Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)
Diyarbakır Milletvekili ·
Genel Kurul, 85. Birleşim · 2. yasama yılı · 2 Nisan 2008 · 505 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Selahattin Demirtaş, 2 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 505 kelime.
Selahattin Demirtaş (Diyarbakır). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 85. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selahattin-demirtas-23-2008-04-02-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SELAHATTİN DEMİRTAŞ (Diyarbakır)Sayın Divan, değerli arkadaşlar; öncelikle hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, bu önergenin benzeri olan bir önergeyi de 1’inci maddede vermiştim ve orada da benzer düşünceleri, görüşleri savunmuştuk. Şimdi, bu tasarının 1’inci maddesinde de yükseköğrenim görenler sadece lisans düzeyinde eğitim yapanlar olarak ele alınmış ve yirmi beş yaş sınırı konulmuştu. Dolayısıyla, yüksek lisans ve doktora öğrencileri hak sahibi olarak tanımlanmamıştı 1’inci maddede.
Şimdi, aylık bağlanma mevzusunu düzenleyen 21’inci maddede de benzer bir düzenlemeye gidilmiş. Yine burada da yirmi beş yaş sınırı konularak sadece ön lisans ve lisans eğitimi yapanlar dikkate alınmış. Dolayısıyla, yüksek lisans ve doktora öğrenimine devam edecek olan öğrencilerin aylık bağlamayla ilgili durumları hak kaybına, hak gasbına uğramış durumda.
Şimdi, milletvekili olan çok sayıda öğretim görevlisi de var aramızda, onların öğrencileri de var. Onlar çok daha iyi bilirler ki, özellikle yüksek lisans ve doktora öğrenimi yapan öğrenciler, eğer hak sahibi olarak tanımlanmaz veya aylık bağlamadan istifade edemezlerse, okurken, öğrenciyken çalışamayacakları için de dolayısıyla ara bir statüde, daha doğrusu statüsüz bir şekilde kalacaklar.
Şimdi, Sayın Bakan, iki konuda özellikle konunun anlaşılamadığını ifade ediyor. Herhâlde bu da onlardan değildir. Bu konu da anlaşılmayan veya mutabakata varılan konulardan değildir diye düşünüyoruz. Çok açık ve net bir şekilde yirmi beş yaş sınırı konulmuş, yüksek lisans ve doktora yapacak öğrenciler bu şekliyle en azından yaş sınırı konularak kapsam dışı bırakılmış bu maddede.
Şimdi, sosyal taraflarla varılan uzlaşmalar arasında bu yok. Dolayısıyla herhâlde bu da, “Sosyal taraflarla uzlaşmıştık, anlaşmıştık, dolayısıyla muhalefetin bu konuları dile getirmesine gerek yok.” şerhiyle karşılanmayacaktır Sayın Bakan tarafından.
Yine, bu konuya ilişkin 1’inci maddede verdiğimiz önergemize karşılık, bu kişilerin, doktora veya yüksek lisans yapacak olan öğrencilerin statüsüne ilişkin bir açıklama yapılmamıştı. Bunların durumları ne olacak? Öğrenciyken aynı zamanda çalışamayacakları için, yaşları da yirmi beşi geçtiği için hak sahibi olamayacaklar, kendilerine aylık bağlanamayacak, dolayısıyla doktorasını ve yüksek lisansını tamamlayana kadar bu sistemin içine giremeyecekler, dâhil olamayacaklar. Bunların bu yönlü mağduriyetlerini değerli arkadaşlar, önleme açısından hazırlanmış bir önerge bu. Sanıyorum, Sayın Bakan bu konuda eğer bir açıklama yaparsa -bu kişilerin durumları, statüsü ne olacak- biz, belki, hani bugüne kadar hiçbir maddeyi anlamamıştık da, bunu da en azından bir şekilde anlamış oluruz. Yirmi beş yaş sınırı konulmuşsa, yirmi beş yaşına kadar insanlar nasıl hem yüksek lisansı hem doktorayı tamamlayacak, doğrusu merak ediyoruz? Lise öğrencileri için, ortaöğretim öğrencileri için yirmi yaş sınırı konulmuş. Burada bir makul durum var. Yirmi yaşına kadar ortaöğrenimini tamamlaması beklenir öğrencilerin ama yirmi beş yaşına kadar yükseköğreniminin tümünü bitirmesi elbette ki beklenemez, makul değil. En iyi ihtimalle yirmi beş yaşına kadar lisans düzeyindeki eğitimini tamamlayacak bu öğrenciler, bu vatandaşlarımız. Dolayısıyla, eğer yüksek lisans yapma gibi bir tercihle veya doktorasını yapma gibi bir tercihle karşı karşıya kalırsa, bu sosyal güvenlik şemsiyesinin dışına, bu çatının dışına itilmiş olacaklar, hem 1’inci maddede düzenlenmiş şekliyle hak sahibi olarak tanımlanmamış olacaklar hem de burada 21’inci maddede düzenlenmiş hâliyle kendilerine aylık bağlanma durumundan istifade edemeyeceklerdir.
Dolayısıyla, bu önergemizle bu konuya bir kez daha dikkat çekmek istedik. Desteklerinizi verirseniz yüksek lisans ve doktora öğrencileri de en azından bu haktan faydalanmış olacaklar diye düşünüyor, teşekkürlerimi, saygılarımı sunuyorum. (DTP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
55 konuşma daha · 2 Nisan 2008