Genel Kurul · Açıklamalar
Balıkesir Milletvekili · CHP
Genel Kurul, 12. Birleşim · 5. yasama yılı · 3 Kasım 2026 · 1.110 kelime · yaklaşık 6 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Serkan Sarı (CHP), 3 Kasım 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: AÇIKLAMALAR); konuşma 1.110 kelime.
Serkan Sarı (CHP, Balıkesir). “Genel Kurul · Açıklamalar”. TBMM Genel Kurulu, 12. Birleşim tutanağı, 3 Kasım 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/serkan-sari-2026-11-03-aciklamalar (erişim: 3 Kasım 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=149404
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SERKAN SARI (Balıkesir)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Tabii ki son dönemde halkımızı, toplumumuzu, milletimizi derinden yaralayan ve ekonomik anlamda da ciddi bir krize dönüşen bu soygunun üzerinde durmadan geçmemiz mümkün değil. Cumhuriyet Halk Partisi Grubu olarak, fon krizi ne kadar iktidar tarafından örtülmeye çalışılsa da "Biz bunu cerrah hassasiyetiyle çözüyoruz, hiç merak etmeyin, gereğini yapıyoruz." denilse de şu güne kadar geldiğimiz noktada da dikkatimizi çeken birçok konu başlığı var. Sayın Başkan, milyonlarca vatandaşımız her gün bir kuruş fazla para kazanabilmek, evine bir dilim ekmek götürebilmek için mücadele ederken şu gün geldiğimiz noktada sermaye piyasalarında yaşanan bu kriz ve yaşanan şaibeler, yapılan ödemeler, tahsilatlar, tutuklamalar kim, ne, ne için yürüyor; belli değil. Soruşturma kapsamında 37 kişiden 18 milyar 340 milyon lira geri tahsilat yapıldığı söyleniyor ama sadece fon kriziyle ilgili olan toplam zararın -bugün iddia edilen rakamlar- 800 milyarın üzerinde olduğu. Yani, aslına bakarsanız, 800 milyarlık zarar var, toplanabilen para 18 milyar lira. Bu da 37 kişinin kendi gönül rızasıyla, yeni çıkarılan kanunla işte "Paranı getir, iade et, sorun çözülsün. Biz seni soruşturmayalım, suçluluğunu da iptal edelim." mantığı. Bu mantığın kabul edilmesi zaten anlaşılabilir bir şey değil. Kamunun vicdanı böyle, kendine göre uyduracağı kanun ve uygulamalarla çözüm üretemez, bu arkadaşlarla da ilgili hukuki işlemlerin gecikmeden başlatılması gerekiyor.
"Kişi başına 1 milyon lira ödeme yapılacak." denildi. Açıklanan rakamlara bakıyoruz, ortalama, neredeyse 250 bin lira civarında bir ödeme yapılabildiği gözüküyor. Vatandaşa vadedilen rakamlar tutmuyor ve sonuçta da insanların bir kısmı zenginleşip kaçırdığı paralarla refah içinde yaşarken devletine güvenen ve bu Hükûmetin, iktidarın kurmuş olduğu denetim sistemine inanan vatandaşlarımız bir bir zarar ediyor, iflas ediyor, mağdur oluyor. Bunun yansımalarının önümüzdeki günlerde çok daha derin olacağı aşikâr. Bu servetler hangi işlemlerden elde edildi, kimler zamanında çıktı, kimler milyonlarca lira para kazanarak buralardan ayrıldı, önceden haber alma sistemi nasıl kuruldu, niye kuruldu, bu suç örgütünün başı kim, sorumlusu kim, bu suç örgütünden faydalanan kimler; açıklanmasını bekliyoruz. İddia edilen, 241 kişiden bahsediliyor, bu 241 kişinin listesi niçin açıklanmıyor? Şaşkınlıkla takip ediyoruz. Bugün yapılan toplantıda açıklanan "97 milyar lira ödeme yapıldı." deniyor. Geri iade 18 milyar lira alındı, aradaki rakam nereden karşılandı, bunun da şeffaf bir şekilde açıklanması lazım. İddia edildiği üzere kamu kaynağı kullanılmayacağı ifade ediliyordu ama bugün geldiğimiz noktada kamu kaynaklarının da bu süreç içerisinde nasıl heba edildiğini birazdan anlatıyor olacağım.
Şimdi, biz bekleriz ki demokratik bir ülke, hesap veren bir mekanizma ve milletin önünde de hesap sorulacak bir çatının altındayız. Çin'de geçtiğimiz günlerde Borsa Denetim Kurumu Başkanı yolsuzluklardan dolayı idam cezasına çarptırılmış. Bunlar sanırım Çin'de bizim kadar ağır yaptırımlar uygulayamıyorlar. Bizde biliyorsunuz, WhatsApp grubundan çıkarılıyorsunuz, parayı da iade ediyorsunuz, verdiğiniz bu ağır ceza karşısında da suçlular, muhatapları ciddi bir perişanlık yaşıyor. Arkadaşlar, aradaki tutuma bakıyor musunuz? Kamunun malına, halkın, milletin malına göz koyana karşı yapılan uygulama idam cezası. Tabii, idam olsun demiyoruz ama burada da yapılan işin de WhatsApp grubundan çıkararak, elindeki çaldığı parayı geri iade alarak bir cezalandırma yapmışçasına, bir ceza vermişçesine de bu tavır takınılmasını da kabul etmemiz mümkün değil.
Gayriciddi işliyor süreç. Buradan "Komisyon kurulsun, Meclis çatısı altında bir komisyon kurulsun." dedik "Yok, hayır. Biz yapıyoruz, biz inceliyoruz. Biz kendi kurulumuzu kurduk, kurulun temsilcileri gelecek, Meclise bilgi verecek." Plan ve Bütçe Komisyonuna gelindi, bilgi verdi, kim verdi? Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıncı, Borsa İstanbul Genel Müdürü Korkmaz Enes Ergun; bunlar şu anda örgütlü suç kurmaktan dolayı yargılandı, rüşvet almaktan dolayı tutuklandı. Bu ne ciddiyetsizlik ki Türkiye Büyük Millet Meclisine, Komisyona, milletvekillerine bilgi vermek için çağırdığınız adamlar bu işin sorumluları, bu işin suçluları ve tutuklanıyor, gözaltına alınıyor ve örgütlü suçlardan yargılanıyor bu isimler. Biz de aydınlandık bu arkadaşların verdiği bilgilerle. Böyle mi yürüyecek bu iş? Yazıktır, günahtır yani gerçekten insanın elini vicdanına koyması gerekiyor. Bir taraftan, Türkiye Sigorta Genel Müdürü Taha Çakmak 24 Ekimde tutuklandı 1 milyon dolar rüşvet aldığı için. Rüşveti ne için alıyor? Bu fondaki kaynağı büyütebilmek, bu yolsuzluk düzenini destekleyebilmek için. Ya, Türkiye Varlık Fonuna ait bir kurumdan bahsediyoruz. Bu kurum milletin kaynağıdır. Hani kamu kaynağı yoktu bu işte, hani kamu kaynağı, kamu zararı yoktu? Kamunun yönettiği Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik buraya para aktarmış, burada parasını heba etmiş, buradan rüşvet almış.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SERKAN SARI (Balıkesir)Bugün insanların "Yarın öbür gün bireysel emeklilikle belki üç kuruş gelir sağlayabilirim." diye para yatırdıkları bu rakamlar ne yazık ki birilerinin zenginleşmesine gitmiş. O yetmiyor, İşsizlik Sigortası Fonu'nun kaynaklarının da buraya aktarıldığı iddia ediliyor. Hangi devlet kurumlarının fona para aktardığının şeffaf bir şekilde açıklanması lazım. Bu talimatı kimler verdi, bu uygulamadan kimler zenginleşti, tek tek tespit edilmesi gerekiyor. Şu ana kadar görebildiğimiz, tespit edebildiğimiz; fon vurgununa karışan devlet kurumlarının, AKP iktidarının atadığı bütün bürokratların bu işin içinde olduğu gerçek. SPK'den Mahmut Sütcü, İbrahim Ömer Gönül, Erman Çete, BDDK'den, Takasbanktan, Borsa İstanbuldan, Türkiye Merkez Bankasından, Türkiye Sigorta, Maliye Bakanlığı, bütün kurum kuruluşların müdürleri, genel müdürleri, yöneticileri bu suçun ortağı. Nasıl oluyorsa AKP iktidarının bu gelişen süreçle ilgili hiçbir suçu, sorumluluğu yok. "Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çok üzülüyor." Bunları atayan kim, bu atama kararlarının altında kimin imzası var, soruyorum.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SERKAN SARI (Balıkesir)Bugün milletvekili ve Başbakan Yardımcısı Ertan Aydın, İhsan Çimen, Tarım Bakanlığından Mustafa Aksu, eski Bakan Fatma Betül Sayan, AKP'nin bütün bürokratları bu işin içerisinde. Milletin tek kuruşunun hesabını vermeden bu dosyanın kapanmasına da müsaade etmeyeceğiz. Ama öyle bir öz güven var ki bir taraftan, AKP milletvekilinin eşinin mal varlığına tedbir koyuluyor, o gece kaldırılıyor; bir bakanın veya bir üst düzey AKP siyasetçisi "Benim oğluma kimse el süremez, anasının karnından doğmadı." diye naralar atabiliyor. Hem suçlular hem güçlüler hem milletin parasına çöktüler.
Bu yaratılan tahribat sadece fonda değil. Borsada yarattıkları tahribatı da vurgulamadan geçmem mümkün değil. 1987'den beri bu düzeyde bir düşüş hiç yaşanmadı. Yedi hafta boyunca yaklaşık yüzde 25'e yakın bir düşüş yaşandı ve bu kırk beş günlük süreçte borsada yaratılan değer kaybı 8 trilyon 660 milyar TL. Yazıktır günahtır, bu milletin parasıdır, bu kamunun parasıdır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, son dakikayı veriyorum.
SERKAN SARI (Balıkesir)Evet Başkanım, teşekkür ediyorum.
Ve sonuç itibarıyla bu ülkede yapılan bu soygunun, bu yolsuzluğun... Borsadaki 8 trilyon, beraberinde fonda 800 milyarın üzerinde kayıp. Milyarlarca lira para talan edildi. Bunu nasıl ödediler? AKP iktidarı yirmi üç yıllık iktidarı boyunca toplam 4.053 şirket, fabrika, liman, Sümer Holding, Şeker Fabrikaları, Karayolları araç muayene istasyonları, TELEKOM, PETKİM, TÜPRAŞ, SEKA gibi kurumlardan 65,5 milyar lira özelleştirme yaptı, cumhuriyetin bütün değerlerini sattı ve bu sattığı, yarattığı krizin neredeyse üçte 1'ini bile karşılamıyor. Yazık, yazık! Vicdan, vicdan! Burada yaratılan şu andaki kayıp, 2027 bütçesinin üçte 1'ini oluşturuyor. Şimdi de vatandaşımıza, köylümüze, çiftçimize, işçimize, emekçimize umut vereceğiz. Neyle, kim, hangi iktidar, hangi güçle, hangi bütçeyle, hangi anlayışla?
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SERKAN SARI (Balıkesir)Son olarak toparlıyorum Başkanım.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
52 konuşma daha · 3 Kasım 2026