İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 3. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Genel Kurul · Açıklamalar

Sevda Erdan Kılıç

İzmir Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 3. Birleşim · 5. yasama yılı · 7 Ekim 2026 · 759 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

CHP GRUBU ADINA SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir)Teşekkür ediyorum Başkanım.

Ben sözlerime dün kimlik kontrolü yaptığı sırada açılan ateş sonucu şehit olan polis memurumuz Ahmet Türkoğlu'na rahmet; ailesine, Emniyet teşkilatına ve yakınlarına da başsağlığı ve sabır dileyerek başlamak istiyorum; milletimizin başı sağ olsun öncelikle.

Sayın Başkanım, neredeyse otuz saattir muhalefetin verdiği araştırma önergeleri üzerine konuşmalar yapılsın diye uğraşıyoruz aslında bütün partiler. Geldiğimiz noktada neredeyse otuz saat oldu yani üç yüz saat de olsa biz bu konuda ısrarcıyız, araştırma komisyonu kurulana kadar bu Meclisin gündeminden biz bu konuyu kesinlikle düşürmeyeceğiz.

Şimdi, 455 bin 758 yatırımcının parası kalmış; aileleri, yakınları falan düşündüğümüzde milyonlarca insanı ilgilendiren bir konuyu konuşuyoruz burada. Şimdi, tabii, kriz diyoruz, fon krizi falan diyoruz ama aslında baktığımızda fon soygunu bu, o kadar da yumuşatmaya, kibarlaştırmaya da gerek yok; siyaset, bürokrat, yandaş bir araya gelmiş, böyle bir soygun yapmışlar. Maliye Bakanı 4 Kasım 2025'te bu konudan haberdar olduğunu söylemiş. Dönemin Cumhuriyet Başsavcısı SPK'ya yazı yazmış, hiçbir şey yapılmamış. Uluslararası endeks kuruluşları peş peşe uyarmış ülkeyi. Yani binlerce kilometre öteden bile her şey görülmüş ama maalesef burada sorumlu olan kurumların hiçbiri görmemiş, nasıl olmuşsa görmemişler. Şimdi, SPK ne yapmış, Borsa İstanbul ne yapmış bu süreçte, BDDK ne yapmış, MASAK ne yapmış onca şüpheli hareket varken? Ne yapmış? Hiçbir şey yapmamışlar.

Şimdi, birkaç gündür basında da birçok isim geçiyor. İşte, eski Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Erkan Kilimci'nin adı geçiyor, tutuklandı; Türkiye'nin en önemli ekonomi kurumlarından birinin üst düzey yöneticisi. İşte, eski Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci'nin de adı geçti, o da kendisini de mağdur olarak anlattı. Düşünün ülkenin ekonomisini yönetmiş bir isim bile burada kendini mağdur hissediyor, düşünün ki vatandaş ne yapsın şimdi? Kime diyelim ki "Siz dikkat etseydiniz!" yani, en üst kurumdaki Nihat Zeybekci bile "Mağdurum." diyor bu konuda. Ve tabii Fatma Betül Sayan Kaya konusu var. Şimdi, Fatma Betül Sayan Kaya eğer bir muhalefet vekili olsaydı ya da muhalif biri olsaydı, şimdi biz çarşaf çarşaf sabahın beşinde çekilmiş Fatma Hanım'ın gecelikli fotoğraflarını, videolarını; eşinin de pijamalı ya da giyiyorsa ropdöşambırlı videolarını izliyor olurduk herhâlde. Ama üzerinden on iki gün geçmiş, bugün lütfetmişler, davet etmişler ki gelsin de ifade versin diye. İşte, kaç gündür söylediğimiz; partiye göre, kişiye göre olaya göre hukuk olmaz. Eğer siz bu konuda bile, on iki gündür konuşulan konuda bile sadece davetle gözaltı yapıyorsanız, davet edip ifade alıyorsanız, o zaman kimseye, hiç kimseye güven veremezsiniz.

Şimdi, bir toplantı yapıldı, az önce Cumhurbaşkanı Yardımcısı da bahsetti bundan, bir toplantı yapıldı; sorumlular toplantıda, maalesef, iktidar partisinin yetkilileri toplantıda ama başından beri söylüyoruz, bu bir devlet kriziyse ve bu herkesi ilgilendiriyorsa o zaman diğer partilerin temsilcileri neden yok bu toplantıda? Sadece kanun teklifi verilecekmiş de, orada o görüşülecekmiş de bahanesini ben kabul etmiyorum kesinlikle yani bu bahane kesinlikle kabul edilebilir bir bahane değil ki biz burada kaç gündür oldukça yapıcı bir şekilde, ısrarla kimseyi suçlamadan, kimseyi zan altında bırakmadan "Gelin araştırma komisyonu kuralım." diyoruz ve gerekli duyarlılığı da gösteriyoruz. Ben beklerdim ki bu kadar konuşmanın arkasından iktidar vekilleri çıkıp desin ki "Yahu, kuralım bu komisyonu da biz de zan altında kalmayalım, araştırılsın, tüm toplum görsün, hangi yandaşlar bundan faydalanmış, kimler faydalanmamış." Ama maalesef iktidar kanadından da böyle bir ses çıkmadı şu ana kadar, herhâlde rahatsız olmuyor iktidar vekilleri bu konunun bu kadar konuşulmasından ama deselerdi, iki gündür bu kadar konuşacağımıza komisyonu şimdiye kadar çoktan kurmuştuk, üyelerini de belirlemiştik.

Şimdi, vatandaşın parasını kurtarmak için bir masa kuruluyor, bir masa etrafında toplanılıyor ama dışarıdan baktığınızda sorumluların itibarını kurtarma masasına dönüşmüş bu da, bakıldığında, katılımcılara bakıldığında. O yüzden ısrarla diyoruz: Siyasete, siyaset kurumuna vatandaşın güvenmesi için vatandaşın gündemi olan konuları Mecliste çözmek zorundayız, bunu başka kurumlara bırakarak değil. Burada komisyon kurulur, bütün gruplar üyelerini verir, burada şeffaflıkla bu konu konuşulur ve artık bu kriz bir şekilde aşılmak zorunda çünkü bu sadece fona para yatıranları etkilemiyor ki. Şimdi vatandaş soruyor, kimisi diyor ki: "Benim param ne olacak?" Kimisi diyor ki: "Acaba bunun faturasını da mı ben ödeyeceğim?"

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun, tamamlayın.

SEVDA ERDAN KILIÇ (İzmir)Kimisi de diyor ki: "Acaba yapanın yanına kâr mı kalacak yine?" diye herkesin kafasında bu soru; çarşıda, pazarda, kahvede sadece bu konu konuşuluyor. Şimdi, eskiden benim küçüklüğümde Fak-Fuk Fon diye bir kurum vardı. Bu dile geldiğinde fakire fukaraya yardım fonu akla gelirdi. Şimdi, maalesef, şu yaşadığımız krizde "Fak-Fuk Fon" dendiğinde aklımıza artık şu geliyor: Fakirden fukaradan alıp yandaşa aktarılan fon geliyor. Artık bu saatten sonra Fak-Fuk Fonu kimse "fakir fukara" diye hatırlamayacak bugünden sonra. Yani fakirleşen vatandaş fonlanan ayrıcalıklar ülkesine dönmüş durumdayız maalesef. O yüzden başından beri söylüyoruz. Bunu çözmenin bir yolu var Meclis araştırma komisyonu kurulması diyorum, Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

54 konuşma daha · 7 Ekim 2026

Günün kaydı →
54 konuşmanın tamamı →