İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında
Tokat Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 96. Birleşim · 4. yasama yılı · 27 Nisan 2010 · 578 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Reşat Doğru (MHP), 27 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İÇTÜZÜĞÜN 19 UNCU MADDESİNE GÖRE GRUP ÖNERİLERİ HAKKINDA); konuşma 578 kelime.
Reşat Doğru (MHP, Tokat). “İçtüzüğün 19 uncu maddesine göre grup önerileri hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 96. Birleşim tutanağı, 27 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/resat-dogru-23-2010-04-27-ictuzugun-19-uncu-maddesine-gore-grup-onerileri-hakkinda (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
REŞAT DOĞRU (Tokat)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz Ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun’da Değişiklik Yapılmasıyla İlgili Kanun Teklifimiz hakkında, İç Tüzük’ün 37’nci maddesine göre gündeme alınmasıyla ilgili söz almış bulunmaktayım. Yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Yaşamlarının büyük kısmını topluma ve ülkeye hizmetle geçirmiş insanların yaşlandıkları ve bakıma muhtaç oldukları dönemde ömürlerinin sonuna kadar insan onuruna yakışır bir şekilde bakım talep etme hakları vardır. Bizleri bugünlere ve geleceğe hazırlayan yaşlılarımız için hayatı kolaylaştırmak ve kimseye muhtaç olmadan yaşamalarını sağlamak hem bizlerin hem de devletimizin öncelikli görevleri arasındadır. Unutmamalıyız ki bir gün biz de yaşlanacağız.
Büyük Atatürk ne demiştir: “Bir milletin yaşlı vatandaşlarına karşı tutumu, o milletin yaşama kudretinin en önemli kıstasıdır. Geçmişte çok güçlüyken tüm gücüyle çalışmış olanlara karşı minnet hissi duymayan bir milletin geleceğe güvenle bakmaya hakkı yoktur.”
Bugün altmış beş yaş üstü muhtaç maaşı üç aylık 292 liradır. Biz bunu asgari ücret düzeyine getirmek istiyoruz, bu da 576 lira yapıyor. On sekiz yaş ve on sekiz yaş üstü özürlü ve bakıma muhtaç insanlarımızın ise 875 lira olan üç aylık maaşlarının 1.200 lira olmasını istiyoruz. AKP Hükûmetinde bugün gelinen noktada ülkemizdeki ekonomik kriz toplumun tüm kesimlerini etkilediği gibi bu ülkeye bir şekilde hizmet etmiş, emek vermiş yaşlı insanlarımızı daha da fazla etkilemiştir.
Sayın milletvekilleri, bugün ekmeğin fiyatı 600 kuruş, simit 500 kuruş olmuştur, tüp gaz 60 lira civarındadır. Bu verilen paralarla fakir, kimsesiz insanımız ekmek alamaz, çay içemez, simit yiyemez durumdadır. Üç ayda altmış beş yaş üstü 292 Türk lirası maaş alan vatandaşımız bu parayla ne içecektir? Bu insanlarımızı fazla üzmeyelim. Kendilerine bakacak kimsesi olmayan bu insanların hayatlarını idame ettirmeleri için gerekli olan maddi güçleri ne yazık ki çok düşüktür. Bunlar ihtiyaçları olmasa zaten bu parayı almazlar. Hayatın gittikçe pahalılaşan durumu karşısında yaşlılarımızın aldıkları ücret kendilerine yetmemektedir çünkü aldıkları devlet yardımı elektrik, su ve ısınma giderlerini ancak karşılamaktadır.
Aynı şekilde ne sebeple olursa olsun özürlü olarak hayatını devam ettirmekte olan vatandaşlarımız için de bu iyileştirmelerin yapılması gerekmektedir. On sekiz yaşını doldurmuş yüzde 70 özürlü olan gencimize verdiğimiz aylık 290 Türk lirası ile her türlü ihtiyaçlarını gidermesi beklenmektedir. Gerek altmış beş yaş üstü gerekse özürlü vatandaşlarımızın gelirlerini yükselttiğimiz takdirde diğer kuruluşlardan yani özel bakım evleri, özel hastanelerden alacakları hizmet çeşitliliği de artmış olacaktır çünkü devlet kurumlarımız bu konuda sayısal olarak yetersizdir. Dünyanın en zor işlerinden biri özürlü bakımını üstlenmektir. Gerek doğuştan gerekse sonradan oluşan bu durumdaki sosyal hayatı rehabilite edilmesi gereken vatandaşlarımızın bakımını sağlayan yakınlarının maddi ve manevi sıkıntılarının hafifletilmesi de çok önemlidir. Özürlü yakınları, hastalarının her türlü olumsuz şartlarda bakımlarını yerine getirmek zorundadır. Bu durumdaki özürlü yakınlarına yapılacak olan bu destek onların sıkıntılarını bir nebze olsun hafifletecektir.
Sayın milletvekilleri, AKP Hükûmeti 2002 seçimlerinde yoksullukla, yolsuzlukla, yasaklarla mücadele edeceğini söylemişti. Ülkemizde bu iktidar zamanında maalesef yolsuzluklar artmıştır. Şaibeler ve haksız kazançlar kamuoyunu çok rahatsız etmektedir. Kamuoyu, araştırma komisyonları kurulmasını, hesap sorulmasını beklemektedir ancak izin vermiyorsunuz. Yasaklar dediğimiz başörtüsü ve katsayı sorunu çözülmemiştir. Yoksulluk almış başını gitmektedir. İnsanlarımızın her gün perişanlığı artmaktadır.
Bugünlerde çeşitli kamuoyu yoklamaları yapılıyor. Halkın esas gündemi Anayasa değişikliği değildir. Gündem yokluk, açlık, fakirlik ve karın doyurmadır. Bunlar göz önüne neden alınmıyor? AKP İktidarı insanları fakirleştirmiş, günlük ihtiyaçları bile karşılayamaz hâle getirmiştir. İnsanca bir yaşam, üç ayda bir alacağı 292 Türk lirasıyla mı olacaktır? Bu sizce yeterli midir? Çalışmayan, üretmeyen, bakıma muhtaç olan bu insanlara, sosyal devlet olduğumuza göre daha farklı yaklaşım içinde olmamız gerekmez mi? Bakınız, o yaşlı insanlar almış oldukları o paralarla geçinme mücadelesini veriyorlar. Geçinme mücadelesinde de ne kadar başarılı…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
75 konuşma daha · 27 Nisan 2010