DEM PARTİ Grubu önerisi münasebetiyle
Van Milletvekili · DEM Parti
Genel Kurul, 114. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Temmuz 2026 · 693 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma · Günün kaydı →
Konuşmanın tam metni
TBMM tutanağından · Kaynak ↗ (yeni sekmede açılır)DEM PARTİ GRUBU ADINA SİNAN ÇİFTYÜREK (Van)Sayın Başkan, sayın vekiller; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Bugün mevsimlik tarım işçilerinin sorunları üzerinde konuşacağım. Bu bakımdan da iki haftayı kapsayan, 4 ilde doğrudan incelemeye dayalı gözlem ve önerilerimizi sizinle paylaşacağım.
Önce -söz vermiştim onlara- bu gözlem sırasında Adıyaman Çelikhan'da tütün üreticilerini de ziyaret ettim, onların önemli sorunları var. "Endemik tütün" diyorlar, Türkiye'de sadece Çelikhan'da yetişiyor. Saat 12.00'deki basın açıklamasında ayrıntılı üzerinde durdum. Daha sonra, Bakanlık bütçe görüşmeleri sırasında da sorunlarını dile getireceğiz.
Şimdi esas meseleye dönersem, iki hafta boyunca çat kapı yaptık, yani habersiz, iletişimsiz, doğrudan, tarla tarla, bahçe bahçe gezerek mevsimlik tarım işçilerinin sorunlarını dinlemeye çalıştık. Onu bilinçli yaptık sorunlarını daha çıplak görelim diye. Bu çalışma süresi boyunca yani iki hafta boyunca ne gördük, bunları sizinle paylaşacağım.
Birincisi: Gördüğünüz gibi, bu çalışan işçiler soğuktan dolayı korunmuyorlar; 40-50 derece sıcaklık altında çalışan işçiler, özellikle kadın işçiler sıcaktan korunmak için başlarını örtüyorlar, üstlerini daha kalın -ne yapıyorlar- korumak istiyorlar güneşe karşı. Bu işçilerin durumunu anlamak için konuşmak yetmiyor, doğrudan doğruya onların yanında olmak gerekiyor yarım saat, bir saat, on dakika, beş dakika.
İkincisi, şimdi, neden mevsimlik işçisiniz dedim, anne, çocuk, yaşlı, genç; yanıtları ilginçtir, dediler ki: "İş yok, tarla da yok, toprak da yok; ne yapacağız?" ya da bir anne dedi ki bana: "Ya benim 2 kızım var, üniversiteye gidecek, ben onların okul masrafını çıkarmak için kızlarımla birlikte buradayım, çalışıyorum." ya da üniversiteli gençler dediler ki: "Ya biz üniversiteye gideceğiz ama bizim paramız yok, geldik, burada çalışacağız çünkü herhangi bir kaportacıda ya da herhangi bir lokantada çalıştığımız zaman bize 8 ila 15 arası para veriyorlar. Burada iki ay çalışırsak çalışma koşulları ağır da olsa belki harçlığımızı çıkartırız." ya da "İşsiziz, iş yok, ne yapacağız?" dediler. Dolayısıyla çalışma koşulları, daha doğrusu, mevsimlik işçi yapmaya zorlayan şartlar son derece önemlidir, bunun üzerinde durdular.
Şimdi, en önemli sorunlarından bir tanesi, mevsimlik işçilerin hiçbir sosyal ve hukuki güvencesi yok, sigorta yok, tazminat yok, iş güvencesi yok, çalışma koşulları çok ağır. İş güvencesi yok çünkü dediler ki bana: "Ya, biz mesela, geçen sene yüzlerce kilometre uzağa gittik, borç ettik, gittik; çalışmaya başladık, çalışmanın ikinci gününde işveren bizi beğenmedi, 'Hadi gidin.' dedi. Benzer durumla da biz yüzleşebiliyoruz." Yani beterin beteri olarak...
Daha önemlisi, ücretleri düşük, 800 ila 1.300 lira arasında ama sadece düşük değil aynı zamanda keyfî. "Ücretleri kim belirliyor?" dediğim zaman... Zaten daha bahçeye gitmeden, tarlaya gitmeden dediler ki bana: "Ya, bize değil ziraat odasına gidin." İlçe ya da il yani vali ya da kaymakam bey ziraat odası yöneticileriyle birlikte ücretleri belirliyorlar. "Niye sizden birisi yok?" dediğim zaman, "Bizi almıyorlar." diyorlar. Ücretler hem düşük belirleniyor hem de bunun içerisinde 100 liralık çavuşun ücreti var; üstelik kimi yerde 800 lira, kimi yerde 900 lira, kimi yerde de 1.300 lira yani son derece sorunlu.
Daha da önemlisi, sekiz saatlik iş yasasının kökeni bundan yüz-yüz elli yıl öncesine dayanıyor fakat hâlen... Sordum kendilerine "Sabahleyin saat altı, akşam saat altı, hatta akşam saat yedi; arada bir saat ya da iki saat mola veriyoruz." dediler yani en azından on saat çalışıyorlar çok ağır çalışma koşulları altında.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun, tamamlayın.
SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla)Dolayısıyla birçok ülkede haftalık iş gününün dört güne indirilmesi tartışılırken tarım işçilerinin çok ağır koşullarda hâlâ on-on iki saat çalışıyor olması son derece önemlidir.
En önemlisi, sağlık koşulları büyük problem, tuvalet sorunlu. Bir çadırda 10 ya da 15 kişi kalıyorlar. Tuvalet varsa bile son derece problemli. Tuvalet, banyo, temiz su sorunlu. Beterin beterini sorduk kendilerine "Yani bu sıcaklıkta bütün yabani hayvanlar hareket hâlinde, eğer bir yılan ya da diyelim, akrep ısırırsa ne yapacaksınız?" "Vallahi kalp krizi de geçirebiliriz. En yakın ambulansa ya da daha doğrusu, bizim sağlık ortamına ulaşmamız iki saatimizi alır." dediler.
Çözüme ilişkin olarak şunu söyleyelim: Öncelikle, kürdistanda boşaltılan, zorla boşaltılan mezra ve köylere dönüşü devletin hızlandırması lazım. Bu, işçinin üzerinden çok büyük baskıyı kaldırır.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SİNAN ÇİFTYÜREK (Devamla)Ambulansın güçlendirilmesi lazım, daha önce Tarım Bakanlığının bütçe görüşmesinde demiştim ki: Ya, 81 ilin 40 ilinde ambulans ayarlanabilir ve bu iş çok ciddi bir masraf tutmaz.
Dolayısıyla, kırk beş saatlik iş saatinin mutlaka uygulanması lazım diyeyim.
Çocuk işçiliğinin lafta değil fiilen yasaklanması lazım.
Sağ olun, var olun. (DEM PARTİ sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
115 konuşma daha · 23 Temmuz 2026