İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)
Konya Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 15. Birleşim · 2. yasama yılı · 1 Kasım 2007 · 1.253 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sami Güçlü (AK Parti), 1 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: İSTANBUL 2010 AVRUPA KÜLTÜR BAŞKENTİ HAKKINDA KANUN (S.S.:16)); konuşma 1.253 kelime.
Sami Güçlü (AK Parti, Konya). “İstanbul 2010 avrupa kültür başkenti hakkında kanun (s.s.:16)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 1 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sami-guclu-23-2007-11-01-istanbul-2010-avrupa-kultur-baskenti-hakkinda-kanun-s-s-16 (erişim: 29 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www5.tbmm.gov.tr/tutanaklar/TUTANAK/TBMM/d23/c003/b015/tbmm230030150540.pdf
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)AK PARTİ GRUBU ADINA SAMİ GÜÇLÜ (Konya)Sayın Başkan, saygıdeğer milletvekilleri; İstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Kanun Tasarısı hakkında, 6'ncı maddesiyle ilgili söz aldım. Sizleri saygıyla selamlıyorum.
Konuşmama başlarken, son iki konuşmacımızın, Milliyetçi Hareket Partisi Sayın Grup Başkan Vekili Vural ile Engin Altay'ın konuşmalarına atıf da yaparak, atıfta bulunarak gireceğim.
Sayın Vural "Komisyonlarda katkı yapma imkânı pek bulunmadığı için Genel Kurulda da çok fazla bir değişiklik önerisi yapılamıyor, katkı sağlanamıyor. Dolayısıyla, bu konularda 'evet', 'hayır' şeklindeki bir oylamayla mevcut tasan geldiği şekilde geçiyor." dediler ve muhalefet partilerinin katkısının sınırlı olduğunu söylediler. Ben, bu ifadeden hareketle, bu tasarının, Millî Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonuna gelişi ve orada yaptığımız çalışmalarla ilgili kısa bir bilgi vermek istiyorum.
Bildiğiniz gibi, 2006 yılının sonunda İstanbul, Avrupa kültür başkenti olarak ilan edildi kasımda. 2007'nin Nisan ayına kadar Kültür Bakanlığı gerekli kanun tasarısı hazırlığını tamamlayıp Bakanlar Kuruluna, Bakanlar Kurulu da Türkiye Büyük Millet Meclisine intikal ettirdi. Arada geçen zaman kabul edilebilir bir zamandır. Millî Eğitim Komisyonu, tasarı kendisine intikal ettiği anda, 25 Nisanda, o gün komisyonumuzun üyeleri olan Sayın Muharrem İnce ve Engin Altay da dâhil olmak üzere, Cumhuriyet Halk Partisine mensup milletvekillerimizle bu konuyu görüşmeye başladık. Çok sayıda madde üzerinde görüşleri oldu, düşünceleri oldu, bir alt komisyon kurulması teklif edildi, biz de destekledik ve bu alt komisyon, Berhan Şimşek -şu anda aramızda değil- sanat dünyasından gelen, kültüre çok kuvvetli ilgisi olan bir arkadaşımızdı Cumhuriyet Halk Partisinden, AK Partiden de Hacı Biner ve Sami Güçlü olarak seçildik ve bir çalışma yaptık. Bu çalışmalarımız bizim 3 Mayıs ve 7 Mayısta sürdü, özellikle Sayın Berhan Şimşek'e on bir maddeden oluşan ve daha başlangıçta ajans kavramından çıkarak, sonuna kadar kapsadığı itirazlar... Bizim görüşlerimizi bir- likte değerlendirdik ve sekiz maddede tam bir mutabakata vardık, yani böyle olsun dedik ve bunları birlikte düzelttik, ifadeyi düzelttik, yürütme, danışma kurullarıyla ilgili konuları görüştük. Bu ara Bakan Bey, o günkü dönem içerisinde Bakanımız olan Sayın Atilla Koç, bizim bu alt komisyon çalışmalarına katıldı, hukuk müşaviri katıldı, müsteşarı katıldı ve üç noktada mutabakat sağlayamadık. Bu üç nokta da, bileceğiniz gibi, tahmin edeceğiniz gibi, birincisi, AKM'nin yıkılması meselesi, uygulanmayacak hükümler meselesi ve denetim meselesi. Üst komisyona geldiğinde, bu hususta ne düşünüyorsun diye Sayın Bakana düşüncelerini sorduk. Sayın Bakan orada, arkadaşlarımız da hatırlayacaktır, Engin ve Muharrem înce Beyler hatırlayacaklardır, bu konuda Bakanlığın görüşlerini açıkladı, ifade etti. Çeşitli sistemlerin aksadığını, ihtiyacın karşılanmadığını, elde depreme dayanıklı olduğuna dair bir raporun olmadığını, tam aksine, dolayısıyla, buranın ihtiyaç duyduğu restorasyon masrafının 150 milyar liranın üzerinde bir para olduğunu, halbuki, buranın yenisinin -belki ifadeleri, şu anda rakamları tam... Yeni Türk lirası, eski Türk lirası ifadesiyle biraz yanlış söylüyor olabilirim- 150 milyar YTL olduğunu, yeni binanın yapılmasının ise...
KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI ERTUĞRUL GÜNAY (İstanbul)150 milyar YTL değil.
BAŞKANSayın Bakanım "150 milyar YTL olmaması lazım" diye müdahale ediyor. 150 milyar YTL 150 katrilyon eder. 150 milyon YTL olur herhalde.
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Tamam, yani şu anda, 150 milyon YTL.
300 milyon YTL'ye ise yenisinin yapılabileceğini, bu hususta düşüncesinin bu olduğunu söyledi ve komisyonumuzda kabul edildi bu. Fakat, seçim dönemi, Meclise intikal etmeden dönem tamamlandı, yeni dönemde tekrar komisyona geldi. Komisyonda bu defa Cumhuriyet Halk Partisi ve Milliyetçi Hareket Partisine mensup arkadaşlarımız da katıldılar, onlar da düşüncelerini söylediler ve bu üç noktada toplandı. Sayın Bakan o gün komisyonda çok net ifadeler söyledi "kefilim" dedi. "Ben AKM'nin, başlangıçta, yıkılmasına karşıyım, bunu böyle, baştan prensip olarak yıkılmasını doğru bulmuyorum. Daha iyisi, yenisi, kabul edilebilir bir proje geliştirdiğiniz takdirde" dedi. Mali konuda ise, aldığı bilgiler, gerek Bakanlıktan gerekse arkadaşlarımızdan, mali denetimle ilgili konularda bilgi sahibi olan arkadaşlarımızdan aldığı bilgiler, kamu kaynağı kullanıldığında Sayıştay denetiminin mutlaka söz konusu olduğunu, hariç tutulamayacağını ifade etti ve sonunda dedi ki: "Biz birbirimize güvenmeliyiz."
Çok değerli arkadaşlarım, ben, konunun bu kısmında biraz düşüncelerimi ifade etmek istiyorum.
Şimdi, Türkiye, 2007 yılında, UNESCO tarafından Mevlânâ'nın 800'üncü doğum yıl dönümünü kutluyoruz. Gelecek yıl, Frankfurt Kitap Fuan'nda Türkiye onur konuğu. 2010'da İstanbul Avrupa Kültür Başkenti.
Türkiye, gerek kendi dünyasında gerekse Batı dünyasına yönelik olarak ağırlığını, önemini artıran bir ülke ve bu İstanbul Kültür Başkentiyle ilgili mevzu bize bir imkân veriyor, bir fırsat veriyor. Biz, kendi değerlerimizi ve bunu en iyi yansıttığımız sanatımızı, mimarimizi, hayat tarzımızı ve çok kültürlülüğümüzü yaşattığımız İstanbul'da, bir proje geliştirerek, bunu bir bakıma, üyesi olmak yolunda mesafe aldığımız Avrupa Birliğinin bir projesi çerçevesinde hayata geçirmek istiyoruz. Ama biz geldik üç noktaya takıldık: Kültür merkezinin yıkılıp yıkılmaması.
Arkadaşlarım, bir noktaya dikkatinizi özellikle çekmek istiyorum: Biz, bu konuda kimi muhatap alıyoruz? Kültür Bakanlığını. Yani, Türk kültürünü geliştirmek, yaşatmak, yaymak, korumak konumunda görevli olan bir bakanlığa, bir kültür merkezi konusunda "Siz bunu yıkamazsınız." diyoruz.
Arkadaşlar, bir doktora biz, "Sen bu hastayı tedavi edemezsin, sen bu hastaya şu yöntemi uygulayamazsın." demek, nasıl, biraz meslek dışında olanlar için zorsa, biz, kültürle ilgili bir konuda bu Bakanlığa güvenmeyeceksek kime güveneceğiz? (AK Parti sıralarından alkışlar)
RASİM ÇAKIR (Edirne)Biz ona bir kere güvendik.
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Bu konuda Kültür Bakanına güvenmeyeceksek kime güveneceğiz?
OKTAY VURAL (İzmir)Meclise güvenin, Meclise.
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Ayrıca, bütün özverisiyle, genel görüşme kısmında, maddeler kısmında konuşuyor, samimiyetle söylüyor...
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Önce Meclise güvenin.
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)"Benim, Atatürk Kültür Merkezinin yıkılmasıyla ilgili konuda bir ön yargım yok, yeni bir proje, kabul edilebilir bir proje geliştirirsek..." diyor. Ee, şimdi biz kendimize güvenmeyeceğiz, Bakanımıza güvenmeyeceğiz, kültürümüzü korumakla, yaşatmakla, geliştirmekle görevli bir kurumumuzun bu sorumluluğunu dikkate almayacağız, "AKM'yi yıkamazsınız..."
Arkadaşlar, teknik bir konu. Bu birim eğer ihtiyacı karşılamıyorsa yıkılır ve çok daha güzel bir şey yapılabilir.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Sayın Bakanım, Meclisle ne ilgisi var?
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Türkiye'nin gücü, ekonomisi vesairesi yeter.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Meclisle ne ilgisi var onun?
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Yıkmak da şart değil. Yeni bir şey yapılabilir, yeni bir şey de yapılabilir.
KEMAL KILIÇDAROĞLU (İstanbul)Meclisle ne ilgisi var yıkılmanın? Buraya niye geliyor?
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Şimdi, efendim, yani, işin bu kısmının dışında bir husus daha söyleyeyim size. İstanbul kültür başkenti. Biz, bir projeyle bunu tanıtmayı düşünüyoruz. Bizim esas dikkatimiz "ne yapacağımız"da toplanması gerekirken, biz, "nasıl yapacağımız"la ilgili konularda ek bir kısım tereddütlerimizi dile getiriyoruz. Arkadaşlarım, hatırlar mısınız, Türkiye Avrupa Birliğine üyelik için müzakere tarihi aldığında, o Avrupa'nın çok sembolik ortamlarında imza törenleri yapıldığında, Fransa Cumhurbaşkanının bir açıklaması oldu: "Türkiye Avrupa Birliğine kültürel bir reform yaptıktan sonra girecektir." dedi. Bunun anlamı şu: Kültürel yönden Avrupa toplumu, Türkiye'yle uyum konusunda endişeler taşıyor kendi kamuoyu ve Avrupa ülkelerindeki kamuoyunda, Türkiye'ye yönelik, özellikle dünyadaki genel gelişmelerden de etkilenerek, bu antipatiye dönüşüyor. Türk toplumunda da Avrupa Birliğine karşı başlangıçta olan o olumlu havanın kaybolduğuna ait izler var.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANSayın Güçlü, bir dakika ek süre veriyorum. Konuşmanızı tamamlayınız.
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)1959 yılından beri yürüttüğümüz, hep birlikte emek verdiğimiz, Türkiye'de tam bir millî mutabakat şeklinde cereyan eden Avrupa Birliği sürecinde, biz, kültürel yönden, o dünya, o toplumun halklarıyla, kendi milletimizin özellikleriyle, kültürüyle bir buluşmaya zemin temin edecek bu projeye, hepimiz, dikkatle, özenle katkı sağlamalıyız. Bu kuruma da güvenmeliyiz. Kültürümüzü korumak, geliştirmek, yüceltmekle sorumlu olan bir kurumun "İstanbul Kültür Başkenti konusunda sorumluluk alıyorum, şeffaf davranacağım, her türlü taahhüdü veriyorum" diyen bir Bakana destek olmak durumundayız. Ben, bunu, bütün samimiyetimle, bütün kalbimden gelen duygularla söylüyorum.
AHMET DURAN BULUT (Balıkesir)Efendim, sözlü olmasın, yazılı olsun bunlar.
SAMİ GÜÇLÜ (Devamla)Amin Maalouf un bir meşhur kitabı var, Semerkant. Diyor ki Se- merkant için: "Yeryüzünün güneşe bakan en güzel yüzüdür." Bir Türk şehri için gerçekten çok iltifatlı bir söz. Türk milletinin dünyaya takdim edebileceği en güzel eser İstanbul'dur. Biz bu İstanbul'u, dünyaya, olması gereken gibi, nasılını tartışarak ve destek vererek bunu gerçekleştirmeliyiz. Saygılarımı sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
128 konuşma daha · 1 Kasım 2007