İYİ Parti Grubu önerisi münasebetiyle
Ankara Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 87. Birleşim · 4. yasama yılı · 28 Nisan 2026 · 293 kelime · yaklaşık 1 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)CHP GRUBU ADINA SEMRA DİNÇER (Ankara)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bugün Türkiye'de emeğin, alın terinin ve insan onurunun sermaye karşısında nasıl ucuzlatıldığının ve önemsizleştirildiğinin en acı örneklerinden birini konuşuyoruz. Doruk Madencilik işçileri 13 Nisanda başlattıkları mücadelelerini günlerdir Ankara Kurtuluş Parkı'nda açlık greviyle sürdürmeye devam ediyorlar. İşçiler perişan, eşleri perişan, çocuklar perişan. Bu insanların evinde tencere kaynamıyor, çocuklarının bayram sevinci ellerinden alınıyor çünkü bir şirket aylarca maaş ödememeyi, tazminatları gasbetmeyi, işçiyi ücretsiz izne zorlamayı kendine hak görüyor. Haklarını barışçıl bir şekilde kimseye zarar vermeden talep eden madencilerden mi korkuyorsunuz? Asıl korkusu olması gereken, işçinin alın terine çöken düzendir; asıl hesap sorulması gereken, emekçinin maaşına, kıdem tazminatına, çocuğunun ekmeğine göz dikenlerdir. Bu insanlar, gün yüzü görmeden yerin yüzlerce metre altında çalışan madenciler; depremde, selde, memleketin en zor günlerinde canını hiçe sayıp enkazın altına giren madenciler yani zor zamanlarımızda yanımızda olan madenciler.
Değerli milletvekilleri, tazminat ödemeyen patronlara ne yazık ki zorla alıştırıldık ama maaş ödememek nasıl bir vicdansızlıktır, anlamak mümkün değil. Açlık grevindeki bir madenci, elindeki pazar listesini gösterip "Param olmadığı için bunları alamadım." diyor. Peki, o listede ne var? Lüks değil, sadece tencere kaynasın istiyor. 1 kilo domates, 1 kilo salatalık, 3 kilo patates, 4-5 limon, 1 kilo soğan, 1 demet de maydanoz; yoksul bir evin suskunluğuna gömülmüş sofrası var orada. O isyanı izlediğinizde burnunuzun direği hiç sızlamadı mı? Bu tabloya hangi vicdan razı gelebilir? Gazete kuponu dağıtır gibi maden ruhsatı dağıttınız. Bu ülkede insanın etiyle, kemiğiyle, ucuzlaştırılmasına rağmen emeğin sömürüsüne de artık "Dur!" demediniz. Burada açıkça söylüyorum: Emek hırsızları bu toplumun ortak yarasıdır. Kim işçinin hakkına çöküyorsa, kim madencinin alın terini gasbediyorsa, kim çocukların ekmeğini çalıyorsa onun karşısında olmak hepimizin görevidir. Biz, direnen madencilerimizin yanındayız. Şimdi aldığımız bir habere göre madencilerimizin direnişi kazanımla sonuçlandı. Eylemlerini sonlandırma kararı aldılar.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
88 konuşma daha · 28 Nisan 2026