İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 88. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)

Sırrı Sakik

Muş Milletvekili ·

Genel Kurul, 88. Birleşim · 2. yasama yılı · 9 Nisan 2008 · 574 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Sırrı Sakik, 9 Nisan 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SOSYAL SİGORTALAR VE GENEL SAĞLIK SİGORTASI KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.119)); konuşma 574 kelime.

Sırrı Sakik (Muş). “Sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılması hakkında (s.s.119)”. TBMM Genel Kurulu, 88. Birleşim tutanağı, 9 Nisan 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2008-04-09-sosyal-sigortalar-ve-genel-saglik-sigortasi-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-k (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; ben de bu yasayla ilgili düşüncelerimi sizlerle paylaşmak istiyorum. Bu vesileyle yüce kurulu saygıyla, sevgiyle selamlıyorum.

Değerli arkadaşlar, bu konuya girmeden önce, dün Diyarbakır’dan sivil toplum örgütleri ve meslek kuruluşları, kendi sorunlarını Ankara’da çözmek, Ankara’da soruna bir çözüm bulmak adına umuda doğru yolculuğa çıkıp geldiler. Yirmi tane kuruluş, dün, ilk önce Sayın Başbakanımızla görüştüler, bugün Sayın Cumhurbaşkanımızla görüşecekler, yanılmıyorsam, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanıyla, DTP grubuyla görüşülecek.

Dün Sayın Başbakanı ziyaret eden bu heyet, ne yazık ki Sayın Başbakanın -hiçbirimizin tasvip etmediği, onaylamadığı bir şekilde- heyette bulunan ve özellikle Baro Başkanına “Yalancı, sen dürüst değilsin…”

Şimdi, bunları hayretle izliyoruz. Bu sivil toplum örgütleri gelip sorunlarını burada çözmek istiyorlar. Sayın Başbakanın ruh hâlini anlıyoruz, olup bitenleri biliyoruz. Ama olup bitenlerin mimarı Diyarbakır’daki halk değil, sivil toplum örgütleri değil, bölge halkının seçtiği milletvekilleri değil. Hayatın her alanında, bunlara karşı, bu üslubu kullanmayı içimize sindiremiyoruz. Seçim sonrası “Ben 72 milyon insanı kucaklayacağım” diyen Sayın Başbakanı bekliyoruz. Evet, bu süreci biliyoruz, bu sürecin sancılı olduğunu da biliyoruz. Ama, ne yazık ki bu sürecin sancılı geçtiğini ilk günden beri de biliyoruz, biz her gün bu sancıları yaşıyoruz. Sayın Başbakan padişah değil biz de tebaa değiliz. Bize karşı ve halkımıza karşı böyle davranma hakkı yoktur diye düşünüyoruz. Bundan sonra, Sayın Başbakanımızın, bu tür konularda daha duyarlı davranmasını diliyorum. Çünkü çözüm adresi eğer Ankara’ysa, insanlar, Ankara’ya doğru, umuda doğru geliyorlarsa, bunun çok büyük bir anlamı vardır. Eğer siz Diyarbakır’daki sivil toplum örgütleriyle konuşamıyorsanız, seçilmiş vekillerle konuşamıyorsanız kiminle konuşacaksınız?

Bu vesileyle tekrar sağduyuya davet ediyorum. Çünkü, ülkemizin gerçekten önemli bir süreçten geçtiğini hepimiz görüyoruz ve her gün tatsız şeyler yaşadığımızı görüyoruz. Üniversitelerimizdeki olan bitenlere Parlamentonun seyirci kalmaması gerektiğini, çünkü 12 Eylül öncesinde Türkiye’yi nasıl 12 Eylüle götürdüklerinin hepimiz tanığıyız ve 12 Eylülün mağdurlarıyız. Onun için, Parlamentonun bu noktada duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum ve ciddi bir görev ve sorumlulukla karşı karşıya olduğumuzu tekrar buradan ilan etmek istiyorum.

Değerli arkadaşlar, bakın, sosyal güvenlik yasası tartışılıyor, konuşuluyor ama sokakta insanlar aç ve perişan. Daha iki gün önce Diyarbakır’da bir baba işsizlikten dolayı 2 tane çocuğunu ilk önce kurşunluyor, sonra kendi beynine silahı dayıyor ve hayatını orada bitiriyor. Çocuklarından birinin adı Lorin. Zaten Lorin, Kürtçe “ağıt” demek; Lorin ismi koyulduğu zaman, hayat yazgısının ne olduğunu biliyoruz.

O vesileyle, toplumun bütün sorunlarını masaya yatırmamız gerekir. İnsanlar aç ve perişan. Seçim öncesi çıkıp, kamu görevlilerine talimatlar verdiniz, herkesi yeşil kart sahibi yaptınız, ama sonra döndünüz, 5 milyon insanın kartını iptal ettiniz ve şimdi de o kamu görevlileri hakkında dava açmaya başladınız. Şimdi bunu nereye sığdıracağız, ne yapacağız?

Değerli arkadaşlar, şimdi, bu yasayla ilgili DTP’nin, bizim bir değişiklik önergemiz var, ama ne yazık ki, bu önergelerin hiçbiri bugüne kadar kabul edilmedi. Burada, bir yıl geriye dönük bir ibare var, ama ana muhalefet partisi ve diğer muhalefet partisi de beş yıl verdi, geçmedi. Biz, şimdi dönüp soruyoruz: Acaba, bu, on yıl olsa ne olur, devletimizin ne kaybı olur? Yani bu mağdurların hukukunu savunsak, acaba mağdurdan mı yana tavır alırız yoksa bunlara yıllardır zulüm uygulayan patronlara karşı mı tavır içerisinde oluruz? Biz, bu sürecin…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

BAŞKANBuyurun Sayın Sakık.

SIRRI SAKIK (Devamla)Teşekkür ediyorum Başkan.

…geriye dönük on yıl olmasını istiyoruz. Eğer, böyle bir uygulama olursa, zaten bu süreçte en mağdur kesimler bu insanlar. Bunların büyük bir çoğunluğu -hepimiz de biliyoruz- en zor işlerde çalıştırılan işçilerdir ve patronların sürekli bu kesimi nasıl istismar ettiğini hepimiz biliyoruz.

Önergemize olumlu oy kullanacağınızı diliyor, hepinize saygılar sunuyorum. (DTP sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

67 konuşma daha · 9 Nisan 2008

67 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook