İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 32. BİRLEŞİM · SALI

2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında

Şahin Mengü

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 32. Birleşim · 5. yasama yılı · 14 Aralık 2010 · 1.052 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Şahin Mengü (CHP), 14 Aralık 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2011 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KANUNUN TASARISI İLE 2009 YILI MERKEZİ YÖNETİM KESİNHESAP KANUNU TASARISI HAKKINDA); konuşma 1.052 kelime.

Şahin Mengü (CHP, Manisa). “2011 yılı merkezi yönetim bütçe kanunun tasarısı ile 2009 yılı merkezi yönetim kesinhesap kanunu tasarısı hakkında”. TBMM Genel Kurulu, 32. Birleşim tutanağı, 14 Aralık 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sahin-mengu-23-2010-12-14-2011-yili-merkezi-yonetim-butce-kanunun-tasarisi-ile-2009-yili-merkezi (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bütçe müzakerelerinde rakamlar fazla değer atfetmiyor Türkiye’de, hemen hemen dünyanın bütün parlamentolarında böyledir. Hangi birimin bütçesini konuşuyorsanız o birimin eylem ve davranışlarını tartışırsınız. Ben de huzurlarınıza Başbakanlıkla ilgili görüşlerimi açıklamaya geldim.

Dün burada, gerek Sayın Maliye Bakanı gerek Sayın Başbakan öyle güzel bir tablo çizdi ki ben kendim bir refah ülkesinde yaşadığım inancına vardım. O kadar müreffeh yaşıyoruz ki Maliye Bakanı dağıttı “Emekliler çok para bile alıyor.” dedi -onun da nasıl olduğunu anlatacağım şimdi de- böyle çizilen bir tablo.

Arkasından, bir lokantanın basılması, anasıyla babasıyla yemek yiyen çocukların hüviyetlerinin toplanıp tekrar aileye teslim edilmesi gibi… Allah’tan, bir hukuk profesöre olan Ankara Barosu Başkanı orada olduğu için olaya müdahale etti, geri adım atıldı. Bu, çok enteresan bir eylem ve davranış tarzı.

Tabii, bütçelerin sapmaması için evvela Başbakanlık bütçesinin çok sağlıklı ve öngörülü olması gerekir. Şu anda hatırlayabildiğim kadarıyla Başbakanlığın bütçesi kendine bağlı kuruluşlarla beraber 5,1 trilyon yani eski parayla katrilyon. Şimdi o bakımdan… Buna tabii MİT dâhil, kendisine bağlı diğer birçok bağlı kurum da var ama asıl burada hassas olan nokta, Başbakanlığın kendisinin kullanması yani Sayın Başbakanın devletin yüksek menfaatlerinin temini için yani gizli istihbarat, gizli operasyonlar, bazen sosyal ve ekonomik menfaatler temin etmek üzere kendisinin şahsına, namusuna tevdi edilmiş olan örtülü ödenek.

Şimdi, örtülü ödeneğe baktığınız zaman, bizde maalesef örtülü ödenek rakamı çok küçük gösteriliyor. Ama arkasından bu rakam bin katına, 1.300 katı yukarılara çıkıyor. Burada ne yapılmak isteniyor? Benim tespitim: Örtülü ödenekten harcanacak paranın miktarının burada tartışılmasının önüne geçiliyor. Yoksa özel kalemin bütçesi içinde gösterilen rakamlardan elbette bütçe tekniği içinde arasında kaydırmalar yaparsınız. Bu kaydırmalara göre de fasıllar arasında hareketle bunu çözersiniz. Ama bu, burada, yüce Mecliste bu rakamların tartışılmasının önüne geçilir. Biz en azından burada, elbette o örtülü ödenek kendi Kanunu’ndan, tabi olduğu Kanun’dan ötürü gizlidir ama neyin, nerede en azından rakam olarak harcandığını bilmek de bu yüce Meclisin hakkıdır. Hiç birimiz bu rakamı bilmiyoruz.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Nerelerde harcandığını bilemezsiniz.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Hayır, bakın, onu söylemiyorum.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Söylediniz de onun için.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Sayın Canikli, orada oturup hep laf atıyorsun. Ben bu paraların harcandığı noktaların gizli olduğunu ama rakamını da bilmek hakkım olduğunu söylüyorum. Yani bir rakamı bin katı, 1.300 katı artırarak burada uygulama yapmak çok sağlıklı değil. Çünkü gizlilik, şüpheyi uyandırır. O zaman baştan öngörünü yaparsın harcayacağın paraya yakın. Tabii zaman zaman sapmalar olur ama o bütçeye yakın bir rakam ortaya koyarsın. Eğer koyduğun rakamı bin katı, 1.300 katı artıyorsan, bu, toplumda şüpheyi uyandırır; onu anlatmaya çalışıyorum.

Değerli milletvekilleri, çok önemli olaylar yaşıyoruz, bu örtülü ödenekle de ilgili yaşıyoruz çünkü çeşitli dedikodular var. Tabii, gizlilik söz konusu olduğu için şeffaflık söz konusu olamayacağına göre neyin nereye harcandığını bilmek de çok mümkün değil.

Bir gazete haberi çıktı “Futbolcu transferi için para verildi.” denildi. Bakın, şimdi elimde bir tane gazete haberi var, dergi haberi var: “2 milyon 600 bin sterline alındı, 1 pounda Remzi Gür’e kiralandı.” diye. Ne kadar doğrudur, ne kadar yalandır bilmiyorum. Araştırılması gerekir, araştırmayalım mı? Söylemeyelim mi bunları?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Söyleyin canım!

