Türkiye cumhuriyeti anayasasının 59 uncu maddesinde değişiklik yapılması hakkında kanun (s.s.:697)
Manisa Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 77. Birleşim · 5. yasama yılı · 15 Mart 2011 · 801 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Şahin Mengü (CHP), 15 Mart 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ 59 UNCU MADDESİNDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN (S.S.:697)); konuşma 801 kelime.
Şahin Mengü (CHP, Manisa). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının 59 uncu maddesinde değişiklik yapılması hakkında kanun (s.s.:697)”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 15 Mart 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sahin-mengu-23-2011-03-15-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-59-uncu-maddesinde-degisiklik-yapilma (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
CHP GRUBU ADINA ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; son yıllarda alışmadığımız kadar güzel bir yasama çalışmasının bugün burada ilk turunu yapıyoruz.
(x) 697 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Komisyonda bir şeyi gösterdik: Uzlaşmayla bir Anayasa değişikliğinin ne kadar kolay, ne kadar seri olduğunu hep beraber yaşadık. İlk defa -özellikle bu Parlamento süreci, bu seçim dönemi için de söylüyorum- 23’üncü Dönemde, bir Parlamento çalışmasında uzlaşmanın Türk demokrasisine ne kadar büyük fayda sağlayacağını hep beraber yaşadık. Hakikaten, Futbol Federasyonunun ve Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünün yetkililerinin de katılımıyla evvela bir kendi aramızda ciddi ciddi hukuk tartıştık, siyaset yapmadan, olayın hukuki çözümünün nasıl olabileceğini tartıştık. Hatta bazı arkadaşlarımız -benim de zaman zaman yandaş olduğum- işte, Anayasa’nın 36’ncı maddesine mi girer, 125’e mi girer, yok 59’un altına ilave mi edelim, oraya mı... Çok ciddi bir hukuki tartışma oldu. Hakikaten, gerek Federasyondan gelen gerekse Beden Terbiyesi Genel Müdürlüğünden gelen arkadaşlar çok önemli katkılarda bulundular ve inşallah, Türk sporunun önündeki çok büyük bir engeli, daha doğrusu Türkiye açısından çok büyük sorun yaratacak bir siyasi, daha doğrusu sportif siyasi gelişmenin, uluslararası bir gelişmenin, Türkiye’nin aleyhine olacak bir gelişmenin önüne geçiyoruz.
Değerli arkadaşlarım, yapılan değişiklik, uluslararası taahhütlerimizin, sportif olarak uluslararası taahhütlerimizin yerine getirilmesinden başka bir şey değildir. Zaman zaman devletler, uluslararası ilişkilerde uluslararası taahhütlerde bulunurlar, bu bulundukları taahhüdün gereğini de yerine getirirler. İşte, bu yaptığımız Anayasa değişikliği, tüm spor federasyonlarında… Çünkü sporun kendine has özelliği nedeniyle, bu disiplin suçlarından başlayarak kulüpler arası ilişkilerden de kaynaklanarak bir olayın sonuçlandırılmasının çok seri olması gerektiği… Futbol anlamında anlatırsam çünkü hepimizin, toplumun daha çok büyük bir kesiminin çok yakından takip ettiği futbol olarak alırsanız, dünya futbolunu yönlendiren FIFA, onun altında Avrupa’yı, bizi ilgilendiren UEFA gibi bir süreç içinde, bir yapılanma içinde spor faaliyetleri götürülmektedir. Eğer, siz, Türk sporu içindeki bu tip ihtilafları yani oyuncuya verilen kart cezasından tutun her türlü disiplin cezasında olduğu gibi, kulüplerin kendi aralarındaki ihtilaflar, kulüp-federasyon ilişkileri gibi parasal olmayan, hukuken bir parasal ilişkiden kaynaklanmayan, oyuncunun kulübünden alacağı, vereceği gibi şeyler değil ama disiplin suçunu da ilgilendiren konuların bir an evvel çözülmesi ve sonuçlandırılması dünya spor camiasının kabul ettiği bir sistem. Çünkü -disiplin cezası- adamı pazar günü oyundan atıyorsunuz, pazartesi cezasını veriyorsunuz, cuma gününe o kararın bir şekilde kesinleşerek gelmesi lazım. Hatta, hatırlayacaksınız, çok yakın zamanlarda Ankara yakınlarındaki bir ilçe adliyesinden alınan bir kararla Futbol Federasyonu Genel Kurulu bile erteletilmişti. Zaman zaman kulüpler düşerdi, kulüpler bir dava açardı, Danıştaydan bir yürütmeyi durdurma kararı alır, gelir, çünkü sporun kendi içinde yapılan değerlendirmesiyle bir mahkemenin hukuk mantığı içinde değerlendirmesi, yani salt hukuk mantığı içinde değerlendirmesi zaman zaman çok büyük farklılıklar gösterebilir. Bu tabii, sporu çok olumsuz yönde etkiliyordu.
