İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 103. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)

Rıdvan Yalçın

Ordu Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 103. Birleşim · 4. yasama yılı · 6 Mayıs 2010 · 566 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rıdvan Yalçın (MHP), 6 Mayıs 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 566 kelime.

Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 103. Birleşim tutanağı, 6 Mayıs 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2010-05-06-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RIDVAN YALÇIN (Ordu)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan Anayasa’mızın bazı maddelerinin değiştirilmesine ilişkin kanun teklifinin geçici 20’nci maddesini düzenleyen 26’ncı maddesi üzerinde verdiğimiz önergeye ilişkin olarak söz almış bulunuyorum. Konuşmamın başında, yüce Meclisin değerli üyelerini saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, uzun ve yorucu bir maratonun son saatlerini yaşamaktayız. Burada güzel örnekler oluşturamadık, milletimizin umudunu yeşertecek örnekler oluşturamadık ne yazık ki. Birkaç gündür, cumhuriyetimizin kuruluşunun tarihî şahsiyetlerinden Sayın İnönü üzerinden yapılan polemiğin, iki gündür de Sayın Başbakanın mal varlığı üzerinden sürdürüldüğüne tanık olmaktayız. Biz prensip olarak bu kürsüdeki meselelerin kişiselleştirilmesini, hele bunun aile mahremiyetini de kapsayacak şekilde olmasını doğru bulmuyoruz. Sayın Başbakanın servetiyle de bizim bir alıp veremediğimiz yok.

Değerli arkadaşlarım, ilginç olan şu: Burada bir grup sözcüsü Sayın Başbakanın dünyanın en zengin başbakanlardan biri olduğunu ifade etti, bir diğer grup sözcüsü ise Sayın Başbakanın dünyanın en yoksul başbakanlarından biri olduğunu ifade etti. Bu bile çok farklı bir ironidir, iki grup arasındaki uçurumun ne kadar açılmış olduğunu göstermesi bakımından ilginç bir örnektir.

Değerli milletvekilleri, baştan beri savunduğumuz bir şey var: Ne yazık ki bu sistem yolsuzluk üretmeye devam etmektedir. Bunun için de ilk yapılması gereken şey bir siyasi etik yasası çıkarılmasına olan ihtiyaçtır. Daha önce de başka vesilelerle bu kürsülerde ifade ettim, iktidar olduktan sonra yaptığınız ilk yasa değişikliklerinden bir tanesi büyükşehir belediye şirketlerinin belediyelerin ihalesine girebilmesinin önünü açmak olmuş.

Değerli arkadaşlar, sistem şöyle işliyor: Bir belediye başkanı bir şirket kuruyor, o şirkete bir müdür tayin ediyor, atadığı müdür gelip o belediyeden trilyonlarca lira tutarındaki ihalesine giriyor, bunun adı da “serbest ticaret” oluyor, “serbest rekabet” oluyor. 35 milyar Türk lirası sarf eden TOKİ’nin bu parayı hangi şartlarda sarf ettiğini defalarca konuştuk.

Daha ileri bir örnek vereyim size değerli arkadaşlarım. Birçok arkadaşımız bunları seçim çevrelerinde de yaşamıştır. Bugün bırakın ihaleyi, kamu kaynaklarının ne şekilde sarf edildiğini, memurlara, kamu çalışanlarına aldıkları giyim yardımını, nereden alışveriş yapacaklarına kadar belirleme iddiası içerisinde olunan bir sistemle karşı karşıya kalıyoruz. Bunu da ayrıca bilginize sunmak istedim.

Değerli milletvekilleri, üzerinde konuştuğum madde, Hâkimler Savcılar Yüksek Kurulunun AKP tandansındaki kadrolarla nasıl doldurulacağının prensiplerini, usullerini düzenleyen bir maddedir.

Değerli milletvekilleri, bir konuda anlaşmak lazım. Burada ne yapmak istiyorsunuz, doğru nedir? Siz, yüksek yargının, özellikle kendi tasarruflarınıza karşı bir siyasi tutum aldığı iddiasındasınız.

Değerli arkadaşlarım, burada, yüksek yargıyı töhmet altında bırakan bu anlayışınızı doğru bulmadığımı ifade ediyorum. Burada yaptığınız şey sonuç itibarıyla şudur: Arkadaşlar, tasarruflarınızı, kararlarınızı hukuka uygun hâle getirmek yerine yüksek yargıyı tasarruflarınıza uygun hâle getiriyorsunuz. Bütün bu paketin ya da bu maddenin özeti budur. Maalesef, oluşturulacak bu sistem Türkiye’nin önündeki tıkanıklığı açmayacaktır. Geçen bir konuşmamda ifade ettim, yine ifade ediyorum. Eğer bu önermeniz doğruysa, eğer yüksek yargı ya da genel olarak yargı, bağımsızlığı yanında tarafsız da değilse, bir başka siyasi organizasyonla irtibatlı olduğu için siz yargıya bu muameleyi yapıyorsanız, değerli arkadaşlarım, burada yaptığınız şeyin tersinden bir farklılığı olmadığını göreceğiz. Yani şunu söylüyorsunuz özellikle: Sen (A) partisine bağlıyken şimdi ben seni (B) partisine bağlamak istiyorum diyorsunuz.

Değerli arkadaşlar, Türkiye’nin ihtiyacı bu değil. Biz, Milliyetçi Hareket Partisi olarak her platformda savunduğumuz üzere, bir kez daha ifade ediyorum, bu meselenin çözümü, herhangi bir ideolojik kulvarın, ideolojik frekansın hâkimlerine değil, hakkın, hakikatin, adaletin hâkimlerine olan ihtiyaçtır, bu anlamda yapılabilecek bir çalışmanın da her zaman yanında olacağımızı birçok fırsatta da ifade ettik.

Değerli milletvekilleri, bu yaptığınız tasarrufla, yüksek yargıyı tamiri mümkün olmayan sıkıntılara atmak yanında önemli bir şeyi, önemli bir sakıncayı daha gerçekleştirmiş oluyorsunuz.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RIDVAN YALÇIN (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 6 Mayıs 2010

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook