Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)
Şırnak Milletvekili ·
Genel Kurul, 50. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Ocak 2010 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sevahir Bayındır, 20 Ocak 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ÜNİVERSİTE VE SAĞLIK PERSONELİNİN TAM GÜN ÇALIŞMASINA VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.: 418)); konuşma 574 kelime.
Sevahir Bayındır (Şırnak). “Üniversite ve sağlık personelinin tam gün çalışmasına ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.: 418)”. TBMM Genel Kurulu, 50. Birleşim tutanağı, 20 Ocak 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevahir-bayindir-23-2010-01-20-universite-ve-saglik-personelinin-tam-gun-calismasina-ve-bazi-kanunlar (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak)Evet.
BAŞKANBuyurun Sayın Bayındır.
SEVAHİR BAYINDIR (Şırnak)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; 418 sıra sayılı Yasa Tasarısı’nın 12’nci maddesi üzerinde verdiğimiz önerge hakkında konuşacağım. Barış ve Demokrasi Partisi adına sizlere saygılar sunuyorum.
Şimdi, bir süreden beri tam gün yasasının üzerinde değişiklik tartışmalarını yürütüyoruz. Parti olarak, bu tam gün yasasının tam bir aldatmaca olduğunu bir kez daha bu kürsüde hem siz sayın milletvekillerinin hem de sevgili halkımızın ve sağlık meslek örgütlerinin huzurunda tekrarlıyoruz: Bu yasanın adı “tam gün.” Evet, daha önce Türk Tabipler Birliği, sağlık emekçileri sendikaları, sağlık hizmetli sınıfı çalışanları, Sağlık Memurları Derneği, Sağlık Teknisyen ve Teknikerleri Derneği, Sosyal Hizmet Uzmanları Derneği, Tıbbi Laboratuvar Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Tüm Radyoloji Teknisyenleri ve Teknikerleri Derneği, Türk Medikal Radyoteknoloji Derneği, Sağlık ve Sosyal Hizmet Emekçileri Sendikası ve yine Türkiye Diyetisyenler Derneği “tam gün yasası” ismini kullanmışlardır. Ama sizin sunduğunuz bu tam gün yasasına karşı dün tüm Türkiye’de tam bir iş bırakma oldu ve siz bu iş bırakmanın gerekçesini ilgili kesimlerden, örgütlerden dinlemek ve anlamak yerine, âdeta meydan okurcasına “Sizi tam bir ezilmişliğe, tam bir sömürüye, tam bir sağlık riskiyle karşı karşıya bırakıyoruz.” diyorsunuz ve bugün de çıkıp televizyonlarda “Bunlar ideolojik mücadele veriyor.” diyorsunuz, “Sosyalizm mücadelesini veriyor.” diyorsunuz. Sosyal devlet kavramı tam da o sosyalist düşünceden gelmektedir. Eğer siz halkın, toplumun yani sosyal devletin gerekleri olan sosyal hizmetler, sağlık hizmeti, eğitim hizmeti, istihdam ve güvenli yaşam koşullarını oluşturmak ile kendinizi mükellef tutmuyorsanız, lütfen Anayasa değişikliğine gidin ve deyin ki: “Biz sosyal devlet değiliz. Biz bırakın yesinler, bırakın ölsünler devletiyiz.” Eğer siz kalkıp ideolojik olarak mücadele ettiklerini düşünüyorsanız Sayın Bakan, sizin bu yaklaşımınız da bir ideolojik yaklaşımdır. Yani liberal yaklaşımdır, “paran kadar sağlık” yaklaşımıdır, “paran kadar yaşa” yaklaşımıdır, “paran kadar oku” yaklaşımıdır, “paran kadar var ol” yaklaşımıdır. Yani hayat standartlarını siz kendi kabulleriniz sınırında tutuyorsunuz, yoksa insan haklarının temel evrensel kriterleri ölçeğinde bir yaklaşımınız söz konusu değildir.
Kendinizi böyle belli kavramların arkasına saklayarak ve toplumun her kesimine, mücadele eden, hakkını savunan herkese ya “öcü” ya “böcü” ya “ideolojik” ya “bilmem ne” diyerek nereye kadar gidebileceksiniz? Gidemezsiniz. Size “Dur!” diyecekler; en kısa zamanda, en yakın seçimde sizlere bütün bu halk “Dur!” diyecek.
O kış gününde, Ankara’nın göbeğinde, insanca yaşama hakkını ve iş güvenliğini isteyen Tekel işçilerini havuza atarak… Orayı plaj mı sanıyorsunuz? Dün Sayın Elitaş burada diyordu: “İşçiler beni ziyarete geldi.” Evet, bakın, onlar diyalogdan yana, sorunları ifade etmekten yana. Peki siz neden gazlı bombalarla onların üzerine gidiyorsunuz? Siz neden iş bırakan hekimleri başka şekilde itham ediyorsunuz? Sağlık çalışanlarına “Sosyalisttir bunlar.” deyip toplumun anlamını bilmediği, aslında sosyal devletin özünü oluşturan o sosyal yaklaşımın halk yararına olduğunu söyleyemiyorsunuz. Halkı, bu tür, onların bilmediği kelimelerle ya da yıllardan beri öcü diye gösterdiğiniz kelimelerle korkutarak kendinize yandaş bulamazsınız.
Bu nedenle bu saatten sonra bu tam gün yasası üzerine artık hiçbir şekilde konuşmayacağız…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun.
SEVAHİR BAYINDIR (Devamla)…ve bu tam gün yasasının bir an önce geri çekilmesini talep ediyoruz. Bütün çalışanların da talebi budur. Sizin tam gün yasanız, haftanın yedi günü ve yirmi dört saat durmadan çalıştırma yasasıdır, “hiçbir koruma altında olmadan, radyoloji çalışanları, daha fazla radyasyon alın, bebekleriniz anomalili doğsun, özürlü doğsun, siz erken yaşta ölün ve bize para kazanın” yaklaşımından başka bir şey ifade etmiyor ve bütün sağlık çalışanları da bununla karşı karşıyadır. O nedenle, kendimizi, sağlıklı düşünen, sağlıklı hizmet verebilen hekimlere ve sağlık personeline teslim edebiliriz. Siz, bu noktada, hem onların sağlığını bozmuş oluyorsunuz hem de halkın sağlığıyla oynamış oluyorsunuz. Buna hakkınız yoktur.
Hepinizi saygıyla selamlıyorum.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
37 konuşma daha · 20 Ocak 2010