Bildiğim kadarıyla, sonraki yıllarda, -özellikle son bir senenin içine girdik- bu nisan ayına kadar bu Anayasa değişikliğini yapmazsak Türk sporcularının uluslararası müsabakalarda temsil edilmelerinin önünde büyük bir engel olacak, yani bir FIFA Türkiye’yi veya Türk takımlarını herhangi bir uluslararası müsabaka yapmaktan men edebilecek. İşte yapılan Anayasa değişikliğinin gayesi budur, yani bu yapılan değişiklikle bütün spor federasyonlarının tahkim kurullarından geçen kararlar son tahkim kararından sonra kesinleşmiş, yargı yolu kapatılmış olacaktır. Bu tip kararlara karşı yargı yoluna başvurmak imkân dışı bırakılmıştır, yani yargı yolu kapatılmaktadır.
Bu Anayasa’nın 36’ncı maddesine mi ilave edilebilirdi, 59’uncu maddeye mi ilave edilebilirdi, 125’in içine mi konabilirdi, bu çok tartışıldı. 59’uncu maddenin, yani gençlikle ilgili maddenin içine -hem başlığını değiştirdik- olayı genelleştirmek açısından oraya ilave ettik. Bunun temel nedeni de 59’uncu madde -çünkü bakın başlık da şudur- spor federasyonu, spor faaliyetleriyle ilgili. O 59’uncu madde gençliğin spor faaliyetlerinin düzenlenmesi yetkisini vermiştir. O maddenin başlığını da değiştirerek, o maddenin başlığına bir hüküm kondu, yani “tahkim”i oraya ilave ettik, başlığına da onu koyduk. Bu, olayı sadece sporla sınırlandırma mantığıdır. 36’ncı madde bu yargıya gitme yolunun bütün temelini teşkil ettiği için, bunun sadece sporla ilgili değerlendirilmesini oraya hasretmek, bunun ileride başka noktalardan başka şeylerde kullanılmasını da engellemek üzere bu maddeyi buraya getirdik ve dedik ki: “Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz.” Özellikle bu, “hiçbir yargı merciine başvurulamaz” lafı, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’ndan kaynaklanan, zaman zaman tahkim kurulu kararlarının yargıya taşınabilmesini önlemek içindir. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda diğer ticari ve hukuki tahkim kararlarına karşı, tahkim kararından sonra onu temyiz mahkemesine götürebiliriz. Bunu önlemek içindir çünkü bizim Futbol Federasyonunun tabi olduğu hukuk sistemi, kendine özgü, yani diğer Latince tabiriyle sui generis bir yapıdır, özel hukuk hükümlerine tabidir ama yakın zamana kadar spor faaliyetleri, bir kamu kurumu gibi mütalaa ediliyordu, ondan da kurtarıldı Futbol Federasyonu. Son eksiklik bu tahkim hadisesiydi. Yani bir kamu kurumu gibi siyasal, yani hükûmetlerin müdahale etmesinden de kurtuldu. Federasyonlar, kendi tüm faaliyetlerini özgürce yapabilmektedirler.
Bu getirilen değişiklik, bunun son halkasıdır, Türk sporu için çok önemli bir şeydir. Bu, uzlaşmayla da olduğu için zaten herhangi bir sorun çıkacağına inanmıyorum. Bu Anayasa değişikliğinin Türk sporuna hayırlı olmasını diliyor, saygılar sunuyorum. (CHP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
22 konuşma daha · 15 Mart 2011