Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)
İstanbul Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 80. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Mart 2010 · 610 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sacid Yıldız (CHP), 31 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)); konuşma 610 kelime.
Sacid Yıldız (CHP, İstanbul). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sacid-yildiz-23-2010-03-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm-2 (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SACİD YILDIZ (İstanbul)Teşekkür ederim Sayın Başkan.
Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan 486 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 1’inci maddesinin sonuna “yabancı diller enstitüsü”nün eklenmesini öneriyoruz. Gerçi yabancı diller yüksekokulu var ama bu Türk-Alman Üniversitesi olduğu için burada yabancı dillerin ayrıca önemi var, böyle bir enstitünün de eklenmesini önemli görüyoruz.
Değerli milletvekilleri, şimdi görüşmekte olduğumuz 486 sıra sayılı Türk-Alman Üniversitesiyle ilgili tasarı sadece Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmüştür. Son zamanlarda nedense, ilgili tasarılar, tali de olsa komisyonlarda görüşülmeden Genel Kurula indirilmektedir. Bu tasarı da çok önemli olduğu için Millî Eğitim, Kültür, Gençlik, Spor Komisyonunda görüşülmeden buraya getirilmiştir. Aynı zamanda bu tasarının Dışişleri Komisyonunda da görüşülmesi gerekir çünkü Türk-Alman ilişkilerini de ilgilendiren bir tasarıydı fakat her nedense sadece Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmüştür, bu iki komisyonda tartışılmadan buraya getirilmiştir, olgunlaşmamıştır. O nedenle, MHP’nin de bizim de muhalefet şerhlerimiz vardır değerli milletvekilleri.
Son zamanlarda, mesela bir Tam Gün Yasası geldi. Tam Gün Yasası sadece Sağlık Komisyonunda görüşüldü. Çok önemli olmasına rağmen, Millî Eğitim Komisyonunda görüşülmedi, tüm üniversitelere tam gün getiren bir yasaydı. Gülhane Askerî Tıp Akademisine tam gün getiren bir yasaydı, orada da görüşülmedi. Son zamanlarda bu ilgili komisyonlarda görüşülmemesi alışkanlık hâline getirilmiştir değerli milletvekilleri.
Bu görüşmekte olduğumuz yasa tasarısıyla üniversitelerimizin sayısı çok artmaktadır. Hâlen 45 tane vakıf üniversitesi var, 94 tane devlet üniversitesi var. Bu Türk-Alman Üniversitesi de… Çok eskilere dayanmakta bunun geçmişi. Önümüzdeki haftalarda da 5 tane daha vakıf üniversitesi gelecek, yani, üniversitelerin sayısı 150 veya 150’yi geçecek.
Bu kadar üniversite açıyoruz ama hiçbirisinde altyapı yok değerli milletvekilleri. Altyapı yok ve üniversiteyi bitirenlerde de istihdam sağlayamıyoruz. Bu açıdan bunu dikkatlerinize sunuyorum. Daha geçtiğimiz haftalarda Muğla Üniversitesinde -dün Sayın Arat da söyledi- Tıp Fakültesi açıldı, dekan feryat ediyordu “İki senedir boş duruyoruz, kadrolarımız verilmedi.” diye. Daha birkaç ay önce yine Sakarya Tıp Fakültesi açılmıştı, Sakarya Tıp Fakültesinde 1 tane dekan var, öğrencileri Kocaeli Tıp Fakültesinde öğrenim görüyor ve bunlara da bir kadro verilmedi. Yani bunlar feryat ediyorlar. Verilse ne olacak? Türkiye’de şimdi 70 civarında tıp fakültesi var, bunların 65 kadarı faaliyette, buradan, faaliyette olanlardan mezun olanlara da yeterli hizmet verilemiyor. Daha Ankara’nın göbeğinde Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu bir arkadaşımız, Antalya Tıp Fakültesi mezunu bir arkadaşımız, iyi eğitim alamadıklarından, kendi arkadaşlarına anne-babalarını hastalandıklarında teslim edemediklerini, edemeyeceklerini söylüyorlardı, dile getiriyorlardı değerli arkadaşlar. Bunları da dikkatinize sunuyorum.
Bu üniversitelerde de, Türk-Alman Üniversitesinde daha burada görüşülmeden, işte Başbakan açıkladı, biraz evvel de Sayın Bakan söyledi, “Beykoz’da güzel bir fidanlık alanı tahsis ettik.” dedi. Bu nasıl tahsis edildi, tatmin olmadım ben. Bu Türk-Alman Üniversitesinde Beykoz’daki alandan daha uygun alanlar, mesela Silivri Belediyesi iki tane alan gösterdi, biri yaklaşık 600 dönüm, diğeri 300 dönüm, bunlar kabul edilmedi. Çatalca Belediyesi de -ki bu Çatalca sınırları içinde kurulması öngörülmüştü on beş sene evvel ama her nedense o zaman başka pürüzler çıktı Sayın Mesut Yılmaz’ın Başbakanlığı döneminde- Çatalca’da 400 dönüm araziyi tahsis etti ve bu arazi hâlâ Çatalca Belediyesinde Millî Park ve Bahçelere ait olarak kullanılmakta. Bunlar daha uygun olduğu hâlde acaba Cumhuriyet Halk Partisi belediyelerine ait olduğu için mi Çatalca ve Silivri’ye verilmedi? Gene, Sarıyer Belediyesi de bu üniversite arazisine sahip çıktı, buraya da verilmedi değerli milletvekilleri. Bu açıdan bu altyapı, yurt sorunları var. Her konuşmamızda söylüyoruz, yurt, kütüphane, sağlık tesisleri, yol, bunlar olmadan sürekli üniversite açıyoruz. “Her ile bir üniversite” diyoruz ama o ilin sosyal şartları uygun olmadığı takdirde, o ilde öğrencilerin eğitimlerine katkıda bulunacak yan kuruluşlar -tiyatro, sinema, diğer konferans alanları gibi- olmadığı sürece bunlardan sonuç alınmıyor. Biraz evvel örneğini verdiğim gibi, gelişmiş olan yerlerde, Sakarya’da, Muğla’da bile bunlar ilerleyemiyor, hâlâ kadro sıkıntısı çekiyorlar, eğitim sıkıntısı çekiyorlar değerli milletvekilleri.
Bu Türk-Alman Üniversitesinde de -sonunda, kurulduktan sonra- bizim öğretim üyesi havuzumuzdan öğretim üyeleri çıkacak. Zaten üniversiteler sıkıntı çekmekte, öğretim üyesi sıkıntısı çekmekte, üniversitelerde…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 31 Mart 2010