CHP Grubu önerisi münasebetiyle
Muğla Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)
Genel Kurul, 19. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Kasım 2023 · 406 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SAADET PARTİSİ GRUBU ADINA SELÇUK ÖZDAĞ (Muğla)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Cumhuriyet Halk Partisinin grup önerisi üzerine söz almış bulunuyorum. Yüce heyeti saygıyla selamlıyorum.
Yargıtay 3. Dairesi bir karar veriyor, bu kararda Anayasa Mahkemesinin üzerinde olduğunu söylüyor oysa ki Anayasa’da şöyle söyleniyor, Anayasa Mahkemesi kararları bağlayıcıdır, hem idare için hem de yargı için bağlayıcıdır ifadesi kullanılıyor. Eğer Adalet ve Kalkınma Partisine 2007 yılında kapatma davası açıldığında, o zaman Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının dedikleri yapılmış olsaydı, Anayasa Mahkemesi olmasaydı kapatılmıştınız; demek ki Anayasa Mahkemesine de ihtiyaç var. Yapılmak istenen şu, şöyle söylüyorlar… “Biz bir yandan yargıyı korkuturuz, bir yandan yargıya mesajlar veririz; biz istediğimizi yaparız, yargının üzerindeyiz.” diyorsunuz. Hani Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemiyle beraber yargı, yasama ve yürütme erkleri birbirinden ayrı olacaktı. Ayrı mı Allah aşkına, söyler misiniz bana? “Yasama ayrı.” diyebilir misiniz, “Yürütme ayrı.” diyebilir misiniz, “Yargı ayrıdır.” diyebilir misiniz? Rahip Brunson davasında, Deniz Yücel davasında, benim davamda, onlarca davada yargıya müdahale edilmedi mi? Edildi. Kim yargıya müdahale etti? Sayın Recep Tayyip Erdoğan müdahale etti. Doğru mu yaptı? İyi yapmadı, hiç iyi yapmadı. Kendisi yasamanın başındaydı, niye yürütmeye müdahale ediyordu, neden yargıya müdahale ediyordu? Yürütmeye de müdahale etti zaman zaman kendisi, doğru işler yapmadı ve size söylüyorum, bakın, biraz önce arkadaşımız söyledi “Bu kantar bir gün gelir sizi de tartar.” diye, tarttı zaten sizi, tartmadı mı? Geçmişte çok tarttı, çok ciddi bedeller ödediniz. Bir yandan parti kapatma davaları, daha önce geldiğiniz gelenekte yine aynı şekilde onlarca parti kapatma davaları oluştu. Türkiye, bu yargının bağımsız olmamasından, objektif olmamasından, tarafsız olmamasından çok ağır bedeller ödedi. Bir yandan, Türkiye'de aidiyet duygusunu geliştiremezsiniz; bir diğer yandan, Türkiye'nin ekonomisini kalkındıramazsınız, ileri seviyelere getiremezsiniz, hiçbir ülke buraya yatırım yapmaz. Nureddin Nebati ne diyordu? “Biz oligarşik bürokrasiye sizi ezdirmeyeceğiz, göreceksiniz bakın.” Hem de İngiltere’de söylüyordu. “Bizim Cumhurbaşkanımız var, gelin yatırım yapın.” “Bizim Cumhurbaşkanımız var, gelin yatırım yapın.” dediğiniz zaman yapmazlar bu yatırımı. “Bizim yargımız var, bizim yargımız adalet bahşeder ve adalet kesinlikle tarafsızdır, objektiftir, bağımsızdır, kimsenin mezhebine bakmaz.” demesi gerekiyordu.
Şimdi, burada… Yargıtay daha önce de çifte standartlı davrandı. Enis Berberoğlu “Düşen bilir, damdan düşen bir vatandaşım.” diye konuştu. Yarın aynı şeyler sizin de başınıza gelebilir. O nedenle ne olur, Anayasa Mahkemesi üzerine kesin vesayet kurmaya kalkmayın. Anayasa Mahkemesi üyelerine de sesleniyorum buradan, yargı üyelerine de sesleniyorum: Zaman zaman sizler de burada ihsasıreyde bulunuyorsunuz. Nasıl ihsasıreyde bulunuyorsunuz? Geçen gün Anayasa Mahkemesi Başkanı yine aynı şekilde bir davada şöyle söyledi: “AİHM sınırlarını aşıyor, yetkilerini aşıyor ama bir önümüze gelsin, göreyim.”
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
94 konuşma daha · 9 Kasım 2023