Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 109. Birleşim · 3. yasama yılı · 24 Haziran 2009 · 1.376 kelime · yaklaşık 7 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 24 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BANKA KARTLARI VE KREDİ KARTLARI KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:411)); konuşma 1.376 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Banka kartları ve kredi kartları kanununda değişiklik yapılması hakkında kanun tasarısı (s.s.:411)”. TBMM Genel Kurulu, 109. Birleşim tutanağı, 24 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2009-06-24-banka-kartlari-ve-kredi-kartlari-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hakkin-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 411 sıra sayılı kanunun 2’nci maddesi -şu anda 1’inci madde olarak değerlendiriliyor- üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.
Tabii, bu kanunun hazırlanmasında yaklaşık olarak bir yıl önce biz çalışmıştık. Kanunun hazırlanması esnasında görüşmüş olduğumuz sosyal katmanların hepsinde çok ciddi oranda bu konuyla ilgili kanun çıkartılması noktasında istek vardı. Herkes özellikle bu kredi kartı ücretlerinden, faizlerin yüksekliğinden söz ediyorlardı. Bundan dolayı da bunların bir zapturapt altına alınması noktasında kanun teklifinin mutlaka Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine getirilmesi istenmişti. Biz de arkadaşlarımızla beraber bu konuda bir kanun teklifi hazırladık ancak kanun teklifimiz yaklaşık olarak bir buçuk yıl önce hazırlanmış olmasına rağmen şu anda geldi. Geldi ama -biraz önce de 1’inci maddesini kaldırdık- acaba çıkartmakta olduğumuz kanunla biz ne yapıyoruz veyahut da neyin değişmiş olduğunu da yüce Meclisin takdirine sunuyorum.
Değerli milletvekilleri, tabii nakit kullanımı gerekmeksizin mal ve hizmet alımında nakit çekme imkânının dışında, günümüzde, günlük hayatımızda kredi kartlarını yoğun bir şekilde kullanıyoruz. Kredi kartları tabii artık normal şekilde de ihtiyaç hâline gelmiştir. Tabii, kredi kartlarının ihtiyaç hâline gelmesiyle beraber, beraberinde de elimizdeki o sorumsuz şekilde dağıtılan kartlarla beraber birçok kart ortaya çıkmış ve bu kartların da kullanımı yoğun bir şekilde olmuştur. Şu anda kart kullanımıyla ilgili çok ciddi birtakım veriler vardır ama şunu söylemek istiyorum ki: 2008 yılı için -ocak ve kasım döneminde- 186 milyon 549 bin 45 lira işlem hacmi varken şu anda bu oran kat kat artmış, çok büyük rakamlara ulaşmıştır. Bu da kredi kartlarının ülke ekonomisi içerisinde önemli bir yeri olduğunu vurgulamaktadır.
Sayın milletvekilleri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası verilerine göre, kredi kartı borcunu ödeyemeyenlerin sayısı 2002 yılında 16.712 adet iken 2008 yılında bu rakam 431.280’e çıkmış, toplamda da 830.009 kişiye ulaşmıştır. Ekonomik krizin en ağır şekilde yaşanmış olduğu 2009 yılı başlangıcından bugüne kadar borcunu ödeyemeyen kredi kartı sahibinin de yaklaşık olarak 1,6 milyonun üzerine çıkmış olduğunu da üzülerek görmekteyiz.
Enflasyon düşük tutularak ücretlilere, memura, işçiye, emeklilere zam yapılmıyor. Bu insanlar şu anda kartzede durumdadırlar. Ellerindeki kredi kartlarının, bırakın tamamını, asgari miktarını bile ödeyemez duruma gelmişlerdir. Emekli insanlar bile isyan eder duruma gelmişlerdir. Özellikle işçi emeklisi kardeşlerimiz -intibak kanununun çıkmamasıyla beraber- çok büyük sıkıntı içerisindedirler; yüce Meclisimizden özellikle intibak kanununun çıkartılmasını bekliyorlar. Bilhassa bu kredi kartı mağdurları içerisinde memurlarımızı görüyoruz, emeklilerimizi görüyoruz -emekliler yoğun bir şekilde vardır- işçilerimizi görüyoruz, çiftçilerimizi görüyoruz yani sosyal katmanların hepsinin kredi kartı batağı içerisinde olduğunu görüyoruz.
Tabii bununla beraber, sıkıntı da beraberinde başlıyor. Bakınız, şu anda emekli kardeşlerimiz neredeyse torununa bir tane çikolata alamama durumuyla karşı karşıya, mahcubiyet içerisindedirler. Yani çok süratli bir şekilde kredi kartı mağdurlarının durumlarını düzeltmeye çalışırken beraberinde de işçi emeklilerinin intibak kanununu çıkartmak, emekli insanlarımızı rahatlatmak ve beraberinde çiftçi kardeşlerimizin o mağduriyetlerini önlemek mecburiyetindeyiz.
Bakınız, şu anda çiftçiler, üretmiş oldukları ürünlerin para etmemesinden dolayı büyük sıkıntı içerisindedirler. Özellikle şimdi, şu an itibarıyla yaz ortamındayız. İşte, şu anda, çiftçilerimizin istifade ettiği sulama birlikleri vardır, sulama birliklerindeki elektrik borçlarını ödeyememelerinden dolayı şu anda suyu alamıyorlar. Yani derelerde, ırmaklarda su akıyor ama elektrik borçlarını ödeyememişler. Borçlar katlana katlana karşımıza gelmiş ve şu anda su akıyor ve biz bakıyoruz. Tabii, bunların çok acil olarak çözülmesi gerekmektedir. Hükûmetten de bu noktada acil önlem almasını ve birtakım kararları vermesini bekliyoruz.
Bakın, ben Tokat milletvekiliyim, şu anda Tokat ilimizin Erbaa ilçesinde Çalkara köyünde, Değirmenli köyünde, işte orada Karayaka beldesinde insanlar neredeyse yolu kapatma durumuyla karşı karşıya kalmışlar. Diyorlar ki: “Elektrik borcunu ödeyemiyoruz, paramız olsa ödeyeceğiz. Elektrik borcunu ödeyemediğimiz için de suyu sebzemize, meyvemize veremiyoruz ve sebze ve meyve yanma durumuyla karşı karşıya kalmıştır. Acil olarak bir hafta içerisinde, on gün içerisinde bu konuda bir çözüm bulunmazsa, çözüm önerilmezse, çözüm ortaya konulmazsa benim sebzem, benim meyvem tamamen yanmış olacak.”
Şunu söylemek istiyorum: Çiftçilerin bu durumunu tabii göz önüne almak mecburiyetindeyiz. Daha önceki zamanlarda çiftçi kardeşlerimize bu yönlü olarak bazı iyileştirmeler yapılmış, çeşitli noktalarda onlara taksitlendirmeler yapılmış, faizlerle ilgili birtakım iyileştirmeler yapılmıştı. Ama onlar üretimden üretmiş oldukları ürünün fiyatının yeterli olmamasından veyahut da beraberinde de para etmemesinden dolayı aynı durumla tekrar karşılaştılar. İşte bu aşamada da çiftçi kardeşlerimize, köylü kardeşlerimize de çok süratli bir şekilde, zaman kaybetmeden onların yarasına çare bulacak bir çözüm bulmak mecburiyetindeyiz.
Sayın milletvekilleri, kredi kartı aidatı ve hesap işletim ücreti uygulamasının haksız olduğu gerçektir. Bankalar bugün bu konuda itiraz eden kart kullanıcılarının aidatlarını bazen iptal ediyorlar, bazen almıyorlar. İşte 1’inci maddeyi de şu anda iptal ettik ama bakalım bundan sonraki aşamada neler yapacaklar. Tekrar iyileştirme noktasına gelirken beraberinde eski duruma dönmüş durumdayız. İnanıyorum ki önümüzdeki maddeler içerisinde sayın siyasi parti yetkilileri, özellikle iktidar partisi bu konuda bir karar alır da bununla ilgili bir maddeyi geçirmiş oluruz. Yoksa kart ücretleri mutlaka tekrar önümüze gelecektir. Ama bunun da kaldırılması gerektiğinin, kaldırılmasının doğru bir hareket olacağını da milletimizin birçok ferdinden -sizler de duymuşsunuzdur bizler de duyuyoruz- kart ücreti mutlaka kaldırılmalıdır.
Bazı uygulamalarda aynı anlamda yapılan işlemler için farklı faiz oranlarının belirlendiği görülmektedir. Bankaların kart müşterisine uygulamış olduğu akdi ve gecikme faiz oranlarının tüketici kredi faiz oranlarından 2-3 kat fazla olduğu görülmektedir. Çünkü kart sahibi satın alacağı mala taksit uygulaması yaptırmakta, bir nevi banka kredisi kullanmış olmaktadır. Bankaların maaş ve ücret ödemeleri için promosyon ödemesi yaptığı, üyelik ücreti almadan kredi kartı dağıttığı, yine kartlı alışverişler üzerinden komisyon aldığı bilinmektedir. Bankalara sağlanan bu imkânlar karşısında kredi kartı üyelik ücreti alınması açıkça soygundur. Bu soygunun önlenmesi yerindedir ve mutlaka yapılması gerekir.
