İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 76. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Sabahat Erdoğan Sarıtaş

Siirt Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 76. Birleşim · 4. yasama yılı · 1 Nisan 2026 · 453 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Sabahat Erdoğan Sarıtaş (DEM Parti), 1 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 453 kelime.

Sabahat Erdoğan Sarıtaş (DEM Parti, Siirt). “Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 76. Birleşim tutanağı, 1 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sabahat-erdogan-saritas-2026-04-01-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-teklifi-munasebetiyl (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143611

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SABAHAT ERDOĞAN SARITAŞ (Siirt)Teşekkürler.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bizleri izleyen halkımızı saygıyla selamlıyorum.

Son yerel seçimlerin üzerinden iki yıl geçti yani halkın iradesiyle seçtiği ancak sizin kayyım darbesiyle halktan aldığınız seçimlerden bahsediyorum. Aslında iktidar bu amansız kayyım hastalığına 2016 yılında yakalandı. On yıldan beri belediyelerimize kayyım atanıyor. İlk olarak Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde başlayan kayyım uygulamaları zamanla yaygınlaşmış ve yerel yönetimlerde demokratik işleyişi ortadan kaldıran bir politika hâline gelmiştir. Bugün tüm ülkeye sirayet etmiş bu hastalıklı hâl aynı zamanda hâlâ bir darbe mekaniğinin de devrede olduğunu, çalıştığını göstermektedir.

Sayın vekiller, Değerli Genel Kurul üyeleri; 1 Eylül 2016'da KHK'yle belediyelere kayyım atanmasının önü açılmış, bu kapsamda da 95 DBP'li belediyeye kayyım atanmış, seçilmiş belediye eş başkanları görevden alınmış ve önemli bir kısmı tutuklanmıştır. 2019 yılında da 48 HDP'li belediyeye kayyım atanmış ve yine birçok belediye eş başkanı uydurma dosyalarla maalesef tutuklanmıştır. Son yerel seçimlerde ise 10 tane DEM PARTİ'li belediyeye, 3 tane de CHP'li belediyeye kayyım atanmıştır yani 2016 yılından itibaren kayyım politikaları özellikle Kürt nüfusunun yoğun olarak yaşadığı il, ilçe ve beldelerde yaygın biçimde uygulanmıştır. Bugün geldiğimiz noktada kayyım hastalığı, rant hırsı ve merkezileşme sevdası maalesef bütün ülkeyi sarmış; Marmara'dan Akdeniz'e, Ege'den İç Anadolu'ya muhalefetin bütün belediyeleri âdeta kıskaca alınmıştır. İşte, bugün konuştuğumuz bu kanun tekliflerinin birçoğunun da merkezileşmenin sürekli var edilme hâlinin de yerel yönetimlere aslında otomatik bir kayyım uygulaması olduğunu bize gösteriyor. Biz bunun adının direkt kayyım uygulaması olduğunu söylüyoruz.

Değerli arkadaşlar, 31 Mart seçimlerinin hemen ardından devraldığımız tüm belediyeler neredeyse birer enkaza dönüştürülmüş durumdaydı. Sekiz yıllık kayyım gasbı sonrasında yalnızca belediyeler talan edilmedi, aynı zamanda toplumun yaşam alanları, sosyolojik yapısı ve doğa da ciddi biçimde saldırıya uğradı. Bugün kayyım atanan yalnızca belediye binaları değildir, hedef alınan bir halkın kendini yönetme isteği, iradesidir aynı zamanda. Bu kazanımların başında şüphesiz ki eş başkanlık sisteminin siyaset alanında uygulanması gelmektedir değerli arkadaşlar. Yalnızca Türkiye'yle sınırlı kalmayan bu model dünya çapında geniş yankı uyandırmış ve birçok çevre tarafından benimsenen bir modele dönüşmüştür fakat bu modelin ilk uygulanma yıllarında erkek egemen zihniyetin kendini dayatma çabası bugün de saldırarak, hedef alarak, kriminalize ederek kendisini sürdürmektedir. Unutmamak gerekir ki eş başkanlık sistemi kadınların uzun soluklu mücadelesiyle elde edilmiş, büyük bedellerle kazanılmış bir kazanımdır. Eş başkanlık sistemine yapılan her müdahale paradigmamıza ve partimizin bütün kademelerine yönelik bir saldırıdır aynı zamanda. Kadınların yıllar içinde bedel ödeyerek geliştirdiği bu mücadelenin kazanımlarını bugün savunmak ve büyütmek hepimizin ortak sorumluluğudur.

Değerli milletvekilleri, görüşmekte olduğumuz kanun teklifinin 13'üncü maddesi de merkezî yönetimin taşra üzerindeki etkisini arttırmaya yönelik bir düzenlemedir. Türkiye'de yerelin ve taşranın inisiyatifi tümden yok edilmek istenmektedir. Her şeyi Ankara'dan yönetmeye çalışıyorsunuz ama kayyım valilerinizin Siirt'in, Pervari'nin köylerinden, Van'ın içme suyundan, Hakkâri'nin yoksulluğundan, Dersim'in işsizliğinden, Halfeti'nin, Batman'ın ve bölgenin birçok ilinin sorunlarından maalesef haberi yok.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

84 konuşma daha · 1 Nisan 2026

Günün kaydı →
84 konuşmanın tamamı →