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Hah, bunları söyleyeceğiz gayet tabii.

Ama, bu arada, çok çarpıcı, çok yaşanan olaylar da var. Adana Milletvekilimiz Tacidar Seyhan, Sayın Başbakanın cevaplandırması için iki tane soru sormuş, diyor ki: “MİT Müsteşarı İmralı’da Abdullah Öcalan’la görüştü mü, görüşmedi mi?” Buna cevap geliyor, Sayın Cemil Çiçek imzasıyla. Çok enteresan, çok açık bir cevap geliyor. “Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığı, şu yazısında, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Millî İstihbarat Teşkilatı Kanunu çerçevesinde görevlerine ilişkin faaliyetlerin gizli olarak yürütüldüğü belirtilmiştir.” Orada ne konuşulduğunu sormamış arkadaş. Arkadaşım, orada böyle bir görüşmenin olup olmadığını sormuş.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)O da gizli…

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Şimdi, geriye dönüp bakın… Şimdi, Sayın Başbakan diyor… Bu cevaptan da anlaşıldığı kadarıyla görüşülmüş.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Öyle bir şey söylenmiyor.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Görüşülmüş… Şimdi, bakın, Sayın Başbakan evvela dedi ki… “Görüşüldü.” diyene hakaret etti. Sonra “Ben görüşmüyorum, devlet görüşüyor.” dedi. Ya, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı mahalle muhtarı mıdır? Başbakana bağlı bir, çok üst düzey bürokrattır. Eğer… Niye bunları saklıyoruz?

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Gazeteler siyasidir!

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Müsaade et Canikli… Canikli, sonra orada çok karşılıklı konuşmaya başlarız. Müsaade et…

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Peki, tamam…

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)O bakımdan, şimdi, bir şeye cevap veriyorsanız… Bakın, milletvekiline cevap veriyorsunuz. Şunu uygar bir ülkede yapsanız, bu cevabı veren ilgili bakan gider. Bunun Japonya’da örneği var. Yani “İki tane kurumsal cevap vardır.” deyip yuvarlak cevap veren bakanı Japonya’da görevinden aldılar.

Bir başka şey daha var. Sayın Başbakana yine Tacidar Seyhan arkadaşım soruyor: “Sen şu tarihte, üç gün ortadan yok oldun.” Gayet tabii Başbakanlar da dinlenir. “Edirne’nin Keşan ilçesinde Şapçı Prestige Otelde Yunan İstihbarat Başkanıyla görüştün mü görüşmedin mi?” diyor. Buna gelen cevap da yine Sayın Cemil Çiçek tarafından veriliyor, bakın ne deniyor: “Sayın Başbakanın gerek yurt içi gerek yurt dışı yapmış olduğu görüşmeler ilgili mevzuat ve teamüller çerçevesinde gerçekleşmektedir.”

MUSTAFA ÖZYÜREK (İstanbul)Çok aydınlatıcı!

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Şimdi, bu sorunun cevabı… Eğer görüştüyse, o zaman, devlet teamülüne göre yapılması gereken tutanağı var mı yok mu? Bu görüşme devletin arşivine girdi mi girmedi mi? Burada ne görüşüldü? Bu usulden midir teamüllere uygun mudur? Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının bir devletin istihbarat teşkilatı başkanıyla görüşmek üzere bir hudut kasabasına gitmesi çok teamülden midir? İlk defa duyuyoruz da öğrenelim diye soruyoruz. Belki usuldendir. Acaba MİT Müsteşarını göndermemesinin sebebi: Sayın Başbakan MİT Müsteşarına mı güvenmiyor? Eğer bir istihbarat teşkilatının… Olabilir, Yunan İstihbarat Teşkilatı Başkanı buraya gelir, Sayın Başbakanla görüşür. Nasıl CIA Başkanı geldiği zaman görüşüyorsa bu çok da ayıp bir şey değildir. Devletler bu tip ilişkileri kurarlar. Ama sayın başbakanlar, özellikle bu ülkenin Başbakanı bir ülkenin istihbarat teşkilatı başkanının ayağına doğru gitmez, onu buraya getirir.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Böyle bir şey olabilir mi, yapmayın ya.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Müsaade et.

Burada, “olmamıştır” demiyor, “Böyle bir görüşme olmamıştır.” demiyor gelen cevapta, “Teamüllere uygun olmuştur.” diyor.

NURETTİN CANİKLİ (Giresun)Şahin Bey, böyle bir şey söz konusu değil.

ŞAHİN MENGÜ (Devamla)Teamüllere uygun olan nedir? Bunu öğrenmek istiyorum. Teamüle uygun olan gider mi kardeşim? Bunu söyleyeceksiniz, “Teamüllere uygundur, gider.” diyeceksiniz. Verecek, şimdi, Sayın Başbakan Yardımcısı cevabını. Ama nitekim, bakın, daha vahimi var. Sayın Cemil Çiçek’in bu cevabından sonra gazeteci Mustafa Mutlu bunu gündeme getiriyor Vatan gazetesinde. Sayın Mustafa Mutlu’yu arıyor ve şunu söylüyor…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

89 konuşma daha · 14 Aralık 2010

89 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook