İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 87. BİRLEŞİM · SALI

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Sevahir Bayındır

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 87. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Nisan 2008 · 555 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sevahir Bayındır, 8 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 555 kelime.

Sevahir Bayındır (Şırnak). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 87. Birleşim tutanağı, 8 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2008-04-08-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 119 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 45’inci maddesinde değişiklik yapılmasına ilişkin söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Görüşmekte olduğumuz kanun, sağlık hizmetlerinin sözleşmeli kamu ve özel sağlık kurumlarından, piyasa koşullarında satın alınmasını öngörmektedir. Bu durumda, temel hedefi toplumsal yarar olan kamu sağlığı kurumları ile temel hedefi kâr olan özel sağlık sektörünün piyasa koşullarında rekabeti kaçınılmaz olacaktır ve buna göre Türkiye, sağlık sistemi ağırlıklı olarak özel sağlık sektörüne dayalı bir yapı ortaya çıkaracaktır. Bunun anlamı: Sağlıkta özelleştirme, toplumun geniş kesimleri için sağlık hizmetlerine ulaşmayı engelleyeceği gibi genel sağlık sigortasının finansmanını da imkân hâle getirecektir.

Bu nedenle, kanun kapsamında sunulan sağlık hizmetleri Sağlık Bakanlığı ile iş birliği içerisinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından üretilmeli ancak istisnai koşullarla sınırlı olmak üzere sözleşmeler yoluyla satın alınma yoluna gidilmelidir. Dışarıdan hizmet satın alınma durumunda, öncelikle diğer kamu sağlık kurumları ve tıp fakülteleri tercih edilmelidir.

Sağlıkta özelleştirmenin en temel pratik uygulaması olan ilave ücret uygulaması, sağlık hizmetinin bir hak olmaktan çıkarılıp paralı hâle getirilmesidir. Kamu ve özel sağlık sektöründeki maliyet farkları gerekçe gösterilerek sözleşmeli özel sağlık hizmeti sunucularının belirlenen sağlık hizmetlerinin yüzde 20’sine kadar ilave ücret talep edilmesi, sabit bir değer olmayan maliyet farkları, ağır koşullarda vatandaşların çok daha fazla bedeller ödemesine yol açacaktır.

Hayati öneme sahip olmama ve alternatif tedavilerin bulunmaması gibi hususlar göz önüne alınarak, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu tarafından belirlenen “istisnai sağlık hizmetleri” tanımı muğlak ve bilimsellikten uzaktır. Böyle bir tanıma dayanarak belirlenecek sağlık hizmetlerinde özel sağlık sektörüne yüzde 300’e kadar ilave ücret alma yetkisi tanınması, bu ödemeyi yapamayacak yurttaşları bu hizmeti almaktan mahrum etmektir.

Hastaneye yatan bütün yurttaşların en uygun ortamlarda ve en iyi koşullarda bakım hizmetini alma ihtiyacı ve hakkı vardır. Koğuş tarzı ortamda sağlık hizmeti almanın temel kriter olarak ele alınması ve bunun dışındaki hizmetlerin “lüks” olarak tanınması, “yoksullukta eşitlik, paralılara hizmette ayrıcalık” anlamına gelmektedir. Otelcilik hizmeti tanımına dayanarak yüzde 300’e kadar ilave ücret almak, eşitlik ve sosyal devlet anlayışıyla bağdaşamaz. Cezaevlerine müdahale dahi koğuş sisteminden çıkıp tek kişilik hücre evleri benimsenirken; sağlık sisteminde, sağlık hizmetinin verildiği, kişinin psikolojik, sosyal, bedensel sağlıklı bir ortamda tedavi görmesini sağlamayı bir hedef hâline getirmek gerekirken, bundan yararlanma şartının cezalandırılma olarak topluma dayatılması nasıl tanımlanabilir, takdirinize sunuyorum.

Tıp fakültelerinde sağlık hizmetleri doğrudan öğretim üyeleri tarafından veya sorumluluğunda sunulmaktadır. Tedavisi ancak bir tıp fakültesinde ve bir öğretim üyesi tarafından yapılabilecek bir hastalığı olan yurttaşlardan yüzde 300’e varan miktarda ücret talep etmek bir tür cezalandırmadır. Sanki hastalığa gönüllü davetiye çıkarmış gibi vatandaş bu yüksek bedeli ödemeyecek ve tedaviden mahrum edilecektir.

Yine, alternatif tedavi talep eden hastalar için de ilave ücret talep edilmesi cezalandırılmadır. Paran kadar sağlık! Hayati önemi haiz olmayan ayakta tedaviler ile diğer protez, ortez, tıbbi araç gereç ve ilaçlardan yüzde 20’lik katkı payı alınması kaldırılmalı ve bu muğlak tanım giderilmelidir.

Toplumun önemli bir bölümü ailesi, çocukları…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Bayındır.

SEVAHİR BAYINDIR (Devamla)Yani felsefesinde bu sağlık hizmetlerinin ya da programının ya da tasarısının ayrıcalıklılığı… Yine ayrıcalıklı kesimlere her türlü ayrıcalıklı hizmeti sunmak, bilimsel gelişmiş tıbbi imkânlardan, hizmetlerden faydalandırmak… Büyük çoğunluğu yoksul olan ve katkı payıyla cezalandırılacak toplumun geri kalanı da en geri koşullarda ya da kıt kanaat koşullarla terbiye edilmeye çalışılacaktır ya da ikna edilmeye çalışılacaktır.

Yani öz olarak demek istediğim: Bu sağlık yasa tasarısıyla ayrımcılık derinleştiriliyor. Bu, hangi adalete sığar, yine sizin takdirinize sunuyorum.

Dolayısıyla, önergemizi desteklemenizi bekliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

31 konuşma daha · 8 Nisan 2008

31 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook