İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 54. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesine yönelik kyoto protokolüne katılmamızın uygun bulunduğuna dair (s.s.268)

Safiye Seymenoğlu

Trabzon Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 54. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Şubat 2009 · 452 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma

Kaynak göster

Safiye Seymenoğlu (AK Parti), 5 Şubat 2009 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BİRLEŞMİŞ MİLLETLER İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ÇERÇEVE SÖZLEŞMESİNE YÖNELİK KYOTO PROTOKOLÜNE KATILMAMIZIN UYGUN BULUNDUĞUNA DAİR (S.S.268)); konuşma 452 kelime.

Safiye Seymenoğlu (AK Parti, Trabzon). “Birleşmiş milletler iklim değişikliği çerçeve sözleşmesine yönelik kyoto protokolüne katılmamızın uygun bulunduğuna dair (s.s.268)”. TBMM Genel Kurulu, 54. Birleşim tutanağı, 5 Şubat 2009. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/safiye-seymenoglu-23-2009-02-05-birlesmis-milletler-iklim-degisikligi-cerceve-sozlesmesine-yonelik-kyo (erişim: 28 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SAFİYE SEYMENOĞLU (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesine Yönelik Kyoto Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı’nın 1’inci maddesi üzerinde şahsım adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, güneşten gelen enerji dünyamızın yaşam kaynağıdır, dünyanın iklim sistemini oluşturmaktadır. Bugün sanayileşme, hızla gelişen kentler, yeşil alanların ve doğanın tahrip edilmesi dünyamızdaki iklimsel dengeleri bozmuştur. Atmosferde sanayileşmeyle doğru orantılı olarak sera gazlarındaki artış “küresel ısınma” dediğimiz iklimsel değişiklikler ile hissedilmeye başlandı. Buzullardaki erime, seller, kasırgalar ve bölgelere göre iklimlerdeki değişimler insanları, dolayısıyla ülkeleri önlem almaya mecbur bıraktı.

Bugün insanlığı tehdit eden en önemli problemlerden biri olarak küresel ısınma, başka bir deyimle iklim değişikliği görülmektedir. Tüm insanlığın geleceğini ilgilendiren bu problem, uluslararası iklim değişikliği mücadelesi, uluslararası alanda “Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Anlaşması” adı altında götürülmektedir. Ülkemiz, Çerçeve Sözleşmesi’ne taraftır ve aktif olarak da katılmaktadır. Sözleşme tavsiyeler içermektedir. Bu Çerçeve Anlaşması’nın en önemli bölümü, özellikle sanayileşmiş ülkelerin atmosfere bırakılmasına neden oldukları sera gazları miktarının azaltılması için öngörülen Kyoto Protokolü’dür. 1997 yılında imzalanan ve 2005 yılında yürürlüğe giren bu anlaşmayı yüz yetmiş yedi ülke onaylamış ve taraf olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri ve Çin gibi Kyoto Anlaşması’nı imzalamamış bir diğer ülke de Türkiye’dir. Avrupa kıtasında Türkiye dışında Kyoto’ya taraf olmayan ülke bulunmamaktadır.

Kyoto Protokolü’nün uygulaması 2012 yılında son bulacak, onun yerine hâlen müzakere edilmekte olan, büyük olasılıkla 2012 sonrasını içerecek yeni bir protokol Aralık 2009’da yapılacak olan Kopenhag Konferansında kabul edilerek yürürlüğe girecektir. Türkiye’nin bu sürecin dışında kalmaması ve Kopenhag’da etkin olabilmesi için Kyoto’ya taraf olması gerekmektedir.

Eğer bugün görüştüğümüz kanun tasarısı olmasaydı ve taraf olmasaydık, ülkemiz 2012 sonrası için ortaya konulacak şartlara müdahil olmaksızın uymak zorunda kalacaktı. Ülke olarak müzakereye katılmadığı hâlde, Türkiye, bir olumsuzlukla karşılaşmamak ve müzakerede pozisyon belirleyebilmek için Kyoto’ya taraf olmalıdır. Aksi durumda, içerisinde bulunmadığı müzakere süreci dolayısıyla olumsuz bir uygulama ve yaptırımla karşılaşabilecektir.

Bugün Türkiye Kyoto’ya taraf olmak için gerekli çalışmaları yapmış, bu konu üyesi bulunduğum Çevre Komisyonunda da geniş kapsamlı olarak ele alınmış, ilgili devlet kurumları görüşlerini belirtmişlerdir. Kurumlarımız Kyoto’ya taraf olmanın gerekliliğini kabul etmiş ve büyük bir çoğunlukla da olumlu görüş belirtmişlerdir.

Türkiye’nin protokole taraf olması, uluslararası gündemin en öncelikli sorunlarından biri hâline gelen iklim değişikliğiyle mücadele konusundaki kararlılığını uluslararası topluma göstermesi bakımından da önemlidir. Bunların yanında, uzun vadede Kyoto Protokolü, enerji güvenliğine ve ülke ekonomisine katkıda bulunacaktır. Kyoto Protokolü, küresel iklim değişikliğiyle mücadelede daha etkin olmamızı sağlayacaktır. Protokol, sanayileşmemize ve kalkınmamıza olumsuz bir etkisi olmadığı gibi, gelecek nesillerimize daha kaliteli, daha sağlıklı bir yaşam bırakmamız için önemli katkılar sağlayacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime son verirken, Kyoto Protokolüne Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun’un yasalaşmasının ülkemiz ve geleceğimiz açısından büyük fayda sağlayacağına inanıyor, kanunun hayırlı olmasını diliyor, emeği geçen herkese çok teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. (AK PARTİ sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

50 konuşma daha · 5 Şubat 2009

50 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook