İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Borçlarından dolayı elektrikleri kesilen çiftçilerin sorunları hakkında

Reşat Doğru

Tokat Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 3. yasama yılı · 25 Haziran 2009 · 755 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Reşat Doğru (MHP), 25 Haziran 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BORÇLARINDAN DOLAYI ELEKTRİKLERİ KESİLEN ÇİFTÇİLERİN SORUNLARI HAKKINDA); konuşma 755 kelime.

Reşat Doğru (MHP, Tokat). “Borçlarından dolayı elektrikleri kesilen çiftçilerin sorunları hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 25 Haziran 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2009-06-25-borclarindan-dolayi-elektrikleri-kesilen-ciftcilerin-sorunlari-hakkind (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tokat ilinde elektrik borcundan dolayı suyu kesilen çiftçilerimizin içinde bulunduğu mağduriyeti arz etmek üzere huzurunuzdayım. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Sözlerime başlamadan önce sizlerin, Türk ve İslam âleminin Regaip Kandili’ni kutluyorum, nice kandiller diliyorum.

Değerli arkadaşlar, su, dünyada artık uğruna savaşlar yapılabilecek duruma gelmiş en büyük doğal kaynaktır. Ülkemiz tatlı su kaynakları bakımından kendisine yetebilen dünyadaki nadir ülkelerden birisidir. Hayatımızın her alanında kullandığımız suyu bir tarım ülkesi olmamız nedeniyle, suyla ilgili halkımızın da büyük sıkıntıları olduğunu da görmekteyiz.

Değerli milletvekilleri, hepimizin bildiği gibi, ekonomik kriz çiftçimizi de çok ağır bir şekilde etkilemiş, tarımsal üretimini gerçekleştirecek girdileri karşılayamaz hâle getirmiştir. Gübre, ilaç, tohumluk paraları 2008-2009 yılı olarak durmaktadır. Borç gırtlakta, hacizler kapıdadır. Daha önce borçlar taksitlendirilmiş ama yine ödenememiştir. Sonuçta elektrikler kesilmiş, tarlalar da susuz kalmıştır. Tüm bu zorluklara rağmen tarlasını ekerek geçimini sağlamaya çalışan çiftçimizin suya en ihtiyaç duyduğu zamanda devlet sırtını dönmekte, âdeta onları ateşe atar görünmektedir. Ülkemizin birçok yerinde olduğu gibi bunun son örneği, Erbaa ilçemizde, Çalkara köyümüzde elektrik borcundan dolayı suların kesilmesidir. Ayrıca, Erbaa ilçemizde sağ sahil ve sol sahil sulama kanallarının tamamı, hatta iki tane özel sulama firmasının faaliyeti de elektrik borcu yüzünden maalesef kapanmıştır. Mahsulün en çok ihtiyaç duyduğu bu dönemde suyunun verilmemesi hem mahsulü hem de çiftçiyi yakmaktadır.

Son yedi yıldan beri tarım kesimi yok edilmeye çalışılmıştır. Tarım sektörünün millî gelir içerisindeki payı devamlı olarak düşmektedir. Köyünde yaşarken, kendi aile ekonomisi içerisinde ürettiği et, süt, yoğurt, tahıl gibi temel gıda maddelerini yeterli seviyede tüketen insanlar, AKP politikalarıyla açlığa ve yardıma muhtaç hâle getirilmiştir.

Sayın milletvekilleri, ırmaklarda, göletlerde su bulunmasına rağmen biz suyu kullanamıyoruz. Sulu tarımın yapıldığı ülkemizin birçok bölgesinde ürünün gelişmesi için vazgeçilmez unsurlardan biri olan suyun verilmemesi mahsulün kalitesini düşürdüğü gibi, çiftçimizi de çok büyük zarara sokmaktadır. Su akar ve biz bakar durumdayız. Çiftçimiz hasadını bitirmediği için cebinde parası yoktur. Teşvik paraları zamanında ödenmediğinden vatandaşımız devlete ve kurumlara değil, gerçek kişilere dahi borcunu ödeyememiştir. Bir tek elektrik borcu yok ki, gübre, mazot, işçi ücretleri, hepsi bu dönemde birikmiş durumda. Çiftçi hasadını alacak ki bu saydığımız borçlarıyla birlikte elektrik borcunu da ödeyebilsin.

Ayrıca, çiftçimiz geçen yıllarda ciddi kuraklıkla mücadele etmiş, iki üç yıl üst üste emeğinin karşılığını alamamıştır. Çiftçinin dayanacak gücü kalmamıştır. İki üç yıl kuraklık, bu yıl faturası bir hayli ağır olan ekonomik kriz, her sektörde olduğu gibi çiftçimizi âdeta silindir gibi ezmiş ve beraberinde de mağdur etmiştir.

Dünyanın her tarafında çiftçi karşılıksız destekleniyor. Bilhassa, özellikle, görüşmelerini yapmış olduğumuz Avrupa Birliği ülkelerinin hepsinde, Amerika Birleşik Devletleri dâhil olmak üzere, çok büyük desteklerle çiftçiler karşı karşıyadır ama nedense bizim ülkemizde çiftçimizi tam olarak desteklemiş olduğumuzu söyleyemiyoruz. Acaba biz neden desteklemiyoruz? Bu elektrik borçlarından dolayı suyu kesilen, mağdur edilen belde ve köylerimiz… Bir tek Tokat’ta değil, ülkenin birçok yerinde, şu anda Türkiye'nin birçok yerinde değerli milletvekilleri, elektrik borçlarının ertelenmesini ve sularının açılmasını insanların ne kadar beklemekte olduğunu görüyoruz.

Ben bu konuşmayı yapmadan önce kendi bölgemdeki birçok yerle görüştüğüm zaman, sulama birlikleriyle görüştüğüm zaman, sulama birliklerindeki insanlar çok süratli bir şekilde bunun çözümlenmesini, bu sorunun ortadan kaldırılması noktasında Hükûmetten çok önemli, ciddi beklentiler içerisinde olduklarını ifade etmeye çalışıyorlar.

Devlet üretenin yanında olmak zorundadır değerli milletvekilleri. Çok ciddi, ağır şartlarda üretim yapmaya çalışan çiftçinin bulunduğu koşulları mutlaka ama mutlaka rahatlatmalıyız. Suyunu keserek onları cezalandıramayız. Suyunu kestiğimiz zaman sadece kendisinin değil, çoluğunun çocuğunun rızkını ve bir yıldan beri vermiş olduğu emeklerin hepsini bir anda yok etmiş olma durumuyla karşı karşıya kalırız. O manada da gelişen ekonomiden, rekabetten bahsediyoruz. Bu şartlarda hâlen ülke ekonomisini ayakta tutan tarımın Batılı ülkelerle rekabet etmesini, ayakta kalmasını nasıl bekleriz? Yani tamamen yok olma durumuyla karşı karşıya kalınmıştır.

Çiftçimizin durumu gerçi hiçbir zaman iyi olmamıştır ancak tarımın mutlaka desteklenmesi ve de bunun köylüye direkt olarak verilmesi gerekmektedir. Çiftçi, reel manada doğrudan gelir desteği dâhil desteklenmelidir. Yoksa, kendine yetmeyen, ithalat yapmak durumunda kalan bir Türkiye ile karşılaşırız.

Sayın milletvekilleri, bizler bu insanlar sayesinde ekmek yiyoruz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

REŞAT DOĞRU (Devamla)Yaşam için gerekli olan temel gıdalarımız çiftçilerimiz tarafından karşılanmaktadır. Kısacası, Atatürk’ün dediği gibi “Köylü, milletin efendisidir.” Gelin, efendimize karşı nankör olmayalım. Bu manada da vakit kaybetmeden ama vakit kaybetmeden… Çünkü bir haftalık ve on günlük süre içerisinde şayet elektrikler açılmazsa sulardan faydalanmamış olacağız ve tüm manasıyla hem sebzemizi yakmış olacağız hem meyve fidanlarımızı ortadan kaldırmış olacağız. Yeni atanmış olan Sayın Enerji Bakanımızdan bunları bekliyoruz. İnşallah, Enerji Bakanımızın vermiş olduğu talimatlarla çiftçilerimizin yüzü güler de biz de bu manada da hem elektrik borçlarını ertelemiş olur veyahut da en azından çiftçilerin elektrik borçlarının bir kısmı silinmiş olur ve beraberinde çiftçilerin yüzünü güldürürüz diyor, yüce Meclisi en derin saygılarımla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

43 konuşma daha · 25 Haziran 2009

43 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook