Kayyum atamalarına, kumpas davalarına, tecride ve bunlarla yapılmak istenene, şafak operasyonuyla gözaltına alınanlara ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde yaşananlara ve birleşime ara verilme nedenine ilişkin açıklaması
Muş Milletvekili ·
DEM Parti
Genel Kurul, 23. Birleşim · 3. yasama yılı · 26 Kasım 2024 · 507 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Kaynak göster
Sezai Temelli (DEM Parti), 26 Kasım 2024 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Kayyum atamalarına, kumpas davalarına, tecride ve bunlarla yapılmak istenene, şafak operasyonuyla gözaltına alınanlara ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde yaşananlara ve birleşime ara verilme nedenine ilişkin açıklaması); konuşma 507 kelime.
Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Kayyum atamalarına, kumpas davalarına, tecride ve bunlarla yapılmak istenene, şafak operasyonuyla gözaltına alınanlara ve Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü'nde yaşananlara ve birleşime ara verilme nedenine ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 23. Birleşim tutanağı, 26 Kasım 2024. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2024-11-26-kayyum-atamalarina-kumpas-davalarina-tecride-ve-bunlarla-yapilmak-is-2 (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=128976
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)SEZAİ TEMELLİ (Muş)Teşekkür ederim.
Sayın Başkan, sayın milletvekilleri; evet, bir darbe suçuyla karşılaşmaya devam ediyoruz. 4 Haziranda Hakkâri'de başlayan, sonrasında Esenyurt'ta devam eden, sonrasında Mardin, Batman, Halfeti'de kayyum atanan süreçle en son Dersim ve Ovacık'a da kayyum atayarak âdeta yoluna devam etmek istiyor darbeciler. Evet, bir darbe suçudur dedik, burada defalarca dile getirdik, maalesef bu vesayet rejiminin altında bu Meclis buna karşı herhangi bir adım atmadı.
Şimdi, tüm muhalefet partileri olarak bir kanun teklifini hazırladık ve Meclise sunduk. Dolayısıyla, bu darbe suçunu ortadan kaldırmak adına birlikte hareket etme zamanı gelmiştir. Bu çağrıyı biz iktidar partisine ve ortağına da yapıyoruz. Bu Meclis üzerindeki vesayete hep birlikte son vermek zorundayız, son vermezsek bu darbeler devam eder.
Size bir darbe fotoğrafı göstereyim. Bakın, burası Dersim, dolayısıyla kayyum darbesinden sonra belediye binasını görüyorsunuz; binayı göremiyorsunuz çünkü belediye binası polis barikatının ve betonların arkasında. Tıpkı oraya atanan kayyum gibi, belediye binasında saklanan kayyum gibi belediye binasını âdeta ablukaya almışsınız; işte bu, darbenin fotoğrafıdır. Bu darbeye karşı çıkmadığımız sürece bu vesayet buranın iradesini de gasbetmeye devam edecektir. Meclisin önemli sorumlulukları vardır ve bundan kaçamaz.
İçişleri Bakanlığına tabii ki defalarca bu görüşümüzü ilettik. İçişleri Bakanı bir seçilmiş olmadığı için, dolayısıyla halkın iradesi ve onun sandığa yansıması ve onun sonuçlarının ne olduğu konusunda bir fikri olmadığı için bu darbe kanunlarına sımsıkı sarılıyor olabilir ama Anayasa'ya aykırıdır, hukuka aykırıdır, dolayısıyla kuvvetler ayrılığının en önemli merkezi olan Meclisin iradesine de aykırıdır.
Evet, dönüp baktığımızda, Dersim'de yaşanan gerçekten içler acısı bir durumdur. Belediye Eş Başkanımız Cevdet Konak yolda yürürken önü kesiliyor, trafikte karar tebliğ ediliyor kendisine. Telaşa bakın, neden bu telaşta, devletin bu uygulamasının altında ne yatıyor; bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Ama bunu anlayabileceğimiz iki tane fotoğraf var; bir tanesi 1920'lerin umumi müfettişlerinin atandığı illerin haritası yani yüz yıl öncenin haritası, diğeri sizin döneminizde kayyum atanan illerin haritası. Şimdi, biz, trafikte yol kesmenin tarihî hafızasının izini işte burada görüyoruz. Yüz yıl geçmiş, tam yüz yıl sonra cumhuriyetin demokratikleşme konusunda bir arpa boyu yol gidememesinin size iki tane fotoğrafını aynı anda gösterdim umumi müfettişlikten kayyuma kadar. Dolayısıyla, Kürt meselesinin çözümsüzlüğü devam ettikçe Türkiye neden demokratikleşemiyor, işte cevabı bu haritada. Bu illere kayyum atadığınız sürece aslında Kürt meselesinin demokratik çözümünün, barışçıl çözümünün önünü tıkamaya devam ediyorsunuz. Demek ki niyetiniz bu. Eğer niyetiniz başkaysa "Tunç Eli" denen operasyonun takipçisi değil, Dersim halkının özgürlük mücadelesine, Dersim halkının iradesine saygı duyan bir yerde yer alırsınız. İç barış işte böyle sağlanır ama iç barış yeterli değildir, topyekûn barış için Kürtlerle barışın zamanı gelmiştir. Barış eli uzatılmışsa, biz de bu eli tutmuşsak -hani son günlerin tartışması- o zaman gereğini yapın. Bunun gereği kayyum atamak mıdır? Bunun gereği bu tür kumpas davaları mı açmaktır?
Bakın, size çok daha çarpıcı bir şeyden bahsedeceğim. Belediye Eş Başkanı Cevdet Konak ve Ovacık Belediye Başkanı Mustafa Sarıgül'le ilgili bu kayyum atama gerekçesi olarak gösterilen dava. Bu soruşturma ne zaman açılmış? 2012, 2013'te; hatırlıyorsunuz o yılları değil mi? O yıllarda bu soruşturma açılırken neler gerekçe gösterilmiş? Bir tanesi çok tartışıldı basında. İşte bir cenazeye katılmışlar, savcı rica etmiş, kaldı ki ölüm hakkı, gömülme hakkı...
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
96 konuşma daha · 26 Kasım 2024