorlar, işçilerinin maaşlarını bile neredeyse ödeyemez durumdadırlar. 2007 yılı sonu itibarıyla açıklanmış olan büyüme rakamlarının da ekonomideki iflasın geldiği noktayı ortaya koyduğu da bir gerçektir. Yani yıllar itibarıyla, yavaş yavaş, büyüme neredeyse sıfır noktasına doğru gelmektedir. Hâl böyle iken bu insanlar BAĞ-KUR primlerini, SSK primlerini nasıl ödeyecekler? Çiftçiler tarlalarına gübre atamıyor -gübre fiyatları almış başını gidiyor- tarım sigortası primlerini nasıl yatıracaklar? Bu konuların da acilen Türkiye Büyük Millet Meclisinde görüşülmesi ve verilecek olan kararların da bir an önce verilmesi gerekmektedir.
Değerli milletvekilleri, bu yasanın mantığında emekliliğin olmadığı görülmektedir. Bu yasanın temel mantığında vatandaşımızı uzun süre sistem içerisinde tutarak fazla prim ödemesinin sağlanması, elde edilen primlerin ise piyasaya tedavi ve ilaç parası olarak dağıtılmasından ibaret olduğu görülüyor. Emeklilik eksenli değil, tedavi etme eksenli olduğu da görülüyor. Ancak, koruyucu hekimlik hizmetlerinin geliştirilmesi ile vatandaşın hasta olmamasının sağlanması hedeflerimiz içerisinde olsa belki daha da kârlı duruma gelmiş olabilirdik, çünkü tedavi masrafları çok ama çok fazladır.
Ayrıca, bu kanun hazırlanırken ve yasalaşırken meselenin sadece ekonomik ve mali yönü dikkate alınmış, sosyal güvenlik hakları daraltılmış, sosyal devlet ilkesi ile sosyal güvenlik hakkının temel kuralları da maalesef göz ardı edilmiştir. Ancak Türkiye Cumhuriyeti devletinin sosyal bir devlet olduğu da unutulmamalıdır.
Biz önergemizle, işte o mahzun insanlara bin sekiz yüz gün üzerinden verilmekte olan o gün sayısının düşürülmesini ve dokuz yüz gün olarak indirilmesini teklif ediyoruz. Buradaki amaç sosyal devlet olma amacıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Doğru.
REŞAT DOĞRU (Devamla)Yani sosyal devlet, kendisini ve beraberindeki insanlarını da en iyi şekilde koruyan bir devlettir. Bin sekiz yüz fazla bir gündür. Gerçi dokuz yüz günü de az bulabilirsiniz, ama en azından bu ikisinin arasında ortalama bir rakam bulunabilir. Bunu bulduğumuz zaman da o mahzun insanlara yardım etmiş oluruz diye düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, her yönüyle görüşülse de bu kanunun ülkemize, milletimize hayırlı olmasını temenni ediyor, yüce Meclisimizi en derin saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 2 Nisan 2008