İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · CUMARTESİ

Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komitenin yayınladığı Türkiye'ye dair sonuç gözlemleri raporuna, Nobel Ödülü almış 69 ismin İmralı'da yaşanan tecride dair gönderdikleri mektuba, kadınların düğünde Kürtçe türküyle halay çektikleri gerekçesiyle gözaltına alındıklarına, Çorum L Tipi Cezaevinde Meclis TV'nin yasaklanmasına, 20 inşaat şirketinden 8'inin sıfır vergi ödediğiyle ilgili habere, İsrail'e ihracata devam edildiğine ve olimpiyat meşalesi koşusuna bir Kürt sporcunun katılmasına ilişkin açıklaması

Sezai Temelli

Muş Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 110. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Temmuz 2024 · 566 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Sezai Temelli (DEM Parti), 27 Temmuz 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komitenin yayınladığı Türkiye'ye dair sonuç gözlemleri raporuna, Nobel Ödülü almış 69 ismin İmralı'da yaşanan tecride dair gönderdikleri mektuba, kadınların düğünde Kürtçe türküyle halay çektikleri gerekçesiyle gözaltına alındıklarına, Çorum L Tipi Cezaevinde Meclis TV'nin yasaklanmasına, 20 inşaat şirketinden 8'inin sıfır vergi ödediğiyle ilgili habere, İsrail'e ihracata devam edildiğine ve olimpiyat meşalesi koşusuna bir Kürt sporcunun katılmasına ilişkin açıklaması); konuşma 566 kelime.

Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Birleşmiş Milletler İşkenceye Karşı Komitenin yayınladığı Türkiye'ye dair sonuç gözlemleri raporuna, Nobel Ödülü almış 69 ismin İmralı'da yaşanan tecride dair gönderdikleri mektuba, kadınların düğünde Kürtçe türküyle halay çektikleri gerekçesiyle gözaltına alındıklarına, Çorum L Tipi Cezaevinde Meclis TV'nin yasaklanmasına, 20 inşaat şirketinden 8'inin sıfır vergi ödediğiyle ilgili habere, İsrail'e ihracata devam edildiğine ve olimpiyat meşalesi koşusuna bir Kürt sporcunun katılmasına ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 27 Temmuz 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2024-07-27-birlesmis-milletler-iskenceye-karsi-komitenin-yayinladigi-turkiye-ye-d (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=126806

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SEZAİ TEMELLİ (Muş)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; İsviçre'nin Cenevre kentinde 8 Temmuzda başlayan Birleşmiş Milletler İşkence ve Diğer Zalimane, İnsanlık Dışı ya da Aşağılayıcı Muamele ya da Cezaya Karşı Komite, Türkiye'ye dair sonuç gözlemleri raporu yayınladı. Rapor 50 maddeden oluşuyor, içinde yok yok; o denli geniş bir rapor ki her türlü ihlal gerçekleşmiş durumda. Tabii, bu rapor yayınlanırken aynı zamanda İmralı’da devam eden mutlak tecride dair konu da gündeme geldi. Bu konuda Türkiye'den katılan bürokratlara çeşitli sorular soruldu. Neden disiplin cezasının kendisini bu denli tekrar ettiği ya da orada hak ihlallerine dair nelerin olduğu, yasalarla bunun ne kadarına izin verilip verilmediği gibi oraya katılmış olan heyete sorular soruldu. Heyetin yanıtı manidardı: “Bunu size yazılı olarak yanıtlayacağız.” Yani bir heyet gidiyor, Türkiye'deki mevcut durumdan bihaber ya da bihaber olmak istiyor, orada yanıt vermiyor. Dolayısıyla aslında biz o yanıtın ne olduğunu biliyoruz. O yanıt, olsa olsa şu olacaktı, bu da verilebilir bir şey değil; “Biz yasaları ihlal ediyoruz. Biz hukuk devletini, hukuku tanımıyoruz.” olması gerekir çünkü bu verilen disiplin cezaları bir yasa ihlalidir, bir hak ihlalidir, insanlığa dair bir suçtur çünkü işkence suçudur.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Nobel Ödülü almış 69 isim İmralı’da yaşanan tecride dair bir deklarasyon yayınladılar, bir mektup gönderdiler; Öcalan’ın serbest bırakılmasını ve askıya alınan müzakerelerin yeniden başlatılmasını talep ettiler. Bu mektupta imzası olan çok değerli Nobel Ödülü sahipleri var, onların birkaçından bahsetmek istiyorum. 2003 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Coetzee, 2006 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi değerli yazarımız Orhan Pamuk, 2009 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi Herta Müller, 2003 Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi, 2020 Nobel Fizik Ödülü sahibi Roger Penrose.

Evet, bu mektupta dile getirilenleri biz de savunuyoruz; Kürt meselesinin demokratik çözümü için, tüm sorunlarımızdan kurtulmanın belki de en önemli adımının atılması için müzakere sürecinin bir an önce başlatılmasını istiyoruz. Geçmişte başlatılmıştı, Türkiye halklarının umudu olmuştu o müzakere süreci ve aynı iktidar yine iktidardaydı. Dolayısıyla, bu hafızayı silmeden bu hafızayı bir kez daha hatırlatmak istiyoruz. Bakın, müzakereden vazgeçmenin bedelini Türkiye on yıldır ödüyor, her alanda ödüyor ve toplumsal barış giderek her hâliyle çökertilmeye devam ediliyor, bunun örneklerini her gün yaşıyoruz; cezaevindeki hak ihlallerinden Kürtçeye, Kürt halkına yönelik türlü türlü saldırganlıklar da görüyoruz.

Bakın, burada bir fotoğraf var, bu fotoğrafı herkese göstermek istiyorum. Ne görüyorsunuz bu fotoğrafta? Bu fotoğrafta düğünde halay çeken kadınlar var. Evet, düğünde halay çeken kadınlara yönelik Siirt Valisi halkın huzurunun kaçırıldığını söylüyor. Düşünebiliyor musunuz düğünde halay çekiyor diye gözaltına alındılar. Size şu soruyu sorayım: Siz düğüne gittiğiniz de ne yapıyorsunuz? Gerçekten merak ediyoruz. Düğünde halay çekilir, türküler söylenir, eğlenilir, o mutlu gün düğün sahipleriyle paylaşılır ama düğüne, halaya giden kadınlar tutuklandılar, gözaltına alındılar. Şimdi, bunun nedeni -bu, Mersin’de başladı, Ağrı’da devam etti, şimdi de Siirt'te yaşanıyor- halkın huzurunu kaçırmaymış. Daha önce de burada dile getirdik; örneğin, Kürtçe tiyatrolar yasaklandı, Türkiye'de Kürtçe şarkı söyleyenlere yönelik saldırılar oldu. Oysa iktidar hep şunu söylüyordu: “Bizim zamanımızda artık Kürtçenin önündeki engelleri kaldırdık. Kürtçe televizyon var, Kürtçe radyolar var, Kürtçe tiyatrolar var, düğünlerde Kürtçe söyleniyor, hiçbir yasak kalmadı.” diye burada bunu defalarca dile getirdiler, biz de defalarca yasakları dile getirdik. Artık bu konuda iktidar bir karar vermeli ve demokrasiden, hukuktan, adaletten yana, insan haklarından yana tavrını netleştirmeli çünkü bu yasaklar artık tahammül edilebilir yasaklar değil, kaldı ki bir mantığı bile yok. Yani düğünde halay çeken kadınlar Kürtçe şarkıyla halay çekiyor diye tutuklanır mı ya, böyle bir şey olabilir mi? O yüzden de bunlara son verilmesini istiyoruz ama vaka bitmiyor.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

88 konuşma daha · 27 Temmuz 2024

Günün kaydı →
88 konuşmanın tamamı →