İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PAZARTESİ

2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması

Salih Gün

Kocaeli Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 43. Birleşim · 4. yasama yılı · 26 Aralık 2005 · 824 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Salih Gün (CHP), 26 Aralık 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 2006 MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE KAN.TAS. MADDELERİN OYLANMASI); konuşma 824 kelime.

Salih Gün (CHP, Kocaeli). “2006 merkezi yönetim bütçe kan.tas. maddelerin oylanması”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 26 Aralık 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-gun-22-2005-12-26-2006-merkezi-yonetim-butce-kan-tas-maddelerin-oylanmasi-2 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA SALİH GÜN (Kocaeli)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 2006 yılı Merkezî Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının 32 nci maddesi hakkında Grubum adına söz almış bulunuyorum; hepinizi, saygıyla selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, 17 saattir burada görev yapmaktayız. Bunlar, bir milletvekilinin veya bu tip görev yapan arkadaşların tatlı bir anısı olarak kalacak. Demokrasi savaşı veriliyor, tartışmalar oluyor; ama, 18 saattir burayı hiç kimse terk etmedi.

Bu yasa, üzerinde, çok uzun konuşulması gereken bir konu, 10 tane kanunun çeşitli maddelerini içeren bir kanun. Bu çıkan yasayla, 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanunu, Türkiye Büyük Millet Meclisine ve biz milletvekillerine, bütçeleri denetleme konusunda daha kapsamlı yetkiler verirken, TRT, Toplu Konut ve TMSF gibi önemli kamu kuruluşlarının bu denetim kapsamı dışında tutulması kabul edilebilir bir durum değildir. Hiçbir kurum, millî iradenin yansıdığı Meclis denetimi dışında bırakılamaz.

Değerli arkadaşlar, bu denetim dışında bırakılan kurumlara bakmak gerekirse, örneğin TRT, kamu yayını yapan, çok geniş izleyici kitlesi olan, halkımızı aydınlatma görevi üstlenen bir kurumdur. Toplumumuzu ilgilendiren bu denli önemli bir kurumu, siz, Türkiye Büyük Millet Meclisinin denetiminden çıkartıyorsunuz.

Bir diğeri, Toplu Konut. Herkesçe malum olan, özellikle son zamanlarda ciddî yatırımlar yapan, sistemiyle daha da önemli hale gelecek olan bu kurum, çok ciddî ihalelere imza atmaktadır ve atacaktır. Dolayısıyla, bu kurum, Meclis denetimi dışına alınmamalıdır.

Bir diğer kurumumuz ise TMSF. Geçtiğimiz dönemlerde, Türkiye'de içi boşaltılarak Fona devredilen, bu milletin 50 milyar dolarını hortumlayan yaklaşık 20 banka Fon yönetimindedir. TMSF, işte, bu zararların tanzimiyle ilgili birçok kararlara imza atmaktadır; bunlar, büyük rakamlar karşılığı atılan imzalardır. Arkadaşlar, böyle bir kurum hangi mantıkla ve nasıl Yüce Meclisin denetiminden çıkarılır?! Bunu anlamak mümkün değildir. Bu kurumların önemini gözönünde bulundurduğumuz zaman, denetimden çıkarılması, haklı olarak, kafamızda soru işaretleri oluşturmaktadır.

Yine, halkımızın kafasında kuşku uyandıran başka bir konuya değinmek istiyorum. Bildiğiniz gibi, 2004 yılından itibaren, ülkemizde, sağlık kurum ve kuruluşlarındaki personele, bazı kriterler baz alınarak, döner sermayeden ek ödeme almaya başlamıştır. Bu kriterlere örnek olarak, personelin unvanı, çalışma şartları, hizmete katkısı, serbest çalışıp çalışmaması ve performans gibi kriterler sayılabilir. Döner sermaye işletmelerinin amacı, sağlık hizmetlerinin iyileştirilmesi, daha yüksek verimle çalışma olanağı sunmaktır; sağlık kurumlarının ihtiyacını karşılaması ve personele ek bir gelir kaynağı oluşturmaktır.

Değerli arkadaşlar, dönersermayeden pay alacak personele hangi kriterlere göre ek ödeme yapılacağını biraz önce belirtmiştim. Bu kriterlerden belki de en önemli olanı, performansa dayalı olarak yapılacak ek ödemedir.

Sayın Başkanım, değerli arkadaşlar; vatandaşa hizmet eden sağlık personelinin özellikle ödüllendirildiği bir sistem olarak belirtmiştim. Böyle bir sistem ilk bakışta kulağa hoş gelebilir; ancak, sistem incelendiği zaman durumun biraz daha farklı olduğunu görmekteyiz. Performanstan kasıt, ne kadar çok iş, o kadar fazla ödenek demek; yani, ne kadar tahlil, ameliyat, film olursa olsun o kadar ek ödeme yapılacaktır. Doktorlarımız bu sistemi suiistimal etmiyor olabilirler ve etmeyeceklerine de yürekten inanıyoruz.

Değerli arkadaşlar, bu şekilde, TRT denetimsiz bırakılıyor. Toplu Konut İdaresi bu Meclisin denetimi de çıkarılıyor. TMSF çıkarılıyor. Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü, iller bazında çıkarılıyor. Cep telefonu faturalarının, denetimle çıkarılıyor. Sağlık Bakanlığının dönersermayesinde çıkarılıyor. Arkadaşlar, halk, bu Parlamentoyu, şikâyet etmek için değil; eğer, şikâyet ettiklerini Parlamento dışında bıraktıysa, burada, görev yapmak için seçti. Burada, 2002'den önce enflasyon şuydu, bankaların hali buydu demenize gerek yok. Seçimde, bunu, halk size söyledi. Biz, enflasyonu bu hale getireni, bankaları bu hale getireni, bizi işsiz bırakanı, 3 tane büyük partiyi, Parlamento dışında bıraktık. Sizi niye seçtiler?.. Buraya gelip, maziyi karıştırarak, kendinizi başarılı sayamazsınız.

RAMAZAN CAN (Kırıkkale)Süren doldu…

SALİH GÜN (Devamla)Efendim, dolabilir; siz, bu Parlamentonun başkanı değilsiniz. Burada, çok önemli siyasetçi arkadaşlar var. Yıllardır, bu Parlamentoya hizmet etmiş, çok seçkin, bakanlık yapmış, partilere hizmet etmiş insanlar var; ama, tüccar zihniyetiyle gelenlerin hepsinin dili dışarıda. Burası saygın bir kuruluş, ciddiyetle dinle! Dinlemezsen, sus!

Arkadaşlar, bir konudan daha bahsedeceğim. Bu ülkede deprem oldu; Kocaeli'nde, Düzce'de ve Yalova'da. Burada, bir depremin sonucunda, ekonomik kriz de geçirildi. Bu iki üst üste gelen faciada, bu 3 ilimizde ve Türkiye'nin birçok ilinde, 40 000 tane arkadaşı da kaybettik. Bu ailelerin fertleri, esnafı, SSK borcuyla, Bağ-Kur primleriyle, tarım sigorta prim borçlarıyla boğulmakta, kapılarında icralar, hacizler beklemekte.

Sayın Maliye Bakanına buradan seslenmek istiyorum. Bu afet bölgelerindeki prim borçlarının, SSK borçlarının, tarım prim borçlarının aslının kalarak, faizlerinin kaldırılması ve bunun uzun sürede ödenmesini sağlamak…

Bir de, burada tuhafıma giden bir olay, bu Parlamentonun -Saraylar dahil- personeli 5 000'in üzerinde. 5 000 çalışan, bu Büyük Millet Meclisinin evladı. Bir baba, bu evlatları ayırır mı? Gidin restorana, garsonların birçoğu 800 000 000 lira maaş alıyor, birçoğu 1,5 milyar lira maaş alıyor. Gidin sekreterlere, bir kısmı 800 000 000 lira maaş alıyor, bir kısmı 1,5 milyar maaş alıyor. Bunları saymayacağım, berberler var, ayakkabı boyacıları…Hepsi, burada bize hizmet edenler. Size tabağıyla yemek getiren garsonun kaç lira maaş aldığını bilmiyorsunuz; ama, hizmette hiçbir aksama yok. Sekiz, dokuz senedir, burada, geçici görevli ve mevsimlik işçi adı altında, tamamen haksızlık yapılıyor. Sekiz, dokuz senedir bu Parlamentoya hizmet edenleri, lütfen, ayırmayın. Ağustos ayında yirmi gün izne çıkarıyorsunuz, 800 000 000 lira maaş alan arkadaş, 350 000 000 lira kira verecek, maaş alamıyor, 250 000 000 lira para. Sözleşmeli zırhı altına saklanmayalım.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

174 konuşma daha · 26 Aralık 2005

174 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook