Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Ordu Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 575 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Rıdvan Yalçın (MHP), 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 575 kelime.
Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
RIDVAN YALÇIN (Ordu)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Sayın milletvekilleri, görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Kanun Tasarısı’nın 48’inci maddesinde değişiklik öngören önergemiz üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Meclis Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle öncelikle yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum
Değerli arkadaşlarım, konuşmamın başında, polis teşkilatımızın 163’üncü kuruluş yıldönümünü biz de candan tebrik ediyoruz ve sırası gelmişken de Sayın Başbakan ve Hükûmeti seçim öncesi polis camiasına taahhüdü olan maaş artışını ifa etmeye de davet ediyoruz.
Sayın milletvekilleri, görüşülen tasarı, ülkemizde neredeyse doğrudan ya da dolaylı olarak nüfusun tamamını ilgilendiren, gelecekte de uzun yıllar ilgilendirmeye devam edecek bir öneme sahiptir. Tasarının içerisinde toplum kesimlerinin hukukunu önemli ölçüde etkileyen maddeler bulunmaktadır. Ancak tartışmanın daha ziyade sadece emeklilik yaşı ve prim ödeme gününe indirgenmesi bize göre üzücü olmaktadır. Oysa şimdi görüştüğümüz madde istihdamı artırmak, kayıt dışılığı önlemek bakımından oldukça öneme sahiptir.
Sayın milletvekilleri, önergemiz ile prim oranlarının işveren ve çalışan bakımından sigortalı için 2 puan, işveren için 3,5 puan olmak üzere toplam 5,5 puan indirim öngörmekteyiz. Aslında bu indirim oranı bizim icat ettiğimiz bir husus da değildir. Sayın milletvekilleri eğer Hükûmet programını okumuşlarsa orada da açıkça prim oranlarının öncelikle 5 puan olmak üzere kademeli olarak indirileceğinin öngörüldüğünü hatırlayacaklardır. Biz, aslında bu önergeyle, Hükûmete, programında kamuoyuna yaptığı taahhüdü yerine getirme imkânı da sunuyoruz. Bu nedenle eğer kamuoyunu yanıltmak, boşuna bir beklenti oluşturmak amacı taşımadan yapacaklarınızı bu programa yazdıysanız önergemize de destek vereceksiniz kanaatini taşıyoruz.
Sayın milletvekilleri, bu tasarının önemli gerekçelerinden biri de kayıt dışılığın önlenmesidir. Bu amaçla getirilen düzenlemelerin de bir kısmı tasarı içerisinde yer almaktadır. Ancak neredeyse ülkemizdeki bütün işverenlerin resmî kayıtları dışında bir de gayriresmî defter tutmak zorunda kalmalarının en önemli nedeninin yüksek vergi ve yüksek prim yükü olduğu unutulmamalıdır. Büyümenin yavaşladığı, işsizliğin arttığı, üretim yerine yabancıların ürettiklerinin bayiliğini yapmanın moda olduğu bugünlerde önergemiz daha da önemli hâle gelmektedir. Bu önemin, umarız, siyaseti de kayıt dışı bir anlayışla yapan iktidarın da farkında olduğuna inanmak istiyoruz.
Sayın milletvekilleri, 57’nci Hükûmet döneminde 2000 yılında Meclise getirilen Sosyal Güvenlik Yasası’nın özellikle 58 ve 60 yaşlarında emekliliğe ilişkin düzenlemesine o zamanki Fazilet Partisinin yaptığı muhalefet hatırlanınca, aynı partiden AKP’ye gelen sayın milletvekillerinin şimdi söyledikleri kıyaslandığında ibret alınması gereken uçurumlar olduğu görülmektedir.
Sayın Bakan, -bugün gerçi aramızda yok zannediyorum- iki hafta önce bir milletvekilimiz tarafından o zaman yaptığı konuşma hatırlatılınca, açıkça, hata yaptığını, devleti bilmediklerini ifade etmişti.
Dünkü görüşmelerde de AKP grup başkan vekili arkadaşımız bu yasanın bir zulüm yasası olmadığını ifade ettiler.
Aslında Sayın Bakanın söylediği hatanın kişisel bir hata olmadığı tutanaklardan anlaşılıyor. Bu hata o zamanki bütün grubun ortaklaşa yaptığı bir hataymış demek ki. Eğer Sayın Bakan yaptığının hata olduğunu kabul ediyorsa, 57’nci Hükûmetten özür dilemesiyle hata yaptığını söylemekle kazandığı erdemi daha da artıracaktır diye düşünmekteyiz.
Değerli arkadaşlarım, daha ilginç bir anekdotu da sizlerle paylaşmak isterim: O zaman Fazilet Partisi adına konuşan Sayın Abdüllatif Şener -halen Merkez Karar Yönetim Kurulu üyeniz- grup adına yaptığı konuşmada “Bu Yasa’nın IMF dayatması olduğunu, mezarda emeklilik getirdiğini…” Ve burası değerli arkadaşlarım çok önemli: Bu Yasa’nın halka işkence olduğunu, işkencenin ise insanlık suçu olduğunu belirtmiş. Şimdi, bu kadar geçen zamandan sonra aynı geleneğin temsilcilerine sormak icap eder. Siz bu işkence tanımına katılıyor musunuz? Yoksa, millî görüş gömleğiyle birlikte işkence tanımınızı da değiştirmiş mi oluyorsunuz?
Değerli arkadaşlarım, Sayın Bakana son olarak şunu da söylemek isterim: Bugün, Hükûmet sıralarında geçmişte yaptığını hata olarak kabul eden, itiraf eden Sayın Bakanın, bugün Hükûmet sıralarından söylediklerini, yarın muhalefete düştüğünde “yine hata yapmışım” deme ihtimalini de açıkçası merak ediyorum.
Bu duygularla önergemize destek talep ediyor, yüce heyeti saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
67 konuşma daha · 9 Nisan 2008