Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)
Muş Milletvekili ·
Genel Kurul, 94. Birleşim · 4. yasama yılı · 25 Nisan 2010 · 477 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Sırrı Sakik, 25 Nisan 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASININ BAZI MADDELERİNİN DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA (S.S.497)); konuşma 477 kelime.
Sırrı Sakik (Muş). “Türkiye cumhuriyeti anayasasının bazı maddelerinin değişiklik yapılması hakkında (s.s.497)”. TBMM Genel Kurulu, 94. Birleşim tutanağı, 25 Nisan 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/sirri-sakik-23-2010-04-25-turkiye-cumhuriyeti-anayasasinin-bazi-maddelerinin-degisiklik-yapilmas (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
SIRRI SAKIK (Muş)Sayın Başkan, değerli arkadaşlar; hepinizi selamlıyorum.
Aslında, bu maddeyle ilgili birkaç örnek verdikten sonra bu askerî yargının ne kadar adaletsiz, ne kadar emir-komuta zinciri içerisinde kararlar verdiğini hep birlikte görürüz. Elâzığ Karakoçan, 17 Ağustos, orada biliniyor tabii, o tarihte bir teğmen bir bombanın pimini çekiyor, bir askerin eline veriyor, 4 asker yaşamını yitiriyor. Askerî yargıda dava sürüyor, sekiz yıl, sonra 4 kişi olduğu için on bir yıl ceza alıyor.
Şimdi, sayın milletvekilleri, hepimiz elimizi vicdanımıza koyalım, bir trafik kazasında bile 4 can sekiz yılla geçiştirilemez. Yine, Şemdinli olaylarında, bilindiği gibi, o tarihte de Şemdinli’de devlet suçüstü yakalanmıştı, 2 astsubay bir Umut Kitabevine bomba koymuştu, orada bir insan yaşamını yitirdi ve oradaki insanlar bunları sağ salim alıp devlete teslim ettiler. Sonra sivil yargı otuz dokuz yıl ceza verdi. Yargıtaya geldi, o gözükmeyen el yine devreye girdi, Yargıtay tekrar davayı bozdu eksik soruşturmadan dolayı ve dava askerî yargıya intikal etti. Askerî yargı… Otuz dokuz yıl ceza alan o iki iyi çocuk -hani Büyükanıt “İyi çocuklar.” diyordu ya!- tahliye oldu. Biri gitti, yine çeteden Uşak’ta şu an cezaevinde. Diğeri de nerede, bilinmiyor.
Şimdi buna benzer onlarca olay size söyleyebiliriz.
Yine bir general biz bölgedeyken savcı ve hâkimlerin evine korksunlar diye bomba koyuyordu. Çünkü diğer askerî yargıçlar onların emrinde. Yani diledikleri kararı çıkarıyorlar. Ama sivil yargıları da hizaya getirmenin yolu, onların evine bomba koymak. Ve bunu söyleyen generalin hakkında hiçbir soruşturma açılmıyor.
Şimdi bunları yan yana koyduğunuzda, bu askerî mahkemenin… Gerçekten burada hak, hukuk ve adalet yok, burada süngünün ve namlunun ucu var, postal sesi var!
Yine, bilindiği gibi, Mayıs ayının 29’unda Çukurca’da bir mayın patlaması sonucu 7 asker yaşamını yitirmişti. Sonradan yapılan o İnternet üzerindeki konuşmalarda, oradaki bir generalin bu mayını bizzat kendilerinin döşediği bütün Türkiye kamuoyu tarafında biliniyor. Ve o yaşamını yitiren askerlerin aileleri başvurdular. Van Cumhuriyet Savcılığının açıklaması aynen şu -zaman çok dar, kısa kısa geçiyorum- “Bu mayınlar Türk Silahlı Kuvvetlerine ait, Makine Kimya menşelidir.” Peki sayın milletvekilleri, hepinizin çocukları var, hepiniz “ülkemiz” diyorsunuz, hepiniz “demokrasi ve hukuk” diyorsunuz, bir tek insan bile bununla ilgili bir şey söylemedi. Milletvekilleri sadece burada birbiriyle didişmek için değil… 4 insan dokuz yıl ceza alıyor, sadece, Sayın Bekir Bozdağ bir açıklama yaptı “Trafik suçlarında bile bu kadar hafif ceza verilmez.” diye.
Şimdi burada herkes hak, hukuk ve adaletten bahsediyor, ama yoksul Anadolu çocukları ölüme giderken kimsenin dönüp bir şey dediği yok. Onun için, bu askerî mahkemeler sabıkalıdır, bu askerî mahkemeler halka karşı suç işlemişlerdir, bu askerî mahkemeler yıllardır, 12 Eylül öncesi ve sonrası Türkiye’de devrimci demokrat herkese, hatta milliyetçi kesimlere bile o kadar acımasız acı dolu yıllar yaşattılar ki, şimdi hâlen dönüp bunlarda makyajlar yaparak bu iş olmaz. Eğer gerçekten siz, sorunun çözümünü istiyorsanız, gerçekten bu ülkeyi hukukun ülkesi, huzurun ülkesi yapmak istiyorsanız bunları ortadan kaldıracaksınız, yani sözcüklerle oynayarak, arkasından dolanarak puan almayla hiç kimseyi bu konuda tatmin edemezsiniz. Bu, burada hiçbir yerde…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
85 konuşma daha · 25 Nisan 2010