Zaten ekonomik olarak çökmüş durumda olan halkımız, elinde nakit olmadığı için tüm harcamalarını kredi kartıyla yapmaktadır. Bu harcamaların büyük çoğunluğunu da insanoğlunun temel ihtiyacı olan gıdaya yaptığı bilinen bir gerçektir. Bunlara bir de eğitim ve sağlık giderlerini eklersek durumun vahameti ortaya çıkmaktadır. Artık kredi kartı borcu yüzünden yuvalar dağılmakta, insanlarımız cinnet geçirip ailelerini katletmektedirler. Hatta, birçok insanda, birçok kimsede psikolojik bozuklukların olduğuna hepimiz yakinen şahidiz. Yani, kredi kartından dolayı hepimizin kapısına insanlar geliyor. “Acaba bana nasıl yardım edilebilir?” yahut da “Benim kredi kartımı öder misiniz?” şeklinde sorularla zaman zaman karşılaşmış olduğunuza da inanıyorum.
Esnaf, sanayici, işçi, memur çek, senet, nakit para gibi mali konularda birbirine neredeyse güvenemez hâle gelmiş durumdadır. Alt gelir grupları açlık sınırını 750 TL aşıp, yoksulluk sınırına, 2.400 TL’ye dayanmak için mecburen dört veya beş kredi kartı kullanmakta ancak bu şekilde hayatını idame ettirmektedirler. Aslında bütün bunların temel sebeplerinden biri, gelir düzeyindeki çarpıklıktır. İnsanlara açlık sınırının altında bir ücret öderseniz, insanlar standart yaşam seviyesine ulaşmak için bu harcamaları yapmak zorunda kalırlar çünkü düne kadar lüks olan bazı giderler bugün zorunlu hâle gelmiştir.
Sayın milletvekilleri, ülkemizde, genç nüfusta yüzde 28,6; kentsel yerlerde yüzde 18,1; kırsal alanda ise yüzde 11,9 oranında işsizlik çıkmıştır. İnsanımız açlık ve işsizlik durumuna süratle gitmektedir. Adaletsiz bir teşvik sistemi kamuoyuna sunulmuştur. Bu teşvik sistemiyle yatırım yapmak ve işsizliği azaltmak da çok zordur. Zaten üretim düşmekte, yatırımlar durma noktasına gelmektedir. Dış ticaret açığı, bütçe açığı, sosyal güvenlik kurumları açıkları dev boyutlara varmıştır. Ekonomi iyiye gitmemektedir. Bu ortamda, acaba insanlarımız kredi kartları faizlerini nasıl ödeyecekler? Taksitlendirmek, yeniden yapılandırmak iyidir ancak bunun nasıl ödenebileceğini de Hükûmetin mutlaka bulması gerekmektedir. İş yerleri kapanırken, gençler umutsuz ve işsiz bir şekilde sokaklarda dolaşırken bunun sonunun nereye varacağını da hep beraber düşünmek mecburiyetindeyiz.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kredi kartı kullanıcılarının da bir insan olduğunun bilinmesi ve insanca değer verilmesi gerektiğinin her kademedeki yetkililerce bilinmesi gerekir. Şu anda, kredi kartı mağdurları televizyonları başında bizim çıkartmakta olduğumuz bu kanunu yakinen takip ediyorlar. Tabii, takip ederlerken de çok ciddi manada bunun ortaya konmasını bekliyorlar. Yani bu noktada çok ciddi atılımlar yapılması, doğru işlerin yapılması ve beraberinde de çıkmış olan kanunun dört dörtlük olması noktasındadır. Ama görüldüğü kadarıyla da… İnşallah, önümüzdeki diğer maddeler üzerinde bazı iyileştirmeler veyahut da bazı konuları gündeme getiririz de doğrusunu yapmış oluruz. Yoksa çıkartmış olduğumuz kanunun hiçbir şeye faydası olmayacaktır, sadece kanun çıkartmış olmuş durumuyla karşı karşıya kalabiliriz.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, konuşmanızı tamamlayınız.
REŞAT DOĞRU (Devamla)O mealde de bu tür kanunların mutlaka çıkartılması gerekir.
Bakın, çıkartmamız gereken bir kanun da öğrenci kredileriyle ilgilidir. Öğrenci kredileri, şu anda okullarını bitiren öğrencilerimizin ve ebeveynlerin çok büyük sorunları olarak karşımızda bulunmaktadır, yani ödeyemiyorlar, daha doğrusu alınmış olan kredilerin faizleriyle beraber ödenme imkânları yoktur. Niye yoktur? Çünkü gençlerimiz ve çocuklarımız okullarını bitirmiş olmalarına rağmen iş bulamıyorlar, aş bulamıyorlar; beraberinde de acaba borçlarını nasıl ödeyecekler? İşte kredi kartlarının durumu, işte öğrenci kredilerinin durumu!
İnanıyorum ki bunların hepsini sayın Hükûmet yetkilileri göz önüne alacak ve doğrusunu yapacaklardır diyor, yüce Meclisi en derin saygılarımla selamlıyorum. (MHP ve CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
71 konuşma daha · 24 Haziran 2009