İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 85. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Sacid Yıldız

İstanbul Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Nisan 2008 · 614 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sacid Yıldız (CHP), 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 614 kelime.

Sacid Yıldız (CHP, İstanbul). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sacid-yildiz-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SACİD YILDIZ (İstanbul)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan 119 sıra sayılı Tasarı’nın çerçeve 25’inci maddesiyle değiştirilmesi öngörülen 31/5/2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 40’ıncı maddesi hakkında verdiğimiz önerge üzerinde söz almış bulunuyorum. Yüce heyetinizi, grubum ve şahsım adına saygıyla selamlıyorum. Televizyonda bizi dinleyen vatandaşlarımızı ve dinleyici locasındaki gazeteci arkadaşlarımızı da selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

Görüşmelerine başladığımız Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası, sosyal güvenliği sosyal bir hak olmaktan çıkarmayı amaçlayan, çalışanı köle gibi gören sömürücü bir zihniyetin ürünüdür. Sosyal güvenlik, uluslararası sermayenin talepleri doğrultusunda şekillendirilmek istenmektedir ve tüm bunlar yapılırken sosyal taraflar yok sayılmaktadır çünkü bu yasa Meclise getirilmeden evvel Ekonomik ve Sosyal Konsey’de görüşülmemiştir; Meclise getirildikten sonra Ekonomik ve Sosyal Konsey’de görüşülmüş ve uzlaşma sağlanmadan Meclise getirilmiştir, bu çok önemlidir.

Tasarıda, çalışanlara daha önce tanınan bazı hakların geri alınması söz konusudur. Ne yazık ki dün burada konuşan sendika kökenli arkadaşlarımız da “Çalışanların hakları geri alınmamaktadır, kazanılmış hakları korunmaktadır.” demesine rağmen, işte bu verdiğimiz önergede de, haklar geri alınmıştır, bunu görmekteyiz.

Görüşülmekte olan tasarıda gazeteciler, hava yolları uçucu personeli, lokomotif makinistleri, posta dağıtıcıları, infaz koruma memurları, gemi adamları, Türkiye Radyo-Televizyon Kurumunda haber hizmetini yapanlar ve ayrıca haber hizmetlerinde fiilen çalışanlar, tüm basın çalışanları, zirai mücadele ve karantina teşkilatında görev yapan memurlar, belediye zabıta personeli, devlet sanatçıları fiilî hizmet süresi zammı kapsamından çıkarılmışlardır. Bunların, bu arkadaşlarımızın daha evvel kazanılmış hakları vardı, buradan çıkarılmışlardır.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak verdiğimiz önergede yukarıdaki iş kollarının tasarının 40’ıncı maddesinde yer alan tabloya eklenmesini istemekteyiz. Örnek aldığımız Avrupa Birliğinde bundan daha genişleri vardır. Örneğin, Belçika’da öğretmenler de bu kapsam içindedir. Bu mesleklerde çalışanlar da en az fiilî hizmet süresi zammına dâhil edilen işlerde çalışanlar kadar risk taşımaktadırlar. AKP Hükûmeti ne kadar böyle düşünmese de kapsamdan çıkarılan iş kollarında çalışanların tümü fiziksel, sosyal ve ruhsal açıdan ağır çalışma koşullarıyla karşı karşıyadırlar. Örneğin, devlet tiyatrosu ve devlet opera ve balesi sanatçıları bir oyunu sahneye koymak için provalarda günlerce, haftalarca, gece gündüz demeden, mesai kavramı olmadan emek harcamaktadırlar. Aslına bakılırsa sahnede hamal karakterini canlandıran sanatçı ile gerçek hamal arasında yıpranma bakımından çok fazla da fark yoktur. İşi oraya koymak için verilen emek, o emeği seyirciye yansıtmak için verilen çaba da sanatçıları oldukça yıpratmaktadır.

Yasaya göre gazeteciler de fiilî hizmet süresi zammı kapsamından çıkarılan iş kolları arasındadırlar. Gazeteciler hem fikren hem bedenen ağır ve tehlikeli bir görev yapmaktadırlar. Çok farklı yer ve zamanlarda can güvenliği olmayan ortamlarda çalışan gazeteciler toplumsal olaylarda da sürekli hedef hâlindedirler. Ayrıca, mesai kavramının olmaması, gece gündüz çalışmak durumunda olan gazetecilerin fiziksel olarak zorlanmalarına neden olmaktadır.

Gazetecilik son derece riskli bir meslek koludur. Türkiye’de görevleri başında öldürülen gazeteci sayısı 62’dir ve birçoğunun da faili hâlâ mevcut değildir. Bu düzenleme sadece medya patronlarının işine yaramaktadır, çalışanların değil. Her şeyden önce, yıpranma hakkı gazetecilere tanınmış bir ayrıcalık değildir, kazanılmış haklarıdır.

Risk altındaki iş kollarından biri de haber kameramanlığıdır, oldukça da zor şartlar altında gerçekleştirilen bir iştir. Kameramanlar ağırlığı 8 ila 15 kiloya kadar çıkan omuz kameraları kullanmaktadırlar; üzerlerine zimmetli olan ve fiyatları çok yüksek olan kameralara gelebilecek herhangi bir zarar kameramanlar üzerinde büyük stres yaratmaktadır. Haber kameramanlarının belirli bir çalışma düzenleri yoktur ve hemen hemen hiçbiri sendikalı değildir; bu yüzden iş güvenlikleri de yoktur, özellikle toplumsal olaylarda açık hedeftirler. Fiziksel olarak da güç bir işte çalışan kameramanların -bayan kameramanlar da var, ben hekim olarak söylüyorum bu kısmını- çoğunun boyun, omuz, sırt ve bel bölgelerinden şikâyetleri vardır, buraya ilişkin hastalıkları vardır.

AKP Hükûmeti, bu yasayla devletin çalışanlarına sunması gereken sosyal hakları bütçeye yük olarak görmekte, çalışanların emeğini yok saymaktadır. Otuz yıla yakın zamandır var olan kazanılmış bir hakkın günümüzde giderek ağırlaşan koşullar altında geri alınmaya çalışılması adaletli ve hakça bir iş değildir; Partinin adıyla da, AKP’nin adıyla da uyuşmamaktadır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

55 konuşma daha · 2 Nisan 2008

55 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook