İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 136. BİRLEŞİM · CUMA

Üzüm üretiminin ve üreticilerinin sorunlarına ilişkin

Rıdvan Yalçın

Ordu Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 136. Birleşim · 4. yasama yılı · 16 Temmuz 2010 · 607 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Rıdvan Yalçın (MHP), 16 Temmuz 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜZÜM ÜRETİMİNİN VE ÜRETİCİLERİNİN SORUNLARINA İLİŞKİN); konuşma 607 kelime.

Rıdvan Yalçın (MHP, Ordu). “Üzüm üretiminin ve üreticilerinin sorunlarına ilişkin”. TBMM Genel Kurulu, 136. Birleşim tutanağı, 16 Temmuz 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/ridvan-yalcin-23-2010-07-16-uzum-uretiminin-ve-ureticilerinin-sorunlarina-iliskin (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

RIDVAN YALÇIN (Ordu)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Çok değerli milletvekilleri, tekrar yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. Tasarının 19’uncu maddesinde verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum.

Değerli milletvekilleri, aslında bir sonraki maddede ifade etmek istediğim bir husus vardı, ona kısaca değinip bu maddeyle ilgili önergeye gelmek istiyorum.

Değerli arkadaşlarım, -özellikle grup başkan vekillerimize ifade ediyorum- yedieminlik hususunda da çok ciddi şikâyetler alıyorum. Özellikle vatandaşlarımızdan, borçlarını ödedikten sonra şu an çalışan, faal yediemin bürolarına gittiklerinde kendilerine mallarının başka bir depoda olduğu, bir imza atmalarının söylendiğine, o imzayı attıktan sonra depoya gittiklerinde mallarının olmadığı ya da kırık dökük olduğuna ilişkin şikâyetler alıyorum. Bu konuda dikkatinizi çekmek istiyorum.

Değerli milletvekilleri, çerçeve 19’uncu maddede düzenlenen 492 sayılı Kanun’un 123’üncü maddesinde biz değişiklik öneriyoruz. Benim de aslında bu kadar detaylı bilgim yoktu, Genel Kurulun muhterem üyelerinin birçoğunun bilgisi olduğunu da zannetmiyorum.

Değerli arkadaşlar, bu maddede, yani 123’üncü maddede bir önceki hükûmet döneminde yapılan değişiklik ile birlikte, maalesef, Türkiye’de kurulu bankalar ve yabancı finans kuruluşları Harçlar Kanunu’nda yer alan bütün harçlardan muaf durumdalar.

Değerli arkadaşlarım, bunlar nedir? Mesela, yargı harçlarından, mahkeme harçlarından bankalar ve finans kurumları muaf. Celse harcı, karar ilam harcı, icra iflas harçları, ticaret sicili harçları, kayıt tescil harçları, ticari işletme rehni dâhil, kayıt, belge, suret, tasdikname harçları, muhafaza harçları, defter tutma harçları, noter harçları, vergi yargısı harçları, maktu harçlar, tapu kadastro harçları ve hatta trafik harçları diye… Daha fazla detaya gerek yok.

Şimdi, değerli arkadaşlarım, belki yalnızca icra iflas harçları ya da yargı harçları bakımından baktığınızda şöyle bir haklılıktan bahsetmek mümkün olabilir: Bu harçları bankalar ödese bunu vatandaşlarımıza yansıtacağı ifade edilebilir ama Harçlar Kanunu’ndaki bütün her kalem harçtan bankaların muaf tutulması açıkçası bize göre kamu vicdanına ve eşitliğe de aykırı olsa gerek. Bugün bir gariban vatandaşımız 50 lira, 100 lira nafaka tahsil ettiğinde bunun harcını ödemektedir, ekonomik krizin kâr şampiyonu bankalar maalesef harç ödememektedir.

Değerli arkadaşlarım, Milliyetçi Hareket Partisi olarak biz güçlü bankalar olmasından yanayız, güçlü ekonomiden yanayız. Hatta bankaların sadece devlete para sattığı, devlet üzerinden kâr ettiği değil, reel sektörü desteklediği, üreten ekonomiyi desteklediği bir düzenden yanayız ve 57’nci Hükûmet içerisinde siyasi bedeli ağır da olsa bankacılık sektöründe yaşanan sıkıntıları toparlayıp bir programa kavuşturmak ve güçlü bir finans sektörünü sizlere teslim etmek o iktidara nasip olmuştur ve bugün vicdanı olan herkes -AKP de olsa- kabul etmektedir ki yaşanan ekonomik kriz finans sektörünü sarsmadan ya da daha az sarsarak geçmişse bunda 57’nci Hükûmetin hükûmet dönemindeki alınan o önemli tedbirlerin katkıları bulunmaktadır.

Şimdi, değerli arkadaşlar, o günkü şartlar içerisinde belki yeniden kurulan, yeniden dizayn edilen sistemin oturması aşamasında bu tür muafiyetler getirilmesi haklı da görülebilir. Ancak aradan geçen zaman içerisinde ekonomideki gelişmeler çerçevesinde bugün bu kriz ortamında bile her sektör bundan çok ya da az etkilenmişken en az bankacılık sektörünün etkilendiği, hatta kriz ortamında bankacılık sektörünün yine devletimiz tarafından dolaylı olarak desteklendiği hesaba katıldığında artık kamu vicdanını yaralar şekilde bu muafiyetlerin sürdürülmesinin hakkaniyete uymadığı kanaatindeyiz.

Onun için, değerli arkadaşlarım, ben, bilemiyorum, bankalardan sorumlu Sayın Bakan ne diyecek ya da Sayın Başbakan ne diyecek, bilemiyorum ama öyle zannediyorum -bürokrat arkadaşlardan aldığım bilgiler de o şekildedir- eğer bu önergemiz kabul edilirse yani banka ve finans kuruluşlarının Harçlar Kanunu’ndaki muafiyetleri kaldırılırsa bu, hazinemize 85-90 milyon tutarında yani 100 trilyona -eski parayla- yakın bir kaynak ilavesi anlamına gelmektedir. Bu, devletimiz için de önemli bir kazançtır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

RIDVAN YALÇIN (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.

BAŞKANBuyurun.

RIDVAN YALÇIN (Devamla)Daha önce de ifade ettiğim gibi, bankalar bakımından da ortada bir haksızlık doğmayacağı, bilakis, süren bir haksızlığın giderileceği sonucu ortaya çıkmaktadır.

Ben, bu fırsatı bulmuşken, üstelik bankalarla kötü olmanıza da gerek yok, böyle bir önergeyi muhalefet vermişken bu fırsatı kaçırmamanızı tavsiye ediyor, önergemizin kabulünü diliyor, yüce heyetinizi saygıyla selamlıyorum. (MHP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

58 konuşma daha · 16 Temmuz 2010

58 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook