İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 27. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )

Salih Gün

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 27. Birleşim · 2. yasama yılı · 11 Aralık 2003 · 813 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Salih Gün (CHP), 11 Aralık 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 3030 SAYILI BÜYÜKŞEHİR BELEDİYELERİNİN YÖNETİMİ HK.KHK'NİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HAK.KAN.TEKL.( S.SAYISI :303 )); konuşma 813 kelime.

Salih Gün (CHP, Kocaeli). “3030 sayılı büyükşehir belediyelerinin yönetimi hk.khk'nin değiştirilerek kabulü hak.kan.tekl.( s.sayısı :303 )”. TBMM Genel Kurulu, 27. Birleşim tutanağı, 11 Aralık 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-gun-22-2003-12-11-3030-sayili-buyuksehir-belediyelerinin-yonetimi-hk-khk-nin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA SALİH GÜN (Kocaeli)Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; 3030 sayılı Büyükşehir Belediyelerinin Yönetimi Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bazı Geçici Maddelerin İlavesine Ait Kanun Teklifinin 1 inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, şu anda, Büyük Millet Meclisi çatısı altında 550 milletvekilinin var olduğunu kabul ediyorum; yalnız 16 tane ilin tartışmasını yapıyoruz; 65 ilden bu çatı altına acaba milletvekili gelmedi mi; Sinop'tan, Tekirdağ'dan, Artvin'den milletvekili yok mu?.. Yirmi yıldır, bu çıkan yasayı bu Meclis göz yumarak kabul etmiş, Yirmi yıldır!.. Büyükşehir statüsünde olanların dışındaki şehirlerin milletvekillerine sesleniyorum ve sizi halkımıza anlatmaya çalışacağım: Uyutulmuşuz yirmi yıldır; büyükşehirler, Türkiye'nin bütün imkânlarını yirmi yıldır kullanmış.

Değerli milletvekilleri "büyükşehir belediyeleri" ismi altında 1984 yılında çıkan 3030 sayılı Yasa, Türkiye'de, bazı şehirlerde yaşayanlar ile diğer şehirlerde yaşayanları ayırmıştır ve Anayasanın 10 uncu maddesi ihlal edilmiştir. Sayın Büyük Millet Meclisimiz, buraya geldiğimizde, bize küçük bir Anayasa kitapçığı verdi. Açın, Anayasanın 10 uncu maddesini okuyun. Ben, kendi şahsî anlayışım içerisinde, size buradan bir hatırlatma yapacağım. Bu maddede "hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz. Devlet organları ve idare makamları bütün işlemlerinde kanun önünde eşitlik ilkesine uygun olarak hareket etmek zorundadırlar" denilmektedir. Bugüne kadar uygulanan 3030 sayılı Yasa, Anayasa çiğnenerek çıkarılmıştır; kendi şahsî düşüncemi söylüyorum. Bunun yanında, bugünkü 16 büyükşehrin buradaki tartışmasında da, Anayasanın 10 uncu maddesine göre, Anayasa çiğnenmektedir. Türkiye'nin bütünlüğü için mi, yoksa, rantı yüksek 16 ildeki büyükşehir belediyelerinin sınırlarıyla uğraşmak için mi geldik buraya? 65 ilden gelen milletvekillerine sık sık buradan hatırlatma yapacağım. Bu büyükşehirlerde yaşayanlar, Türkiye Cumhuriyeti yasaları karşısında, askerlikte, vergide, ulaşımda ve buna benzer sorumluluklarında, devletin müeyyideleri karşısında eşit; ama, devletten aldıkları hizmet payında ayrı. Nasıl mı; büyükşehir statüsüne tabi olan illerden bazı hatırlatmalar yapacağım size.

Devlet, ekim ayında, 65 ildeki sizin, hepimizin vatandaşlarına, kişi başına 4 292 000 lira, kasım ayında da 4 462 000 lira göndermiştir. Size şunu da hatırlatayım: Bunun dışındaki 16 büyükşehir belediyesi sınırları içerisinde oturan vatandaşlarımıza 3 katı pay gönderilmiştir: İstanbul Büyükşehir Belediyesine 57 trilyon 300 milyar, Ankara büyükşehir sınırları içerisinde oturanlara ayrıca 20 trilyon lira, Bursa'dakilere 5 trilyon lira, Adana'dakilere 4 trilyon lira gönderilmiştir.

Sayın Bakanım çıktı, sayın sözcüler çıktı "Ankara Esenboğa'dan buraya doğru gelirken kötü şehirleşmeyi görmüyor musunuz? Bunları düzeltmek istiyoruz" dediler. Bir kere, şunu söyleyeyim: Bu kadar arpayı götüren, tabiî ki, 35 metrelik, 40 metrelik yolları da yapacaktır. Öbür taraftakine kişi başına 4 000 000 lira göndereceksin, buradakine 21 000 000 lira göndereceksin; ilk evvela, eşitliği, burada siz ihlal ediyorsunuz; onları da, "yapamadı" diye suçlayamazsınız.

Kaçak yapılarla ilgili 3194 sayılı İmar Yasası vardır; her belediye için de geçerlidir. Oradaki belediye başkanı uyuyorsa veya herhangi bir büyükşehrin kenarındaki belediye başkanı uyuyorsa, bunun suçlusu 65 ilde oturan insanlar mıdır?! Burada yanlış yapıyoruz arkadaşlar.

Bu teklifle yapılan bir yanlışlık da şu: Mahalle olacak köyler kendi yağıyla kavrulup zor geçinirken, esnafından ruhsat alınacak, yasal olarak buradaki köylünün evinden, arsasından Emlak Vergisi alınacak -büyükşehir belediyesi dinlemez- ve bunlar, ödedikleri vergileri de 2 misli ödeyeceklerdir. Konulan kilometrelik çapa giren alt belediyelerin başkanları, büyükşehrin memuru gibi, her gün büyükşehir kapılarında bekleyecek. Bu, işin ilk etabı.

Değerli milletvekili arkadaşlarım, hepiniz bu 16 büyükşehrin buradaki sözcüsü olamazsınız. Kırklareli'nden, Sinop'tan, Mardin'den, Afyon'dan gelen arkadaşlar bu yasayı kabul etmemeli.

Sayın Başbakana, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıyken, yıllar önce, Türkiye Belediyeler Birliğindeki bir toplantıda aynı konuyu söylemiştim. O da "ben, Erzurum'a kadar kucaklıyorum Sayın Başkan" demişti bana.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, İstanbul'dan Ankara'ya kadar kucaklayacak yetkiyi ve gücü kim veriyor; Anayasayı çiğneyerek, vergilerden oraya aktarılan paylar veriyor.

Birilerini güçlü, birilerini de güçsüz hale getiriyorsunuz; birilerini ağaya, birilerini de etekten tutan bir dilenciye çeviriyorsunuz. Bu yanlışlıktan, lütfen dönelim.

Bakın, hatta, siyasal hesabı uzun vadeli büyükşehir belediye başkanları, büyükşehirlerden çevre illere, Türkiye'nin birçok yerleşim alanına çöp kamyonu, itfaiye aracı, otobüs ve minibüs verir. Kardeşim, sen devlet misin ki, büyükşehir belediye başkanı olarak, Artvin'e veya herhangi bir kasabaya gidiyorsun, otobüs, minibüs veya çöp kamyonu veriyorsun, devlet misin?!. Ama, onları güçlü kılan, devletin hükümetidir; burada çıkarılan yasalarla... Siz, onun parasını herkese eşit şekilde verin, onlar, çöp kamyonu da almasını bilir, onlar, itfaiye aracı da almasını bilir.

Değerli Başkanım, değerli milletvekili arkadaşlarım; yasa yapıyoruz. Ülkede, bundan önce, 30 000-40 000 nüfuslu ilçeleri il yaptılar; siz yaptınız demiyorum; ama, şöyle bir düşünelim: Nüfusu 600 000 olan, sanayide, ulaşımda, her konuda, Türkiye'nin 81 ilinden gelen vatandaşlara hemşerilik yapmış Gebze il olamıyor; neden? Bir de, üstüne üstlük, şimdi, büyükşehir belediyesi sınırları içine alınarak, bir normal ilçe seviyesine getiriliyor; neden?

Gebze'nin nüfusu İzmit'in nüfusundan 45 000 kişi fazladır, 13 tane organize sanayi bölgesi vardır. Böyle büyük bir ilçeyi il yapmak gerekirken, köylerini mahalle, belediyelerini de bir şube acentesi haline dönüştürüp, bundan sonra da il yapmamak üzere, oranın önünü kapatıyorsunuz.

Bu, Kocaeli basınında çok yer aldı. Bazı arkadaşlarım bu konuyu destekliyormuş; kişisel olarak düşüncelerine saygım sonsuz; ama "Salih Gün bunun altını imzaladı; on yıl önce büyükşehir belediyelerinin sınırlarının genişletilmesine karşı değildi" diye düşünüyorlarsa...

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 11 Aralık 2003

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook