İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 128. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)

Şevket Köse

Adıyaman Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 128. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Temmuz 2008 · 572 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Şevket Köse (CHP), 9 Temmuz 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRİK PİYASASI KANUNU VE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.:249)); konuşma 572 kelime.

Şevket Köse (CHP, Adıyaman). “Elektrik piyasası kanunu ve bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.:249)”. TBMM Genel Kurulu, 128. Birleşim tutanağı, 9 Temmuz 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sevket-kose-23-2008-07-09-elektrik-piyasasi-kanunu-ve-bazi-kanunlarda-degisiklik-yapilmasina-dai (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)Ben konuşacağım efendim.

Sayın Köse, buyurunuz.

ŞEVKET KÖSE (Adıyaman)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; verdiğim önerge üzerinde söz almış bulunmaktayım. Bu vesileyle yüce heyetinize saygılarımı sunarım.

Değerli arkadaşlar, ülkemiz enerji kaynaklarına yakınlık açısından dünyadaki en şanslı yerlerden biridir. Sadece yer altı kaynakları açısından değil, su, rüzgâr ve güneş gibi enerji kaynakları açısından da zengin bir coğrafyanın ortasında bulunmaktayız. Maalesef bu kaynaklardan yeteri kadar yararlanamamaktayız.

Değerli milletvekilleri, enerjimiz de tıpkı ekonomimiz gibi dışa bağımlı durumdadır. Yabancı bir ülke “Vanayı kısıyorum.” dediği zaman ne yapacağımızı bilemiyoruz. Oysa rüzgârımız var, güneşimiz, suyumuz var. Bunlardan neden yeterince yararlanamıyoruz? Su, güneş ya da rüzgâr gibi enerji kaynaklarını kullansaydık bugün nükleer enerjiyi tartışmazdık, insanlarımızın yaşamını tehlikeye atan sistemleri konuşmazdık.

Değerli milletvekilleri, son günlerde ekonomide yaşanan kötü gidişin nedenlerinden biri enerji piyasasında yaşanan sorunlardır. Arz eksikliği nedeniyle yaşanan ve içinde olduğumuz temmuzda başlayan otomatik fiyatlandırmayla tüketici mağdur duruma düşecektir. Otomatiğe bağlanan zamlar elektrik dışında kömür ve doğal gazda da yaşanacaktır. Yani enerji piyasasındaki kötü gidişin ne derece önemli boyutta olduğunu görmekteyiz. Son altı yılda kamunun enerji alanına yatırım yapmaması arzın kısıtlı kalmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda kâr garantili elektrik üretimi dayatmasına teslim olunmuştur. Dolayısıyla devlet denetimi olmayan piyasa koşulları yaratılmıştır.

Sayın arkadaşlar, son yıllarda yaşanan küresel ısınma sorunu enerji piyasasını olumsuz yönde etkilemektedir. Küresel ısınmanın etkisiyle barajlardan sağlanan hidroelektrik enerjisinin yüzde 70 oranında azaldığı bilinmektedir. Millî Güvenlik Kurulu toplantısında yapılan sunuma göre, 2009 yılından itibaren şu an var olan 30 bin megavat enerji üretimi Türkiye’ye yetersiz gelecektir. 2016 yılına gelindiğinde Türkiye’nin enerji açığının yüzde 40’ın üzerine çıkması beklenmektedir. 2015 yılına kadar yılda ortalama yüzde 8,4 oranında artması beklenen elektrik talebinin karşılanması için tedbir olarak, 8.778 megavat rüzgâr ve hidroelektrik, 17.820 megavatı termik olmak üzere, toplam 26.298 megavat yeni kapasite ilavesine gerek duyulacaktır. Bu da Türkiye’de kurulu olan 30 bin megavatlık bir enerji ihtiyacına neredeyse eş değerdir. Elektrik sektöründe yaşanan sıkıntı yalnızca tüketicinin mağdur olmasıyla sonuçlanmayacaktır.

Değerli milletvekilleri, sayın arkadaşlarım; elektrik sektörü sıkıntısı enflasyon artışı getirecek, sanayinin girdi fiyatlarında yükselme yaşanacak ve sanayicilerimizin kârını azaltacaktır. Denetimsiz bir elektrik sektörü olduğundan dolayı halkın parası garantili kâr adı altında özel sektöre aktarılacaktır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Adıyaman’da yaşanan enerji sorunu, tüm Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde ve bu bölgenin tarım arazilerinin olduğu yerlerde kendini belirgin bir biçimde hissettirmektedir. Tarımsal sulama alanlarında çiftçiler enerjiyi çok yüksek fiyatta kullanmaktadır. Ayrıca teşvik ve destekleme yeteri kadar yapılmayınca köylüler mağdur durumdadır. Köylüler elektrik borçlarını ödeyemiyor. Sayın Bakana yazılı olarak durumu sordum, aldığım yanıt Adıyamanlı köylünün içerisinde olduğu çıkmazı göstermektedir. Adıyaman’da tarımsal sulama amaçlı elektrik kullanan abone sayısı 2.117’dir.

Şimdi vereceğim rakamlara lütfen dikkat ediniz. Adıyaman’da abonelerin, 23 milyon 500 bin YTL’si anapara olmak üzere faizlerle birlikte toplamda yaklaşık 40 milyon YTL borcu bulunmaktadır. Kısacası, Adıyamanlı köylü borç batağı içerisindedir. İnsanlarımızın psikolojisi bozuluyor, bu yüzden insanlarımız ya intihar ediyor ya da çoluk çocuğunun canına kıyıyor. Bu kötü gidişin önüne geçebilmek için, Adıyaman ve Adıyaman gibi illerimizde tarımsal sulama amaçlı kullanılan elektrik en az yüzde 50 ucuz olmalıdır diye düşünüyorum.

Yine, benzer sorunu sanayicilerimizle iş adamlarımız yaşamaktadır. Göçün ve yoksulluğun yaşandığı Adıyaman’da ve diğer bölgelerdeki illerimizde olduğu gibi sanayicilerimizin ve iş adamlarımızın yaşadığı sorunun önüne geçebilmek için, yeni düzenlenen teşvik yasasında bu konuya da çözüm bulunmalıdır. Örneğin Adıyaman gibi illerde enerji desteği verirken en az 10 değil, 5 işçi çalıştırma şartı konulmalıdır diye düşünüyorum.

Yine, teşvik bölgesinde yaşayan insanlarımızın konutlarında ve esnaflarımızın iş yerlerinde kullandıkları elektrik en az yüzde 30 oranında ucuz verilmelidir diye düşünüyorum.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ekonomik olarak…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

52 konuşma daha · 9 Temmuz 2008

52 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook