Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 48. Birleşim · 3. yasama yılı · 22 Ocak 2009 · 1.565 kelime · yaklaşık 8 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 22 Ocak 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KARŞILIKSIZ ÇEK VE PROTESTOLU SENETLER İLE KREDİ VE KREDİ KARTLARI BORÇLARINA İLİŞKİN KAYITLARIN DİKKATE ALINMAMASI HAKKINDA (S.S.320)); konuşma 1.565 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Karşılıksız çek ve protestolu senetler ile kredi ve kredi kartları borçlarına ilişkin kayıtların dikkate alınmaması hakkında (s.s.320)”. TBMM Genel Kurulu, 48. Birleşim tutanağı, 22 Ocak 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2009-01-22-karsiliksiz-cek-ve-protestolu-senetler-ile-kredi-ve-kredi-kartlari-bor (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 320 sıra sayılı Karşılıksız Çek ve Protestolu Senetler ile Kredi ve Kredi Kartı Borçlarına İlişkin Kayıtların Dikkate Alınmaması Hakkında Kanun Tasarısı üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Kısaca sicil affı denen bu kanunu milletimizin birçok ferdi uzun zamandır heyecanla bekliyordu. Benim de iki arkadaşımla beraber bir yıl üç ay önce verdiğim bu kanun teklifinin Sanayi Bakanımız Zafer Çağlayan’ca Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmesini memnuniyetle karşıladığımı ifade etmek istiyorum. Sayın Bakana ve ekibine teşekkürlerimi sunuyorum.
19 Şubat 2008 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisine 37’nci madde gereği, yani komisyonda görüşülmemesinden dolayı 37’nci madde gereği bir konuşma, gündem maddesi olarak, almıştım. Orada, bu kanunun önemli olduğunu yüce Meclisimize anlatmıştım ancak çeşitli nedenler dolayısıyla da tahmin ediyorum Meclisimizdeki oylarla bu reddedilmiştir. Ancak şunu söylemek istiyorum ki 2007’de milletvekili seçildikten sonra birçok esnafın ortak isteği olarak ben bu kanun teklifini getirmiştim. Özellikle Tokat’ta -Reşadiye ilçesinde, Zile ilçesinde- birçok ilçeleri ziyaret etmiş olduğumuz zaman, seçimlerden sonra, bunun çok önemli olduğunu, bu şekilde bir konunun, yani sicil affının gündeme getirilmesinin esnafı rahatlatacağını veyahut da esnafta sıkıntının giderileceği noktasında ortak istekler vardı. O istekler doğrultusunda yaklaşık olarak bir buçuk yıl önce ben bu kanun teklifini arkadaşlarımla beraber getirmiştim ancak geç kalınmış olduğu kanaatindeyim ama yine de bu şekilde gelmiş olmasının da çok büyük faydası olduğunu ifade etmek istiyorum, onun için teşekkürlerimi sunmak istedim.
Sayın milletvekilleri, halkımız büyük bir ekonomik kriz altında bulunmaktadır. Çiftçinin durumu ortadadır. Bakınız, çiftçinin durumu diyorum. Doğrudan gelir desteği ödemeleri 2009 yılı içerisinde kaldırılması gerekirken 2007 içerisinde kaldırılmıştır. 2007 içerisinde kaldırılmış olması çiftçilerimizde çok büyük sıkıntıları da beraberinde getirmiştir. Bakınız, şu anda gübre alamıyor, ilaç kullanamıyor, mazot almakta da zorlanıyorlar. Yani biz bu doğrudan gelir desteğini 2009 senesinde kaldırmış olsaydık veyahut da onlara çeşitli imkânlar vermiş olsaydık ben daha da iyi olacağını düşünüyorum.
Şu an itibarıyla, yine Tokat’tan örnek vermek istiyorum, Tokat ilinde Kazova’ya gidiniz veyahut Artova Ovası’na gidiniz veya Kelkit Vadisi’ne gitmiş olduğumuz zaman çiftçilerimizin büyük bir sıkıntı içerisinde olduğunu görürsünüz. Çiftçilerimizin orada -özellikle önümüzdeki günlerde işte ekim zamanları geliyor veyahut hasat zamanları gelecek- şu an itibarıyla söylemek istiyorum ki bu manada çok büyük sıkıntıları vardır. Yani doğrudan gelir desteği şeklinde de olsa böyle ufak miktardaki paraların kendi dertlerine çare olduğunu ifade etmeye çalışıyorlar. Yani ürettiklerinin değerlendirilmesini ama üretimde de kendilerinin desteklenmesini istemekte olduklarını ifade etmek istiyorum.
Değerli arkadaşlarım, esnafın durumu da bunlara yakındır. Esnaf geçinmekte zorlanıyor. Kim ne derse desin bazen yine siftah yapamadan kapanan dükkânlarımız vardır. Dükkânını, ekmek teknesini kapatmamak için büyük mücadele veriyorlar. Zaman zaman büyük sıkıntılarla karşılaşmakta olduklarını da söylemek istiyorum.
Sayın Bakanımız buradayken özellikle Tokat’ımızın Zile ilçesinden bir istek geldi, onu kendilerine ifade etmek istiyorum: Zile’de şu anda Zile pekmeziyle ilgili çok büyük sıkıntı vardır. Zile pekmezinin bu bölgeden işte başka yere kaydırılma noktasında olsun veyahut da Zile pekmezine patent alınmamasından dolayı oradaki pekmez üreticileri zor durumda bırakılmışlardır, hatta bazılarına çok ciddi manada da ceza yazılıyor.
Sayın Bakanım, Zile ilçesi Tokat’ın en güzel ilçelerinden bir tanesidir. Özellikle de Zile pekmezi bu bölgenin markasıdır, yani “Zile” denildiği zaman Zile pekmezi akla gelir. Dolayısıyla, şu an itibarıyla Zile pekmezini dünyaya tanıtan, Türkiye'nin her tarafında, bu pekmezi gönderen insanlar, özel teşebbüs bu marka, yani daha doğrusu… Gerçi Zile Ticaret Odası patent alınmasıyla ilgili müracaatta bulunmuştur, o izin verilmemesinden dolayı da sıkıntı yaşanıyor. Yani Zilelilerin ortak düşüncesi, Zile’deki o esnafın ortak düşüncesi, bir nefes alınması noktasında veyahut da patentin çıkmasına kadar bu konuda en azından üç beş ay süre bunlara verilmiş olsa, o cezayla karşılaşmazlar. Bakın, şu anda yine talimat vermiş olduğunuz zaman… Tahmin ediyorum ki 20 milyar, 30 milyar civarında ceza yazılıyor. Tarım İl Müdürlüğü bu konuda da ciddi manada, işte Patent Enstitüsü olsa gerek tahmin ediyorum, onlarla beraber bir problemi ortadan kaldırma mücadelesi verirler, tahmin ediyorum ki bundan da halkımızın büyük bir menfaati olur diye düşünüyorum. Bu konu, inşallah, derdimize çare olacaktır.
Sayın Bakanım, esnafımız, görüldüğünden, yani hakikaten, kim ne derse desin, şu an itibarıyla çok zor durumdadır. Bakınız, esnaf kefalet kooperatiflerinin şu anda işte olağan kongrelerini yapıyoruz. Mesela, geçen hafta içerisinde ben de Tokat’taki bazı kongrelere katıldım. Oradaki esnaf kefalet kooperatif başkanlarının ifadesidir, yüzde 85 civarında insan borcunu ödemekte zorlanıyor, yani esnaf işte kredi almış kooperatiften, o kooperatiften almış olduğu krediyi ödeyemiyor. Ne yapıyor? Ödenmediği zaman da sıkıntılar beraberinde başlıyor. Kooperatif de kendi öz kaynaklarından bunu karşılamaya çalışıyor. Ama bu nereye kadar devam edecek? İnanıyorum ki, inşallah, kooperatiflerimizin bu sıkıntılarını, yani esnafımızın bu sıkıntılarını gidermiş oluruz.
Değerli arkadaşlarım, tabii, sicil affıyla beraber esnafın borçlarına da bir noktada yapılandırma gelmesi gerekir diye düşünüyorum. Devletin elinde bankalarımız var. Biraz önce, Sayın Bakanıma teşekkür etmek istiyorum, hakikaten çok güzel şeyler söylediler. İşte, Halk Bankası vasıtasıyla veya çeşitli kurum ve kuruluşlar vasıtasıyla esnafa çeşitli krediler verilmeye çalışılıyor. Sayın Bakanım, bu namuslu vatandaşlara, düzgün çalışan insanlara bankalarımızdan ciddi miktarda kredi verelim, yani can suyu kredisi dediğimiz tabir o zaman daha gerçekçi ve reel olur. Yani bankalardaki o imkânları iş adamlarımıza açalım, iş işten geçmeden bunları açalım, yoksa hasta öldükten sonra serum vermeye kalkmışsınız çok fazla bir şey ifade etmiyor. Ben hekimim, yani hasta şok olarak gelmiş, siz bu şok içerisindeki hastaya vermiş olduğunuz serum işte bir dereceye kadar onu kurtarmaya doğru yöneliyor ama esas şok tedavisini yapmış olduğunuz zaman ancak o zaman hastayı kurtarırız diye düşünüyorum.
Bu kanun çıkartıldıktan sonra inşallah önümüzdeki zaman içerisinde hipermarketler kanununu da bu Meclise getirmemiz gerekir diye düşünüyorum çünkü işte Tokat gibi orta ölçekli iller var, bu illerdeki esnaflarımız bu noktada da büyük sıkıntı içerisindedir. Bakınız, şu anda bu hipermarketleri, süpermarketleri bir noktada bakkal açar gibi mahallelere açıyorlar. Mahallelere açıldığı zaman da her süpermarketin açılmasıyla beraber yaklaşık olarak altmışın üzerindeki esnafımız da işini kaybediyor, aşını kaybediyor. Hatta bazı yerlerde öyle hipermarketler var ki içerisinde işte ayakkabı boyacısından tutun da kuru temizlemecisine varana kadar onun içerisinde bulunuyor. Dolayısıyla da mahallelerdeki açılan bu hipermarketler ve süpermarketlerle beraber işte o zaman kapanma durumuyla karşı karşıya kalınıyor, işsizlik dediğimiz orduya da, çok süratli bir şekilde insanların da buraya doğru yönlenmekte olduğunu da görüyoruz.
Değerli arkadaşlarım, bunların yanında özellikle emeklilerin sorunlarına geçmeden de sözlerimi bitirmek istemiyorum. Neden derseniz, şu anda kredi mağdurları içerisinde en büyük sıkıntıyı da emeklilerimiz yaşıyor. Emekli insanlarımız 2008 yılında Hükûmetimizden el uzatılmasını beklemişlerdir. Kim ne derse desin şu anda emeklilerimiz içerisinde evine ekmek götürmekte, kirasını ödemekte zorlanmakta, hatta kredi kartı borcuyla yaşamak zorunda kalan, asgari ödemesinde bile çok büyük sıkıntıda olan bir kitleyle karşı karşıyayız. Emekli insanların sesini duymak mecburiyetindeyiz. Önümüzdeki zaman içerisinde onlara yani emeklilerimizi rahatlatacak bir imkân yaratılabilirse ben bunun da Meclisimizin vazifeleri içerisinde olduğunu söylemek istiyorum.
Bakınız, işçilerimiz özellikle intibak kanununun çıkartılmasını istediler. 2008 senesi içerisinde intibak kanunu çıkmadı, inanıyorum ki inşallah önümüzdeki dönemde, 2009 senesi içerisinde intibak kanununu çıkartırız ve beraberinde de o insanlarımızı da -çünkü onlar çok büyük mağduriyet içerisindedirler, hepsi, işçi emeklilerimizin büyük bir kısmı bunu bekliyorlar- onları rahatlatma durumuyla da karşı karşıya kalmış bulunuruz, yapılmış olur.
Düşük kur-yüksek faizin halkımızı üretemez ve satın alamaz duruma getirmiş olduğunu hep beraber görüyoruz. İnşallah önümüzdeki dönemlerde de bu kanunun çıkmasıyla beraber yeni bir yapılandırmaya girilebilir. Biraz önce de söylendi, özel bankalar da bu kanuna inşallah uyarlar. Yani Merkez Bankasından kaydı sileceğiz ama inşallah sizlerin takibiyle beraber, Sayın Bakanlığın takibiyle beraber tahmin ediyorum ki özel bankalar da bu duruma uyarsa insanlarımızın beklentileri gerçekleşmiş olur diye de düşünüyorum.
Değerli milletvekilleri, ödenemeyen tüketici kredileri, kredi kartı borçları, karşılıksız çek ve senet borçları altında halkı ezdirmemek gerekiyor. Halkı tefecinin eline düşürmeyelim. Bu kanunun arkasından mutlaka diğer kanunları da beraberinde getirelim.
Bakın, işsizlik konusunda Türkiye yol ayrımının içerisindedir. Kim ne derse desin, zaman içerisinde -işsizlikle karşı karşıya bulunuyoruz ama Türkiye Cumhuriyeti devleti gençlerin büyük sayıda olduğu bir devlettir- Türk milleti gençliğine sahip çıkar ve o gençliğine önümüzdeki dönemlerde eğer iş bulması, aş bulması imkânını sağlayabilirse inanıyorum ki o zaman işte lider ülke Türkiye'nin de temelini atmış oluruz. Türkiye’den çok şey bekleniyor. Yani Türkiye’den çok şey bekleniyor ama gençliğimize sahip çıkmamız, onlara aş imkânı vermemiz, iş imkânı vermemizle beraber ancak o zaman bunun faydası olacaktır diye düşünüyorum.
Bakınız şu anda Tokat Organize Sanayi Bölgesi… Tokat Organize Sanayi Bölgesi’ne Bakanlığınızın yapmış olduğu hizmetlerden dolayı da teşekkürlerimi sunuyorum. Şu anda yine sizden almış olduğum bilgiler doğrultusunda Yeşilyurt küçük sanayi sitesine önümüzdeki günler içerisinde temel atılacak. Bu çok güzel bir gelişmedir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Doğru, konuşmanızı tamamlayınız.
REŞAT DOĞRU (Devamla)Erbaa’sında, Zile’sinde, Niksar’ındaki organize sanayi bölgeleri şu an itibarıyla çalışmalarını yapıyorlar ama oradaki insanların da işte bu sicil affı gibi kendilerine yardım edilmesi noktasında da çok büyük beklentileri var.
Bakın Tokat Organize Sanayi Bölgesi’nde bir boru fabrikası var. Onun gibi nice fabrikalar var. O fabrikalara böyle -yani demek istediğim orası- Halk Bankası vasıtasıyla, diğer bankalar vasıtasıyla şöyle bir can suyu, böyle büyük bir can suyu vermiş olabilsek o fabrikalar kapanma durumuyla karşı karşıya bulunmazlar. Çünkü oradaki insanlar -şu anda boru fabrikası için söylemek istiyorum- üretim durma noktasına gelmiş ve acil olarak da işte bu kanunu bekliyorlar, bu kanunla beraber kredi imkânı bekliyorlar. Yani bunları sağlamamız gerekir diye düşünüyorum.
İnşallah ülkemiz için bu kanun hayırlı olur ve bundan sonra bunlara bağlı olarak çıkartacağımız kanunların da hayırlı olmasını temenni ediyoruz. Çünkü bu ülke hepimizindir, bu ülkeye hepimizin sahip çıkması gerekir, iş adamına sahip çıkmamız gerekir, esnafımıza sahip çıkmamız gerekir, emeklimize özellikle sahip çıkmamız gerekir. Sosyal birimlerin, katmanların hepsinin durumunu şöyle bir bir göz önüne getirdiğimiz zaman, bu tür kanunların da çok acil olarak çıkması gereken kanunlar olduğunu ifade ediyor, yüce Meclise beni dinlemiş olduğu için teşekkürlerimi sunuyorum, bu kanunun da hayırlı olmasını temenni ediyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 22 Ocak 2009