İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 62. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)

Şahin Mengü

Manisa Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 62. Birleşim · 5. yasama yılı · 9 Şubat 2011 · 641 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Şahin Mengü (CHP), 9 Şubat 2011 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI HAKKINDA (S.S.610)); konuşma 641 kelime.

Şahin Mengü (CHP, Manisa). “Bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı hakkında (s.s.610)”. TBMM Genel Kurulu, 62. Birleşim tutanağı, 9 Şubat 2011. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sahin-mengu-23-2011-02-09-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun-tasarisi-hakkinda-s (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ŞAHİN MENGÜ (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Görüşülen tasarının 9’uncu maddesinde üye sayısı artırılarak dairelerin iki heyet oluşturması hüküm altına alınıyor. Şimdi, bunun hukuk tekniği açısından çok büyük sakıncaları olduğu gibi, eğer iyi niyet taşısa yani bu söylediğimiz, Yargıtayı, Danıştayı ele geçirme mantığı olmasa, dosyaların bitirilmesi, tüketilmesi hadisesi olsa -biraz evvel burada konuşan Milliyetçi Hareket Partili arkadaşımın da söylediği gibi- geçici görevlendirmeyle belli bir süre için Yargıtaya hâkim tayin edersiniz. Bu, dünyada, Batı’da örnekleri olan bir yöntemdir, ilk defa Türkiye'de biz yapacak değiliz. Aslında bir şeyin doğrusunu biz de yaparız, illa bir şeyi Batı’da aramaya da lüzum yok. Türkiye en az seksen yedi yıldır kıta Avrupa’sı hukukunu uygulayarak geliyor, biz bu işi Avrupalılar kadar biliriz ama sizi rahatlatsın diye söylüyorum, bu örnekler de var. O zaman, bir basit Anayasa değişikliğiyle Yargıtaya ve Danıştaya geçici görevlendirme yapılabileceğini hüküm altına alırsınız ve Yargıtayı, sizin tabirinizle, bundan evvel, daire sayılarını azaltmak istediğiniz zamanki gibi bir şişmeyi önleyerek geçici görevle, bu dosyaların kaç yılda tüketileceğini, sıfırlanacağını tespit edersiniz, o kadar süreyle görevlendirme yaparsınız. Böylelikle iki şeyin önüne geçersiniz… Bir, bu yaptığınız düzenlemeyle Türkiye'de içtihat aykırılıkları yaratırsınız. Düşünebiliyor musunuz, aynı dairenin içinde birden farklı iki heyet çalışacak, biri “A” diyecek, öbürü “B” diyecek. Türkiye'de avukatlık yapan arkadaşlarımın hemen hemen hepsi bilir, böyle, zaman zaman, iş yoğunluğu olan bazı dairelerdeki üye sayısı ikiye bölünerek yapılan uygulamalarda, aynı dosya tek numara, çift numara olarak iki ayrı heyete gider ve farklı karar çıkar. Asıl işte kamuoyunun indinde yargıyı zedeleyen oyalar bunlardır. Örnek: İki işçinin aynı şekilde işlerine son verilir, işleriyle ilgili açtıkları davalarda, peş peşe Yargıtaya giden dosyalarda biri farklı, biri farklı kararlar alırlar. Bu durum çok tehlikeli bir durum. Bu durum yargıyı zedeleyeceği gibi, Yargıtayda şişme yaratır. Eğer hakikaten iyi niyetli olsaydınız bu yöntemi getirirdiniz, Yargıtaydaki dosya sayısı tüketildiği zaman o insanların da görev süreleri otomatikman biterdi. Ne yapardınız? Altmış yaşını doldurmuş üyelerden böyle bir ekip seçerdiniz. Bunlar zaten yaş haddinden, altmış yaşını doldurduğu zaman evlerine giderler, emekli olurlardı. Hem Yargıtayı şişirmemiş olurdunuz hem de bir grup dosyaların tüketilmesine yardımcı olurdunuz. Ama yapılan sistem bu değil; yapılan sistem, önümüzdeki üç dört ay içinde yapılacak olan, mayıs ayında yapılacak olan Yargıtay başkanlık seçiminde dilediğiniz kişileri veya size yakın olduğuna inandığınız kişileri o makama taşımak için yapılan bir operasyondur, bu getirdiğiniz çift heyet mantığı da odur. Yargıtayın sayısını artırsanız, artırdığınız daire sayısına yeterli sayıda üye tayin etseniz gene Yargıtayda istediğiniz bu operasyonu yapamıyorsunuz. O zaman ne yapacaksınız? Sabit olan, şu anda var olan dairelere de ek 4’er, 5’er üye tayin edeceksiniz, yeni kurulan dairelere de tayin edeceksiniz ve böylece dengeleri her yerde lehinize bozacaksınız.

Bakın, dünyanın hiçbir yerinde, yargıyla uğraşan hiçbir siyasi iktidar bundan hayır görmemiştir. Yargı, bugün sizin lehinize çalıştığını zannettiğiniz yargı… Yarın o yargının altında kalırsınız. En sonunda, bu insanların hepsi hukuk okumuş insanlardır. Bir yere kadar sizin etkiniz altında kalırlar. İlk etapta kalırlar, hoşlarına da gidebilir. “Bizi, bu kadar insanı, başka hiçbir dönemde bir anda Yargıtay üyesi yapmadılar.” diye size sempatiyle de bakabilirler. Ama unutmayın ki bir gün bunun altında hep beraber kalırız çünkü yargı hiçbirimizin değildir, hepimizindir. Hepimiz o yargıya ihtiyaç duyarız, hepimizin sığınacağı son noktadır. Yani eğer “Ankara’da hâkimler var.” diyemiyorsak bu ülkede ne demokrasiden bahsedebilirsiniz ne hukuk devletinden bahsedebilirsiniz. Eğer “Ankara’da hâkimler vardır.” mesajını topluma veremiyorsanız hiçbir şeyle uğraşmayın. Açık açık söyleyin, deyin ki: “Bizim yapmak istediğimiz tamamıyla Yargıtayı ve Danıştayı ele geçirme operasyonudur.” Çünkü bu getirdiğiniz çözüm bir çözüm değildir, bir operasyondur.

Hepinizi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞANTeşekkür ediyorum Sayın Mengü.

Önergeyi oylarınıza sunuyorum: Kabul edenler… Kabul etmeyenler… Önerge kabul edilmemiştir.

Diğer önergeyi okutuyorum:

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına

Görüşülmekte olan Kanun Tasarısının 9. Maddesi ile düzenlenen Yargıtay Kanununun 40. Maddesinin birinci fıkrasında yer alan "daire başkanının görevlendireceği üye" ibaresinin "dairede görevli en kıdemli üye" şeklinde değiştirilmesini, birinci fıkranın 4. cümlesinde bulunan "salt" kelimesinin metinden çıkarılmasını arz ve teklif ederiz.

Faruk Bal (Konya) ve arkadaşları

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

79 konuşma daha · 9 Şubat 2011

79 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook