İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 91. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Sevahir Bayındır

Şırnak Milletvekili ·

Genel Kurul, 91. Birleşim · 2. yasama yılı · 16 Nisan 2008 · 536 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sevahir Bayındır, 16 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 536 kelime.

Sevahir Bayındır (Şırnak). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 91. Birleşim tutanağı, 16 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2008-04-16-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşmekte olduğumuz maddeye ilişkin verdiğimiz önerge üzerine söz almış bulunuyorum. Hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Üçüncü haftasına giriyor, bu yasa üzerine tartışıyoruz ve bu yasanın esasına ilişkin itirazımızın olduğunu her seferinde ifade ettik. Bu esası teşkil eden en temel yönlerinden biri de kadına ilişkin pozitif ayrımcılık ilkelerinin gözetilmemesidir.

Şimdi, bu yasa tasarısı sunulurken Sayın Bakan şunu diyordu: “Bu, elli yıllık perspektifimizi içeriyor.” Ben de ILO’nun 2010’da öngördüğü kadınlara ilişkin perspektif düşüncelerini paylaşmak istiyorum sizlerle ve şunu söylemek istiyorum: Yani 2010 yılı 2060’dan sonramı geliyor acaba? Nasıl bunu kapsama alacağız? Uluslararası Çalışma Örgütü, ev işleri, temizlik, bebek ve yaşlı bakıcılığı gibi işlerde hizmet verenlerin insan onuruna yakışır iş koşullarına kavuşması için yeni bir sözleşme hazırlığındadır. Alınan bilgiye göre, ILO Yönetim Kurulunun son toplantısında konunun 2010 yılında gerçekleştirilecek olan 99’uncu Uluslararası Çalışma Konferansı’nın gündemine alınması ve bu işlerle ilgili yeni bir sözleşme oluşturulmasını kararlaştırıldı.

Konfederasyonun tespitlerine göre özellikle kadınların yoğun olduğu bu işlerde çalışanlar, düşük ücret, sosyal güvenlik kapsamı dışında çalışma, cinsel taciz, zorla çalıştırma ve fazla çalıştırma gibi uygulamalara maruz kalıyor. Çok sayıda ülkede bu konuda bir yasal düzenleme bulunmuyor. Türkiye’de ise özellikle ev işlerinde çalışanlar İş Kanunu kapsamında değerlendirilmiyor. Türk-İş, söz konusu sektörlerde çalışanların İş Kanunu’nun koruyucu hükümleri kapsamına alınmaları ve çalıştıkları süreler oranında sosyal güvenlik haklarından yararlandırılmaları gerektiğini belirtiyor.

Biz buradan şunu sormak istiyoruz: Kadın istihdamı için pozitif ayrımcılık şart, diyoruz. Bu, Avrupa Birliği kriterlerinin değişmez görevlerinden, ödevlerinden biridir. Bugüne kadar Meclisin ele aldığı yasal düzenlemelerde ne yazık ki bu ilkenin ihlal edildiğine, yani toplumun yarısının bu konuda göz ardı edildiğine, ihmal edildiğine her seferinde şahit oluyoruz. Bunun için, bu ihmaldir ki, bu yaklaşımdır ki her gün gazete sayfalarında tacize uğrayan, katledilen, intihar eden, intihar süsü verilen kadın cinayetleriyle karşı karşıya kalıyoruz ya da bunları okuyup geçiştiriyoruz. En son İtalyan “barış gelini” kadının başına gelenlerde olduğu gibi ibretle bu konuyu izlemiş olduk.

Şimdi, bir de şunu söylemek istiyorum: Kadının gelişmişlik düzeyi bu toplumun gelişmişlik düzeyiyse eğer, o zaman kadını erkeğe bağımlı kılmaktan vazgeçeceksiniz. Yani bu işinize gelmiyor biliyorum, bin yılların alışkanlığıdır, edinmişsiniz biliyorum ama eğer değişim ve gelişim iddianız varsa mutlaka ve mutlaka kadına dönük bu pozitif ayrımcılığı, her alanda olduğu gibi çalışma alanında da uygulamak zorundasınız. Ne yapmak gerekiyor bu konuda?

Bir: Yeni kadın işçilerin SSK primlerinin bir kısmı devlet tarafından mutlaka üstlenilmeli. Yani ödeme koşulları olmayanlar mutlaka devlet tarafından gözetilmeli.

Yine, gelir vergisinden istisna tutulan ücretliler arasına kadın emeğine dayalı olan çeşitli ücret tipleri dâhil edilebilinir.

Kurumlar vergisi açısından hesaplanan kurum kazancının tespitinde mükelleflerin indirebileceği giderler arasına kadın istihdamının artırılmasına katkı sunan sosyal hizmetlere yapılan destekler de dâhil edilebilir.

Yine, kamuda kadın girişimcilerine bir süre alım garantili uygulamalar yapılmalı, ihalelerde kadın girişimcilere öncelik verilmelidir.

Geçici ve yevmiyeli olarak ev hizmetlerinde çalışan kadınlar İş Kanunu kapsamına alınmalı ve ayrı bir kanun çıkarılmalıdır. Ev hizmetlerinde kaçak olarak çalışan göçmen kadınlar yasallaştırılmalıdır. “Eş değer iş, eşit ücret” ilkesi için nesnel bir iş, değerlendirme sistemi geliştirilmelidir. Kamu ve özel sektör kurum ve kuruluşlarında eşitliği sağlamak ve her türlü ayrımcılıkla mücadele etmek için kadın-erkek eşitliği büroları kurulmalı, büroların işleyiş kuralları bir yönetmelikle belirlenmelidir.

Bu çerçevede özellikle şunu da söylemek istiyorum: Bir zihniyeti değiştirmezsek eğer, bizim, kadınları sosyal yaşamda dezavantajlı konumdan, erkek egemenlikli şiddetin pençesinden kurtarmamız mümkün değildir.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

64 konuşma daha · 16 Nisan 2008

64 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook