Kamu ihale kanunu ile kamu ihale sözleşmesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.253)
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 20. Birleşim · 3. yasama yılı · 20 Kasım 2008 · 529 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sırrı Sakik, 20 Kasım 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KAMU İHALE KANUNU İLE KAMU İHALE SÖZLEŞMESİ KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.253)); konuşma 529 kelime.
Sırrı Sakik (Muş). “Kamu ihale kanunu ile kamu ihale sözleşmesi kanununda değişiklik yapılması hakkında (s.s.253)”. TBMM Genel Kurulu, 20. Birleşim tutanağı, 20 Kasım 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2008-11-20-kamu-ihale-kanunu-ile-kamu-ihale-sozlesmesi-kanununda-degisiklik-yapil (erişim: 28 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinize iyi akşamlar diliyorum.
Şairin dediği gibi: “Hava kurşun gibi ağır.” İhale Yasası tartışılırken genelde hep böyle olur. Aslında çok hoş bir söz vardır: “Hepimiz Osmanlı Bankasıyız.” Aslında, bu ülkede iktidar olan bütün siyasi partiler Osmanlı Bankası gibidir, birbirlerine söyleyecek fazla bir sözleri yoktur çünkü bu, Türkiye’nin kanayan bir yarası. Yıllardır, her iktidar döneminde, bütün iktidarlar yolsuzlukla, bu ihale yolsuzluklarıyla itham edilirler ve bugüne kadar yüzlerce olaya tanık olduk. Hâlen cezaevinde bürokratlar var, müteahhitler var. Onun için, bu ülkede iktidar olanların büyük bir çoğunluğu bu süreci geçtiler, yaşadılar. Şimdi, bu ülkede en rahat zengin olabilmenin yolu nedir? Bir ihale için siyasal bir alanda bir destek bulduğunuzda çok rahat zengin olabilirsiniz. Dönün, 12 Eylül sonrası ve bugüne kadar, Türkiye’de o kadar çok büyük zenginler türedi ki rahmetli Özal’ın zenginleri… Allah gani gani rahmet eylesin, çok rahatlıkla da söylüyordu. Arkasından Sayın Başbakan Demirel “Ben verdiysem verdim.” diyebiliyordu. Yani ülke çiftlik gibi yönetildi. O günden bugüne kadar, bütün siyasi iktidarlar bunlarla itham edildiler ama biz hepimiz, elimizi vicdanımıza koyacağız. Yani bu yoksul ülke, Anadolu’nun dört bir tarafında insanlar yoksullukla cebelleşiyorlar. Siz AKP İktidarı, gelirken halka bir vaatte bulundunuz “Üç ‘y’ ile mücadele edeceğiz.” dediniz. Ne oldu? Yoksulluğu yenebildiniz mi? Hayır, insanlar yoksul. “Yasaklarla mücadele edeceğiz.” dediniz, yasaklar devam ediyor. Dün, bir yazar 301’inci maddeden yargılandı. Her gün antidemokratik yasaklar devam ediyor, işkencelerden insanlar yaşamlarını yitiriyor. “Yolsuzlukla mücadele edeceğiz.” dediniz ama her gün, nasıl belediyelerin ve siyasetçilerin yoksullukla iç içe olduğunu da hep birlikte görüyoruz ama bir taraftan, hiçbir dönem iktidar olmamış ve sadece buradan giden, belediyeye ayrılan paylarla orada büyük hizmetler veren DTP’li belediyeleri yolsuzlukla itham ettiniz. Burada ne vicdan vardı, ne ahlak vardı, ne inanç vardı. Oysaki DTP’li belediyelere giden para o kadar net ki, o kadar mercek altında ki. Şu ana kadar DTP’li belediyelerle ilgili, yolsuzlukla ilgili bir tek dava açılmamıştır. Evet, yüzlerce dava açılmıştır. Neyle ilgili? Düşünce özgürlüğüyle ilgili. İşte, bu ülkede yolsuzluğa bulaşmamış tek siyasal parti varsa o da DTP’dir. Bunu bütün samimiyetimle söylüyorum ve siz dönün, kendi belediyelerinize bakın. Size şu anda on tane, yirmi tane belediye sayabilirim ve siz kendi belediyelerinizden memnun değilsiniz. Onun için, ilk önce kendi evimizin önünü temizleyeceğiz ve sonra diğer alanlara bu ithamlarda bulunacağız. Biz daha önce de belediyelerle ilgili bu suçlamanın çok haklı bir gerekçe olmadığını, asla bizim belediyelerin akçalı işlerle ilintisi olmadığını kamuoyuna duyurduk, hepimiz de duyurduk. Buradan da tekrar ilan ediyorum ve bu konuda eğer küçük bir şey olursa -hiçbir müfettişe gerek yok- ilk önce biz, kendi partimiz olarak, böyle bir şey olursa buradan size söz veriyoruz, gereğini biz yapacağız ve şuradan tekrar sesleniyorum ve rica ediyorum: Biz burada bir birlik, gerçekten bir birlik oluşturmalıyız. Gerçekten bu ülkeyi seviyorsak ve “bu ülkenin bütün değerleri bizim değerlerimiz” diyorsak halkın, bu yoksul halkın malını, mülkünü bu ülkede beyazlara peşkeş çekmeyelim, kendi yandaşlarımıza peşkeş çekmeyelim.
Burada zaman zaman bu kürsüye çıkıp nutuk atanlar var. Biz onların hepsini tanırız ama son on beş yirmi yıl içerisinde nasıl trilyonları götürdüğünü de hep birlikte biliyoruz. Onun için, isim vermek istemiyorum.
Bu vesileyle diliyorum, umuyorum ki bu yasa, hırsızlığın ve yolsuzluğun önünü keser, bu ülkenin akarları bu ülkenin yoksullarına sunulur.
Teşekkür ediyorum, iyi akşamlar diliyorum. (DTP sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
45 konuşma daha · 20 Kasım 2008