İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 4. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Tasarruf ve gelir artırıcı tedbirlerde acil eylem planının dikkate alınmadığına ilişkin(6/269)

Salih Kapusuz

Ankara Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 4. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Ekim 2003 · 1.159 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma

Kaynak göster

Salih Kapusuz (AK Parti), 8 Ekim 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TASARRUF VE GELİR ARTIRICI TEDBİRLERDE ACİL EYLEM PLANININ DİKKATE ALINMADIĞINA İLİŞKİN(6/269)); konuşma 1.159 kelime.

Salih Kapusuz (AK Parti, Ankara). “Tasarruf ve gelir artırıcı tedbirlerde acil eylem planının dikkate alınmadığına ilişkin(6/269)”. TBMM Genel Kurulu, 4. Birleşim tutanağı, 8 Ekim 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/salih-kapusuz-22-2003-10-08-tasarruf-ve-gelir-artirici-tedbirlerde-acil-eylem-planinin-dikkate-ali (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

AK PARTİ GRUBU ADINA SALİH KAPUSUZ (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; hepinizi saygıyla selamlıyorum. Yeni yasama yılımızın hayırlı olmasını Cenabı Hak'tan niyaz ediyorum.

Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak, yasama yılının ikinci haftasında, elbette, çok önemli bir çalışma yapıyoruz. Bildiğiniz gibi, başından beri teamül halini almış olan, salı günleri denetim günleri, çarşamba ve perşembe günleri de yasama faaliyetlerinin yapıldığı günler olarak devam ediyor. Zaman zaman yer değişiklikleri oluyor, bazen denetim çalışmalarına daha fazla zaman verdiğimiz oluyor, bazen yasama çalışmalarını artırdığımız günler oluyor, mesai saatlerinde değişiklik yaptığımız oluyor. Bütün bunları, bu çalışmaların daha verimli, daha etkin ve toplumun beklentilerini karşılamaya yönelik çalışmalar olarak, birlikte, beraberce götürüyoruz. Dolayısıyla, bugün, sadece sözlü sorularla ilgili olarak, arkadaşlarımızın, ki, normal olarak cevap verilmiş olsa 5, azamî 10 tane sorunun bile zor cevaplandırıldığı bir saatlik süreyi sakız gibi tekrar edip, âdeta bugüne kadar denetim konularında hiçbir şeye öncelik verilmemiş, önem verilmemiş, bu konularla ilgili olarak çalışmalar dikkate alınmamış gibi bir takdimleri var; doğrusu bunu hakkaniyete uygun bulmuyorum.

Değerli arkadaşlar, denetim konusunda, isterseniz, geriye dönüp bir bakarsanız bu tespitleri yerinde görebilirsiniz. Bu hükümet dönemi, en çok ağırlıklı çalışılan bir dönemdir. Değerli arkadaşlarımız, şu konularda araştırma önergeleri verdik diyorlar. Bu geçirdiğimiz yasama yılı içerisinde kurulan komisyonların sayısına bakarsanız, çalışmalarına bakarsanız kendi kendinize haksızlık etmemiş olursunuz. Gerçekten, denetime önem veriyoruz, denetim konusunda hep birlikte azamî hassasiyet gösteriyoruz. Sizin tercihlerinize uymayabilir, sizin tercihleriniz farklı olabilir; ama, hem denetim hem de yasama görevinde bu Parlamentonun büyük bir performans gösterdiği sizlerin de kabulü olsa gerektir.

Değerli arkadaşlar, bugün önemli bir tasarıyı görüşüyoruz; sizler de buna mutabakat ettiniz, bu metni ortak bir metin olarak takdim ettiniz. Böyle bir yasanın bu memlekete kazandırdıklarını halka anlatmak elbette bütün konuşmacı arkadaşlarımızın görevi; ama, bunu bir kenara itip de bu kanunun üzerinden siyaset yapmak adına, hükümeti tenkit etmek adına bu yasayı küçük düşürmeyi, ben, doğrusu içime sindiremediğim için bu konuşmayı yapıyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar) Bu kanun hepimiz için çok önemli bir kanun. Sizlerin büyük katkıları oldu; teşekkür ediyorum; ama, bu kanunun konuşulduğu bir yerde... Hükümeti başka yerde de tenkit edebilirsiniz, hükümetin tenkit edileceği yönleri de olabilir, bunlara da saygı gösteririz; ama, bu önemli bir kanun arkadaşlar. Bu, reform niteliğinde bir kanun. Bunun, sizin de söylediğiniz gibi, sadece yazılı metin olarak, yasa olarak rafa girmesini değil, aynı zamanda, uygulamada da eksiklerinin giderilmesi için hep birlikte dikkatli olmalı, üzerimize düşeni de layıkıyla yerine getirmek için çaba sarf etmeliyiz. Onun için, olaya bir bütün açısından, biraz da müspet manada bakmak, yaptığımız şeylerin önemini toplumun önüne koyma anlamında bazı adımların net bir şekilde atılması ve bunun da arkasında durulup, bunu çok güzel bir şekilde izah etmek de, zannedersem, hepimizin ortak sorumluluğundadır.

Değerli arkadaşlar, bir diğer husus; Muhterem Hocam Sayın Kepenek şöyle bir ifade kullandı; yani, bir konuyu izah etmek için dediler ki "bakın, işte bugün gazetelerde de var. Türkiye, kirlilik oranında geçen yıla oranla 2003 yılında biraz daha geriye gitmiş." Bunun da gerekçesi olarak bir şeyi vurguladılar ve kürsüden ayrıldılar; dokunulmazlık konusu.

Değerli milletvekilleri, demiri tüketen kendi pasıdır derler. Lütfen, kendi kendimize, demokrasimize, milletvekillerimize ve Türk siyasetine zarar vermeyelim. (AK Parti sıralarından alkışlar) Eğer bir yerde kirlenme varsa bu kirlenmenin üzerine hep birlikte gidelim; ancak, sizi dinleyen bir vatandaş olarak ben, ekrandan şöyle bir kanaate vardıklarını zannediyorum: Bütün bu yolsuzluklar varsa ki, var ve bunu milletvekilleri yapıyor, dokunulmazlıkları olduğundan kimse dokunamıyor. Böyle bir anlama gelecek takdimden mutlaka kendimiz dışına çıkmalıyız. Ben, bunu samimi olarak değerli arkadaşlarıma özel de gittim söyledim; ama, bunun, yer olarak burada net bir şekilde ifade edilmesi gerekli olduğu için bu konuşmayı yapmak durumunda kaldım. Ben inanıyorum ki, bu Parlamento içerisinde yolsuzluğa razı olan, yolsuzluk yapan kimse yoktur; olmayacaktır da. (AK Parti sıralarından alkışlar) Olmaması da lazım; şayet böyle bir şey olursa, bununla ilgili ne gerekiyorsa elbirliğiyle de yapılması lazım.

Değerli arkadaşlar, bakınız, bu dokunulmazlık konusu çok önemli bir konu. Bu konuyu biz...

İZZET ÇETİN (Kocaeli)- Dün niye yapmadınız?.. Niye yapmıyorsunuz?..

SALİH KAPUSUZ (Devamla)- Değerli arkadaşlar, çok açık bir şey söylüyorum; lütfen, dikkat buyurun.

ATİLLA KART (Konya)- Harika oynuyorsunuz!..

SALİH KAPUSUZ (Devamla)- Arkadaşlar, sizi de dinleyeceğim; eğer, bu konuda farklı düşünceleriniz varsa, burada, öğrenmek de isterim; ama, bir husus var ki, bunu, düzeltilmesi gerekli olduğu için söylüyorum; o da şudur: Dokunulmazlık konusunda, biz, Sayın Baykal'ı ziyarete gittik. Sayın Baykal ile bu konuyu konuştuk, bu yeni dönem başladıktan sonra, kendi aramızda bir komisyonun, bir metin üzerinde uzlaşmak için bir komisyonun, özel bir çalışma ekibinin kurulması konusunda da bir mutabakat sağladık; ama, bunun dışında -hocamın verdiği- arkadaşlarımızın, bizim de katkılarımızla dokunulmazlık konusunun araştırılmasıyla ilgili bir komisyon kurulmasına karar verdik. Ama, Parlamento, tatil döneminde ilave bir ay daha fazla çalıştığı için bazı konuları hemen yerine getiremedi. Zannedersem, siz ve biz bu komisyona üyelerimizi bildirdik, Meclis Başkanlığımızdan da takip edelim, komisyonumuz kurulsun. İlle de üç ay beklemek değil, hızlı çalışsınlar, bir hafta, on gün, onbeş gün, yirmi gün, yirmibeş gün, en geç iki ay içerisinde, neyse, raporlarını hazırlasınlar; dünyada dokunulmazlık nedir, dokunulmazlığın kurum, kuruluş, bürokrasi, siyaset ayağında nelerin yapılması lazım, bütün bunlar değerlendirilsin, Parlamentonun önüne konulsun, yeni yapılacak anayasa değişikliğinin de bunlarla irtibatlı bir şekilde sonuçlanmasına katkı sağlayalım. Avrupa Birliği standartları konusunda samimî gayret sarf eden bu hükümet ve bu Parlamento, elbette, oradaki standartları dokunulmazlık konusuna da getirecektir.

AK Parti Programını açıp bakabilirsiniz; dokunulmazlıkla ilgili olarak, biz, açık, yazılı olarak fikrimizi, orada, tartışmış, partinin programı olarak da ilan etmişiz. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarındaki dokunulmazlığın bir bütün içerisinde değerlendirilmesi, ona göre dokunulmazlıkların yeniden şekillendirilmesi hususu parti programında yer almış.

Şimdi, bu konuda, siz, bizden farklı düşünebilirsiniz; ama, benim buradan gelmek istediğim sonuç şudur arkadaşlar. Yani, kendi kendimizi kötü duruma düşürmeyelim, suçlu gibi takdim etmeye doğru bir yanlış içerisinde olmayalım. Bu konuyu da şekillendirelim; ama, bunu şekillendirirken, Türkiye'deki dokunulmazlıklara bir bütün olarak bakmanın, parlamenterlerle birlikte bürokrasideki dokunulmazlıkları da birlikte değerlendirmenin yararlı olacağını düşünüyoruz. Bunu, çekinmeden programımıza koyduk; bir kez daha ifade ediyoruz.

Sayın Başkan, bütün bunları şunun için söylüyorum: Sayın Grup Başkanvekilinin, elbette, sizin, bakınız, seçimlerden önce, biz, sizler gibi "şu şekilde bir değişiklik yapacağız" falan diye değil, bu şekliyle bir değişikliğin, biraz önceki programdaki değişikliği...

ALİ TOPUZ (İstanbul)Sayın Başkan, gündem mi değişti; bize de söz hakkı doğacak mı?

ATİLLA KART (Konya)Manevra yapıyorsunuz...

SALİH KAPUSUZ (Devamla)Evet; seçim beyannamemize koyduk, hükümet programımıza da koyduk; ancak, bir husus var ki, sadece dokunulmazlık konusunu anayasa değişikliğine bağlı olarak düşünmek yerine, Anayasayı yukarıdan aşağıya topyekûn düşünmeyi, gerekli olan değişiklikleri, değişmezleri korumak kaydıyla yapılması gerekli olduğunu, bunun için de muhalefetin desteğine, katkısına, katılımına, sivil toplum örgütlerinin bu alandaki hem desteğine hem de katkısına açık olduğumuzu ilan ettik; bir kez daha ifade ediyorum.

Dolayısıyla, Parlamentomuz için, milletimiz için, devletimiz için, ülkemiz için yararlı olan böyle önemli bir yasanın getirdiklerini anlatma konusunda arkadaşlarımızı dinlemek isteriz ve bu konuda ben şuna inanıyorum ki, ortak metin olarak orta yere koyduğumuz, beraberce çıkardığımız ve muhalefet şerhi olmayan bir tasarı olarak yasalaşacağından dolayıdır ki, katkılarınızdan dolayı da teşekkür ediyorum. Bu konuyla ilgili olarak buna gölge düşürmenin, bunu, yanlış bir şey değil de, doğru bir karar olarak birlikte çıkardığımızı ifade edip, bu yasanın güzelliklerini ifade etmenin doğru olacağı kanaatini taşıyor, saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

18 konuşma daha · 8 Ekim 2003

18 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook