İçeriğe atla

28. DÖNEM · 592 VEKİL · SON GÜNCELLEME

Ara
GENEL KURUL · 77. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Figen Yüksekdağ’ın ağabeyi Mehmet Cavit Yüksekdağ’a, mahpusların ailelerine yakın cezaevlerine nakil işlemlerine, Erzurum H Tipi Cezaevinde tutulan Abdulselam Nergiz ile Kırşehir S Tipi Cezaevinde vefat eden Rojhat Babat’a, Nusaybin’de mezarlıklara yapılan saldırıya, Hazine ve Maliye Bakanına, 2 Nisan Dünya Otizm Günü’ne ve 2 Nisan Sabahattin Ali’nin ölüm yıl dönümüne ilişkin açıklaması

Sezai Temelli

Muş Milletvekili · DEM Parti

Genel Kurul, 77. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Nisan 2026 · 583 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →

Kaynak göster

Sezai Temelli (DEM Parti), 2 Nisan 2026 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: Figen Yüksekdağ’ın ağabeyi Mehmet Cavit Yüksekdağ’a, mahpusların ailelerine yakın cezaevlerine nakil işlemlerine, Erzurum H Tipi Cezaevinde tutulan Abdulselam Nergiz ile Kırşehir S Tipi Cezaevinde vefat eden Rojhat Babat’a, Nusaybin’de mezarlıklara yapılan saldırıya, Hazine ve Maliye Bakanına, 2 Nisan Dünya Otizm Günü’ne ve 2 Nisan Sabahattin Ali’nin ölüm yıl dönümüne ilişkin açıklaması); konuşma 583 kelime.

Sezai Temelli (DEM Parti, Muş). “Figen Yüksekdağ’ın ağabeyi Mehmet Cavit Yüksekdağ’a, mahpusların ailelerine yakın cezaevlerine nakil işlemlerine, Erzurum H Tipi Cezaevinde tutulan Abdulselam Nergiz ile Kırşehir S Tipi Cezaevinde vefat eden Rojhat Babat’a, Nusaybin’de mezarlıklara yapılan saldırıya, Hazine ve Maliye Bakanına, 2 Nisan Dünya Otizm Günü’ne ve 2 Nisan Sabahattin Ali’nin ölüm yıl dönümüne ilişkin açıklaması”. TBMM Genel Kurulu, 77. Birleşim tutanağı, 2 Nisan 2026. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sezai-temelli-2026-04-02-figen-yuksekdagin-agabeyi-mehmet-cavit-yuksekdaga-mahpuslarin-ailel (erişim: 15 Ekim 2026). TBMM kaydı: https://www.tbmm.gov.tr/milletvekili/UyeGenelKurulKonusmalariDetay?eid=143643

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)

SEZAİ TEMELLİ (Muş)Teşekkür ederim.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Arkadaşım, yoldaşım, Başkanım Figen Yüksekdağ maalesef abisi Mehmet Cavit Yüksekdağ'ı kaybetti, acısını paylaşıyorum; Mehmet Cavit Yüksekdağ'a da Allah'tan rahmet diliyorum. Figen Başkan cezaevinde on yıldır ve on yıl boyunca ailesinden birçok kişiyi maalesef yitirdi, onların son yolculuğuna hiçbir zaman eşlik edemedi, sadece özel izinlerle cenazeye katılabiliyor; bu acı, büyük bir acı. Haksız, hukuksuz yere cezaevinde kalan insanların bu tür acılara katlanmaya devam etmesi aslında hepimizi yaralıyor.

Diğer taraftan -bu konudan bahsetmişken- gerçekten cezaevinde kalan insanlar, ailelerine o kadar uzak cezaevlerine gönderiliyorlar ki aileden bu kadar uzak olması, ailelerin onlara ulaşması ya da yaşanan böyle durumlarda onların hastaneye ya da cenazeye katılmaları büyük zorluklara neden oluyor. Dolayısıyla, bu konuda biz Adalet Bakanlığına bir kez daha çağrı yapmak istiyoruz: Cezaevlerinde kalan mahpusların ailelerine yakın cezaevlerine nakil işlemleri bir an önce yapılmalıdır. Bu başka bir eziyete dönüşüyor, bu başka bir işkenceye dönüşüyor; bu, insan hakları açısından da kabul edilebilir bir durum değildir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; cezaevlerinden bahsetmişken "Bir ülkenin insan haklarına dair görüntüsü nedir?" dediğinizde cezaevlerine bakmak gerekiyor. Bunları defalardır söylüyoruz ve burada çeşitli vakalardan, çeşitli uygulamalardan bahsediyoruz. Bugün de size bir iki tane cezaevi hikâyesi anlatacağım.

Erzurum H Tipi Cezaevinde tutulan Abdulselam Nergiz bana bir mektup yollamış. Kendisinin sağlık durumu çok kötü ve doktora götürülüyor. Kelepçeyle götürülüyor doktor muayenesine ve doktorun karşısına çıktığında ikinci bir kelepçe daha takıyorlar. Ya, böyle bir şey olabilir mi, kelepçeyle muayene olabilir mi! Zaten kelepçeyle muayene kabul edilemezken ikinci bir kelepçe takılıyor, durum bu kadar içler acısı, durum bu kadar kabul edilemez.

Bir başka hikâye Kırşehir S Tipi Cezaevinde. Bununla ilgili geçen yıl 6 kurum bir araya geldi, Kırşehir S Tipi Kapalı Cezaevine ve Kırşehir Yüksek Güvenlikli Kapalı Hapishanesine gittiler ve hak ihlalleri raporu yazdılar. Rapora baktığınızda gerçekten vahim bir durum karşımıza çıkıyor; cezaevinin suyu bile paslı yani orada kalanlar, cezaevinde tutulanlar paslı su içiyorlar; her türlü işkence var, her türlü hak ihlali var, disiplin cezalarının keyfiyeti ortada. Şimdi, bu rapor ortada dururken geçen gün bu cezaevinde kalan Rojhat Babat vefat etti. Ailesi arıyor, görüşemiyor; ailesi arıyor, görüşemiyor; en sonunda dönüyorlar, diyorlar ki: "Rojhat Babat öldü." Sonra otopsi yapıyorlar, ne aileden kimse var ne avukatları var. Sonra da diyorlar ki: "İntihar etti, öldü." Biz bu şüpheli ölümü kabul etmiyoruz. Bu konu hemen soruşturulmalı, otopsi tekrardan avukatların ve ailesinin gözetiminde bir kez daha yapılmalıdır çünkü cezaevlerinde çok sayıda şüpheli ölüm vardır, her şüpheli ölümden sonra da "İntihar etti." denilerek bu olayların üstü kapatılmaktadır.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; bu ülkede yaşayan başta Müslümanlar olmak üzere bütün inançtan insanların en önemli ortak duygularından biri de ölüye saygıdır, mezarlıklara olan yaklaşımdır. Bu hepimizin kabul ettiği bir duygudur hangi mezhepten olursak olalım, hangi dinden olursak olalım fakat Nusaybin'de mezarlıklara saldırı yapıldı, Nusaybin'de mezarlık yıkıldı. Bu saldırıyı yapanlar ortada yok oysa güvenliğin gözü önünde yapılıyor, kameralar orada ve şüpheliler ortada yok. Biz buradan güvenlik güçlerine çağrıda bulunuyoruz: Bir an önce kamera kayıtları incelensin, bu saldırıyı gerçekleştirenler gözaltına alınsın. Diğer taraftan, İçişleri Bakanlığına da çağrı yapıyoruz: İçişleri Bakanlığı Nusaybin Kaymakamı hakkında acilen soruşturma başlatmalıdır çünkü Kaymakam işin üstünü örtmeye çalışıyor; bu kabul edilemez. Bu anlayışla, bir toplumda toplumsal barışı ya da bir arada yaşamayı var edemezsiniz. Mezarlıklara saldırmak ne demek? Bu nasıl bir anlayıştır? Bu ölüye saygısızlık nereden çıkıyor, anlamakta zorluk çekiyoruz.

Sayın Başkan, biliyorsunuz, ekmeğin fiyatındaki artıştan bahsedildi ekonomiye dair. Evet, enflasyon böyle devam ettiği sürece bu zamlar da devam edecek. Gıda krizi yaşanıyor; gıda krizine bağlı olarak bu krizi en yoğun yaşayan kesim tabii ki yoksullar.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

74 konuşma daha · 2 Nisan 2026

Günün kaydı →
74 konuşmanın tamamı →