Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)
Sivas Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Mayıs 2006 · 390 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Selami Uzun (AK Parti), 23 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAŞBAKANLIK TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HK (S.S 1180)); konuşma 390 kelime.
Selami Uzun (AK Parti, Sivas). “Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selami-uzun-22-2006-05-23-basbakanlik-teskilati-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SELAMİ UZUN (Sivas)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 1180 sıra sayılı tasarı hakkında şahsım adına konuşuyorum.
Terörle mücadele konusunda kurumlararası koordinasyonun daha etkin ve hızlı yerine getirilmesi için, Başbakanlık ana hizmet birimlerinden olan Güvenlik İşleri Başkanlığının, Güvenlik İşleri Genel Müdürlüğü şekline dönüştürülmesinden ibarettir. Ayrıca, Başbakanlığın görevleri arasına, iç güvenlik, dış güvenlik ve terörle mücadele konusunda görevli kuruluşlar arasında koordinasyonu sağlama görevi eklenmektedir. Kurumlararası güvenlikle ilgili koordinasyonun görevlendirilmesine ihtiyaç duyulmaktadır tabiî ki. Güvenlikle ilgili kurumların görevlerini yerine getireceği, bu konuda herhangi bir değişikliğin söz konusu olmadığı, Başkanlığın Genel Müdürlüğe dönüştürülmesinin temel amacının daha nitelikli ve konunun uzmanı bir kadronun oluşturulması ve az sayıda, daha uzman personelle hizmet üretmek olduğunu bilmenizi istiyorum. Bu konuda, ülkenin ihtiyaçlarını karşılayacak en iyi yapılanmaya gidilmesinin amaçlandığı görülmektedir. Bu Genel Müdürlüğün görev alanıyla ilgili olarak oluşturulacak kurulların sekreterlik görevini yapması da öngörülmektedir.
Bu tasarının, aslında, güvenlik sorunlarının çok konuşulduğu bugünlere denk gelmesi, iyi bir tevafuktur. Unutulmaya başlanan terör, yine, zorla, zorlayarak gündemin ön sıralarına itilmektedir. Terörü besleyen koşullarda düzelme olmadığı ve uluslararası alanda ortak mücadele için bir altyapı oluşturulmadığı sürece, her ülke terörle kendi başına mücadele etmek durumunda kalmaktadır. Ayırımsız olarak, bütün terör eylemlerinin hedefi devlet ve bu milletin kendisidir, toplumun huzur ve istikrarıdır, temel hak ve özgürlüklerdir; halbuki, bizim için özgürlük esastır.
Dünyadaki terör örgütlerinin çalışma şekli ve yapıları ve hedef alanlarına baktığımızda, hemen tüm terör örgütleri dışarıdan destek bulmaktadır; ülke olarak biz bundan çok mustaribiz. Yani "senin teröristin, benim teröristim" gibi ifadeleri ya da kavramları zaman zaman kullanmak zorunda kalıyoruz; bunun sebebi, uluslararası koordinasyonsuzluktur. Batı'nın bazı ülkeleri, Türkiye'ye karşı eylem yapan terör örgütlerine hâlâ sempatiyle bakmaktadırlar. Ülke içinde ise, bazı yetkili ve sorumlu kurumların başındakiler veya siyasî partilerin başındaki bazı başkanlar "senin protestocun-benim protestocum" ayırımı yapmaktadırlar; bu, üzücü bir durum olmasına rağmen, gerçektir. Bugün beni protesto eden, bana küfür edenlerin, yarın kime küfür edeceğini bilemezsiniz. Geçmişte darbeye maruz kalanların, bugün bir şeylerin hevesli görülmesi çok anlamlıdır ve ibretlik bir olaydır. Sana yapılınca kötü, ötekine yapılınca alkışlanacak; üzücü bir durumdur. Onun için, gerçekten, dünyada güvenlik konusunda ülkelerin tedbir alıp koordinasyon sağlaması gerekiyorken, içeride buna daha çok ihtiyacımız var, gerçek bir koordinasyona ihtiyacımız var. Ülkenin terörden kurtarılması için, hedef birliğine, söylem birliğine, yani halk deyişiyle ağızbirliğine ihtiyaç vardır; bu, böyle biline. Bugün biz iktidarız, yarın başkaları olur. Bugün bana, yarın sana: Onun için, bu ülkeye kastetmek isteyen katillere teslim olmayalım.
Hepinize saygılar sunuyorum. (AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 23 Mayıs 2006