İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 108. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle

Şerafettin Kılıç

Antalya Milletvekili · Saadet Partisi (konuşma tarihinde; bugün Yeni Yol)

Genel Kurul, 108. Birleşim · 2. yasama yılı · 25 Temmuz 2024 · 452 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Şerafettin Kılıç (Saadet Partisi), 25 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle); konuşma 452 kelime.

Şerafettin Kılıç (Saadet Partisi, Antalya). “Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi münasebetiyle”. TBMM Genel Kurulu, 108. Birleşim tutanağı, 25 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serafettin-kilic-2024-07-25-vergi-kanunlari-ile-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dair-kanun (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126624

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

ŞERAFETTİN KILIÇ (Antalya)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.

Değerli milletvekilleri, görüşmelerini yapmakta olduğumuz 159 sıra sayılı Vergi Kanunları ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 10’uncu maddesi üzerine grubumuz adına söz aldım. Genel Kurulu ve ekranları başında bizleri takip eden aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, vergi, 85 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının her birinin emeğinin ve alın terinin bir miktarını hazineye vermesidir. Bir ülkede vergi, gelir dağılımında adaletin sağlanması için işlevsel bir araç olarak kullanılabilir; nitekim, sosyal devletlerde böyledir. Vergiden murat edilen sadece hazine gelirlerini artırmak olmamalıdır, böyle yaklaşırsanız adaleti tesis edemezsiniz. Ülkemizde uygulanan vergi politikası, bırakın gelir dağılımında adaletin sağlanmasını, gelir adaletsizliğini daha da derinleştirecek şekilde kurgulanmıştır. Öyle ki toplumdaki azınlık kesimin millî gelirden aldığı pay son yirmi iki yılda arta gelmiş, bugün ortaya çıkan netice itibarıyla zengin bir azınlığa karşılık yoksulluk toplumumuzun geneline yayılmış durumdadır. Toplumun en zengin yüzde 20’lik kesimi toplam gelirin yarısını alırken en düşük gelire sahip yüzde 20’lik kesim ise gelirden sadece 5,4 oranında pay almaktadır.

Peki, zengin azınlık içerisinde çiftçilerimiz var mı? Emeklilerimiz veya küçük esnaflarımız, pazarcılarımız var mıdır? Milyonlarca asgari ücretli çalışan veya memurlarımız var mıdır? İstisnalar olsa da zengin azınlık içerisinde bu vatandaşlarımız yoktur. Nasırlı elleriyle toprağını eken çiftçimiz emeğinin ve alın terinin karşılığını alamazken faiz lobileri kâr rekorları kırıyor. Emeklilerimiz hayatta kalma mücadelesi verirken ihale kovalayan yandaşlar onlara 12.500 lirayı bile çok görüyor. Asgari ücretlilerimiz ay sonunu nasıl getireceğini kara kara düşünürken medya patronları gerçekleri çarpıtmanın karşılığında kazandıkları paraları saymakla meşgul oluyor.

Ne yazık ki emeğin ve alın terinin değil faizin, rantın ve yalanın para ettiği bir devirde yaşıyoruz. Yaşananlara hep birlikte tanıklık ediyoruz. Bu, acı bir tablodur. Bu tablo adaleti ve vicdanı savunan herkes açısından utanç duyulacak bir tablodur.

Değerli milletvekilleri, ben aslında kanun teklifinin 10’uncu maddesine dair söz aldım ancak konu vergi olunca maddeye gelmek biraz zaman alabiliyor. 2024 yılında bütçedeki tahminî açık 2 trilyon 652 milyar lira, faiz gideri 1 trilyon 254 milyar lira olarak tahmin edilmiş. En iyi ihtimalle, bu rakamlar aşılmasa bile yaklaşık 4 trilyon lira ek gelire ihtiyaç var demektir. Ülkemizin katma değer üreten yatırımı da olmayınca bu ihtiyaç nasıl karşılanacak? Elbette borçlanma veya vergi yoluyla.

Ancak burada asıl problem bu yükün dar gelirli vatandaşın sırtına yüklenmesidir. Market ürünlerine yapılan zamlar; temel gıda, et ve süt ürünleri, harçlar ve benzeri diğer vergilerle yapılan artışlar doğrudan dar gelirli vatandaşa yansımaktadır. Söz konusu teklifte müspet yanlar olmakla birlikte dar gelirli vatandaşın yükünü azaltacak bir içerik yer almıyor.

İlgili madde de özetle Vergi Usul Kanunu’nda değişiklik yapılmasını içermektedir; buna göre, usulsüzlük cezaları artırılıyor. Usulsüzlük cezalarının düşük kalması ve caydırıcılığın azalmış olması dolayısıyla cezaların artırılması doğru bir adım olarak düşünülebilir ancak bu cezalar mutlaka makul oranda artırılmalıdır, üstelik bu cezaların caydırıcılığı bir günde yitirilmiş değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

105 konuşma daha · 25 Temmuz 2024

Günün kaydı →
105 konuşmanın tamamı →