Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)
Adana Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 80. Birleşim · 4. yasama yılı · 31 Mart 2010 · 478 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Kürşat Atılgan (MHP), 31 Mart 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI TEŞKİLATI KANUNUN İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.486)); konuşma 478 kelime.
Kürşat Atılgan (MHP, Adana). “Yükseköğretim kurumları teşkilatı kanunun ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.486)”. TBMM Genel Kurulu, 80. Birleşim tutanağı, 31 Mart 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/kursat-atilgan-23-2010-03-31-yuksekogretim-kurumlari-teskilati-kanunun-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukm (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
KÜRŞAT ATILGAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanunun 3’üncü maddesi üzerinde vermiş olduğumuz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, üniversiteler birer ilim merkezidir, düşünceyi açan, sebep-sonuç ilişkilerini kurmayı sağlayan, pozitif düşünmeyi sağlayan, dünyayı öğrettiği disiplinler çerçevesinde anlamayı sağlayan eğitim-öğretim kurumlarıdır, aynı zamanda, millî kimliği ülke menfaatleri doğrultusunda pekiştiren, dünyaya açılan pencerelerdir.
Türk üniversite sisteminin çok tehlikeli bir yola girdiği kanaatindeyim. Çünkü, muhteşem İmparatorluğumuzun yıkılmasında etkisi olan yabancı okullar konusu, her geçen gün, Türkiye Cumhuriyeti’nde sayıları azımsanmayacak şekilde artmaya devam etmektedir.
Değerli milletvekilleri, ne alakası var derseniz bunu şöyle açıklamak mümkün: İlk yazılı Anayasa’mız olan Kanuni Esasi’nin 8’inci maddesi der ki: “Osmanlı toprakları üzerinde yaşayan, hangi dinden, hangi mezhepten olursa olsun bütün ahaliye Osmanlı denilir.” Yani İmparatorluğumuzun millî kimliği Osmanlılıktır. İşte bu yabancı okullar öncelikle Hristiyan tebaa olmak üzere millî kimliği paramparça etmiştir ve millî kimliği paramparça olan bu insanlar Osmanlıya bağlılıklarını ve Osmanlı tebaası olmanın ayrıcalığını kaybettikleri için Hristiyan dünya tarafından istismar edilerek, tarihimizde neler geçtiğini daha sonra hep beraber şahit olduk.
Şimdi, burada bu kanun hakkında konuşurken, bir taraftan üniversitelerin dünyaya açılan pencere, ilim yuvası olduğunu söylerken diğer taraftan da bu üniversitenin kurulmasına karşı olmak kolay bir şey değil. Ancak, şunu söylemek istiyorum ki, ben ve Milliyetçi Hareket Partisi Grubu, üniversitelerin açılmasına karşı değil, bu şekilde açılmasına karşıyız.
Peki, buradaki temel prensip ne olmalı derseniz, iki prensip çok önemlidir. Birincisi karşılıklılık ilkesi, ikincisi ise Türkçe eğitim konusunun halk psikolojisinde aşağılık bir eğitim düzeyine düşürülecek bir algılamayı engelleyecek bir prensip olmalıdır. Dolayısıyla, bugün ailelerin tamamı, çocuklarını Türkçe eğitim veren okullar yerine yabancı bir dille eğitim yapılan okullara göndermeyi tercih etmektedirler. O derece ileri noktalara gelmiştir ki, bugün, artık Türkiye’de anaokullarında dahi yabancı dille eğitim veren anaokulları açılmaya başlamıştır. Bu, son derece tehlikeli, bugünkü millî kimliğimiz olan Türk millî kimliğini paramparça edecek olan bir gelişmedir. Dolayısıyla, millî kimliğin oluşmasındaki en önemli kurumlar olarak üniversitelerde, okullarda böyle yabancı dille eğitime dönülmesinin tehlikesini dikkatlerinize ve Bakanın dikkatine çekmek üzere söz almış bulunuyorum. Dolayısıyla, buna “dur” diyecek olan siz sayın milletvekillerisinizdir. Türkiye’de yabancı dil öğrenmek ayrı şeydir, yabancı dille eğitim yapmak ise çok daha ayrı bir şeydir.
Türk millî eğitim sistemi, dünyada örneği olmayan bir eğitim sistemine dönüşmüştür. Sayın Bakanın bu konuda neler yapacağını en azından keşfedebilmesi için, benzer ülkelerin neler yaptığına bakarak bir karar vermesinin zamanının geldiğini düşünüyorum değerli milletvekilleri. Bizlerin de Türk milletinin geleceğindeki en önemli kurum olan Türkiye Büyük Millet Meclisinin üyeleri olarak bu konuda çok ciddi sorumluluklarımız olduğu kanaatindeyim. Buna “dur” demenin ve mutlaka “dur” demenin ülkemiz açısından çok önemli karar olacağı kanaatindeyim. Türkiye’de Türkçe dışında eğitimin tehlikesini bugün hissetmiyor olabiliriz, ama emin olun ki, önümüzdeki süreçte bu tehlikeli gidişin tehlikelerinin neler olduğunu bizden sonraki nesiller çok ciddi şekilde çekeceklerdir diye düşünüyorum.
Ayrıca, birkaç konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum: Devamlı üniversite açmak evet güzel bir şeydir, ama yüksek lise şeklinde üniversite açmak doğru bir şey değildir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
65 konuşma daha · 31 Mart 2010