5 ocak 1915 'te sarıkamış 'ta askerimizin donarak şehit olmasının 90 ıncı yıldönümü münasebetiyle
Kars Milletvekili ·
Genel Kurul, 47. Birleşim · 3. yasama yılı · 5 Ocak 2005 · 548 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Selami Yiğit, 5 Ocak 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: 5 OCAK 1915 'TE SARIKAMIŞ 'TA ASKERİMİZİN DONARAK ŞEHİT OLMASININ 90 INCI YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE); konuşma 548 kelime.
Selami Yiğit (Kars). “5 ocak 1915 'te sarıkamış 'ta askerimizin donarak şehit olmasının 90 ıncı yıldönümü münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 5 Ocak 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/selami-yigit-22-2005-01-05-5-ocak-1915-te-sarikamis-ta-askerimizin-donarak-sehit-olmasinin-90-i (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SELAMİ YİĞİT (Kars)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 22 Aralık 1914'te başlayan, 3 Ocak 1915'e kadar devam eden ve 90 000 askerimizin şehit olmasıyla sonuçlanan Sarıkamış Harekâtının 90 ıncı yıldönümü nedeniyle söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum; bu vesileyle, bizleri televizyonları başında izleyen çok değerli Karslı ve Sarıkamışlı hemşerilerimi de saygıyla selamlıyorum.
Değerli milletvekilleri, Sarıkamış Harekâtı başlamadan önce Osmanlı Devletindeki genel duruma bir göz atacak olursak, genç subaylardan oluşan İttihat ve Terakkinin etkisiyle, Temmuz 1908'de meşrutiyet ilan edilmiştir. Ertesi yıl, Padişah Abdulhamit tahttan indirilerek, yerine Mehmet Reşat atanmıştır. Böylece, Osmanlı yönetimi İttihatçıların eline geçmiştir.
Mehmet Reşat'ın padişah olmasıyla birlikte, Trablusgarp ve arkasından 1912 yılının sonbaharında cereyan eden Balkan Savaşı, ağır bir yenilgiyle sonuçlanmıştır. Balkanlardaki bozgunun ardından, Başkomutan Vekili Enver Paşa, Osmanlının kurtuluşunu, yeni topraklar elde edilmesi gerekçesine bağlamıştır. Enver Paşa, Osmanlının Almanlarla birlikte savaşa girmesi gerektiğini düşünüyordu ve Birinci Dünya Savaşının Almanlar tarafından kazanılacağına inanıyordu.
Padişah Mehmet Reşat, tüm Müslümanların, Rus, Fransız ve İngilizlere karşı savaşması gerektiğini düşünerek "cihat" ilan etmişti.
Bilindiği üzere, Yavuz ve Midilli Gemilerinin Rus limanlarını ve donanmasını bombalamasıyla birlikte, Osmanlı Devleti, 1 Kasım 1914'ten itibaren İttifak Devletleri saflarında Birinci Dünya Savaşına katılmıştır. Böylece, savaş, Polonya'dan Süveyş Kanalına, Çanakkale'den Kafkaslara ve Sarıkamış'a kadar uzanan bir coğrafyada cereyan etmiştir.
Değerli milletvekilleri, Birinci Dünya Savaşının ana cephesi, aslında, Fransa'nın Verdun bölgesidir. Burada, Almanya, Fransız ve İngiliz kuvvetleriyle çetin çatışmalara girmiş ve taraflar birbirlerini yenemez duruma düşmüşlerdir ve böylece, savaşta bir tıkanma gerçekleşmiştir. Almanya'nın amacı, bu tıkanıklığı aşmak için, Osmanlı topraklarında yeni cepheler açarak, İngiliz ve Rus kuvvetlerini bölmektir.
Enver Paşa, saraya damat olmasının ardından, alay, tümen, kolordu ve ordu komutanları olmadan, Almanların da desteğiyle Başkomutan Vekilliğine atanmıştır. O dönemde, Almanlar, Osmanlı ordusunu kontrol eder hale gelmişlerdir.
Değerli milletvekilleri, Birinci Dünya Savaşının başlamasıyla birlikte, 60 000 kişiden oluşan ve Kafkasya'da bulunan Rus kuvvetleri Erzurum üzerine harekete geçmişlerdir. Bu süreç içerisinde orduya yeni katılan askerlerle birlikte Osmanlı ordusu 120 000 kişiyi bulmuş ve Ruslarla ilk sıcak temas 22 Kasım 1914'te Köprüköy ve Azap muharebelerinde gerçekleşmiştir. Osmanlı Ordusu, buradan, Sarıkamış ve Selim önlerine kadar gelmiştir ve burada her iki taraf da çok ciddî kayıplar vermiştir.
Durumun ciddiyetini kavrayan Rus Başkomutan II. Nikola, İngilizlerden ve Fransızlardan yardım istemek amacıyla Gürcistan'a gitmiş ve onlara Anadolu'da yeni bir cephenin açılması gerektiğini söylemiştir. Bunun üzerine, İngilizler ve Fransızlar Çanakkale cephesini açmışlardır.
3 üncü Ordu Komutanı, yani, bölgedeki 120 000 kişilik Osmanlı ordusunun komutanı Hasan İzzet Paşa -ki, aslında, Hasan İzzet Paşa, Enver Paşanın Harp Akademisinden hocasıdır- Enver Paşanın kış şartlarında Ruslara karşı bir taarruz düşüncesine karşı çıkarak, bu karda kışta teçhizatsız birlikleri savaşa sürmenin cinayet olacağını söylemiştir. Bunun üzerine Enver Paşa, Hasan İzzet Paşaya kızarak, eski hocasını görevden almış, 3 üncü Ordunun başına kendisi geçmiştir.
Değerli milletvekilleri, 3 üncü Ordu, 3 kolordudan oluşmakta idi, bunlar, 9, 10 ve 11 inci kolordular idi. Enver Paşanın sevk ve idare ettiği harekât kısaca şöyle gelişti:
22 ve 23 Aralık 1914'te, 11 inci Kolordu, Ruslarla cephe savaşına devam edecekti, 9 uncu ve 10 uncu Kolordu ise, Çatak, Oltu, Narman hattına ulaşacaktı. 24 Aralık 1914'te, 9 uncu Kolordu Sarıkamış'ın Bardız Köyüne vardı. Albay Hafız Hakkı Paşa komutasındaki 10 uncu Kolordunun büyük bir kısmı, taktik hatası sonucu, Kosor istikametinden kuzeye doğru, Ardahan'a kadar uzanan büyük bir kuşatmaya girişti. Bu harekâtta, yetersiz kış teçhizatı ve yetersiz lojistik destek ile dondurucu soğuk, büyük bir faciaya neden olmuştur.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
39 konuşma daha · 5 Ocak 2005