İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 61. BİRLEŞİM · CUMA

Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanun tasarısı (s.s.:95)

Soner Aksoy

Kütahya Milletvekili · AK Parti

Genel Kurul, 61. Birleşim · 2. yasama yılı · 8 Şubat 2008 · 843 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Soner Aksoy (AK Parti), 8 Şubat 2008 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ARAŞTIRMA VE GELİŞTİRME FAALİYETLERİNİN DESTEKLENMESİ HAKKINDA KANUN TASARISI (S.S.:95)); konuşma 843 kelime.

Soner Aksoy (AK Parti, Kütahya). “Araştırma ve geliştirme faaliyetlerinin desteklenmesi hakkında kanun tasarısı (s.s.:95)”. TBMM Genel Kurulu, 61. Birleşim tutanağı, 8 Şubat 2008. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/soner-aksoy-23-2008-02-08-arastirma-ve-gelistirme-faaliyetlerinin-desteklenmesi-hakkinda-kanun-t-2 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SANAYİ, TİCARET, ENERJİ, TABİİ KAYNAKLAR, BİLGİ VE TEKNOLOJİ KOMİSYONU BAŞKANI SONER AKSOY (Kütahya) – Muhterem Başkan, kıymetli arkadaşlarım; burada çok önemli bir yasa tasarısını görüşüyoruz. Bence, cumhuriyet tarihinde devrim niteliği taşıyacak bir yasa niteliğindedir. Çünkü, ar-ge ile ilgili Türkiye’de sekiz dokuz mevzuat, sekiz dokuz da merci var. Bu kadar dağınık olan bir konu, az çok bu mevzuatla, bu yasayla derli toplu bir hâle getirilmekte ve gerçekten bizim sanayicimiz de yeni bir hamlenin yapılmasına sebep olacaktır. Bu yasa çıktığı zaman ithalatlarında kendi üretimlerindeki ithalat kalemlerini sanayicilerimiz taramaya başlayacaklar ve bu taramanın sonunda acaba bunun hangisini biz yerli yapabiliriz veya yerli yaptıklarımızı daha nasıl geliştirebiliriz diye bir heyecanın ve bir hareketin içerisine girecekler.

Bu arada, dikkat ederseniz, “devrim” kelimesini kullanmaktaki bir amacım da Maliye Bakanlığında meydana gelmiş olan bir anlayış ve zihniyet değişikliğidir. Maliye Bakanlığı, şimdiye kadar, vergilerden vazgeçen bir bakanlık değildir, bu noktada son derece tutucu olan bir bakanlıktır ama ilk defa Maliye Bakanlığı şimdi vergilerinden vazgeçebilen, ar-ge adına fedakârlık yapabilen bir kurum hâline gelmek suretiyle Türkiye’nin değişimine ve gelişimine ayak uydurmuş olduğunun bir delili ve ispatı niteliğindedir.

Bakınız, ar-ge çalışmaları gerçekten dünyada fevkalade önem arz etmektedir, çünkü bilgi güçtür, bilim güçtür, günümüzün en önemli unsuru da bilgidir. Bilgiyi eğer siz yoğunlaştırabilirseniz, üstün nitelikli mallar üretebilir, katma değeri yüksek mallar üretebilir ve çok az malzeme ve enerji harcamak suretiyle çok üstün gelirler elde edebilirsiniz. Mesela, 1 kilogram çelik ürettiğiniz zaman bunu 1 dolara satabilirsiniz ama 1 kilogram otomobil ürettiğiniz zaman bunun bedeli 10 dolar hâline gelir. Şayet 1 kilogram elektronik eşya üretirseniz bunun da bedeli 100 dolar mertebelerindedir. Eğer bu bir yolcu uçağına tekabül ederse 1 kilogramı 1.000 dolara, bir ilaç, önemli bir ilaç olursa 100 bin dolara kadar yükselebilir.

Demek ki, bilgiden yaratılan değerler çok büyüyebilmekte, sınır tanımayacak şekilde büyüyebilmektedir. Yaratıcılık ve inovasyon, aynı zamanda bilgi kadar da önemlidir. Günümüzde bilgiyi, teknolojiyi transfer etmenin ötesinde artık bilgiyi de transfer etmemiz ve o bilgiyi de en iyi şekilde değerlendirmemiz gerekir.

Bakın, Meclisimizde de bilgi transferiyle ilgili önemli bir atılım olmuştur. Biliyorsunuz, bize gelmiş olan elektronik kütüphane (e-library) mesajıyla Sayın Başkanımız -Kütüphane Dokümantasyon Bürosu Başkanı- Library Pressdisplay ile anlaşma yapmak suretiyle bize 37 dilde 70 ülkenin 500’den fazla gazetesine ulaşabilme imkânını sağlamıştır. İşte bu, günümüzün en önemli gelişimi olan İnternet’in bizim ayaklarımıza getirmiş olduğu bir unsurdur. Bunu mutlaka güçlendirecek, değerlendirecek ve büyütecek bir noktaya gelmek zorundayız.

Arkadaşlarımızın içerisinde, konuşmalar sırasında bazı hususlar var onlara da değinmek istiyorum. Bir kere, bu getirmiş olduğumuz yasa tasarısı münhasıran 50 kişinin çalıştığı bir ar-ge merkezini teşvik etme mahiyetinde olan bir yasa değil veya 500 kişinin çalıştığı bir kurumu teşvik eden bir yasa anlamı taşımamaktadır. Bu, 1 kişi de, 2 kişi de olsa proje bazında olduktan sonra ar-ge niteliği taşıyan bütün projelere imkân tanımaktadır. Hatta bu yasanın bir özelliği var, ar-ge niteliği taşımasa bile, taklit bile olsa, bir yenilik getirdiği takdirde o yeniliği de bir ar-ge gibi kabul edip, onunla ilgili giderlerin masraf kabul edilmesiyle ilgili, vergiden düşülmesiyle ilgili hükümler vardır. Yani, yenilikler, yeni metotlar ve yeni uygulamalar, yeni model geliştirmeler de bir nevi ar-ge gibi, gelişmekte olan bizim gibi bir ülke için, gelişmekte olan bir ülke için, bu gibi hususları da ar-ge gibi kabul edecek şekilde ar-ge kavramı genişletilmiştir. Aslında, ar-ge, biliyorsunuz, bilimde bir yenilik getirmek anlamını taşıyan biraz daha spesifik, biraz daha dar bir husustur. Bazı arkadaşlarımız, konuşmacılarımız dediler ki: “Burada bazı sektörlerin adları yazılmalı, hedefler belirtilmeli, buna göre ar-ge yapılmalıdır.”

Arkadaşlar, dünyadaki ar-ge’yle alakalı mevzuatların hiçbirisinde böyle bir hüküm yok. Çünkü bu tür yasalar genel manada ar-ge ihtiva eden hususları kapsamakla beraber, filan sektör olsun, mesela Sayın Halıcı’nın ifade ettiği gibi, yazıcı, yazılım sektörünü de ihtiva etsin veya makine imalat sektörünü ihtiva etsin şeklinde başlıklar eğer koyacak olursak, o zaman ihmal ettiğimiz başlıklar olabilir veya bunu saymakla da baş edemeyebiliriz.

Ayrıca, şunu söylemek de lazım, mümkündür: Sizler de kabul edersiniz ki, sektörlerin ehemmiyeti, önemi güne ve zamana bağlı olarak değişebilir. Bugün şu sektörler çok önemli olabilir. Mesela, 2003-2023 Strateji Belgesi diye bir belge var. Orada “Sekiz sektör, Türkiye’yi 2023 yılında önemli marka sektörü, marka ülkesi yapacak.” şeklinde bir ifade var ama o sekiz sektör, zaman içerisinde değişikliklere uğrayabilir. Yeni teknolojiler geliyor. On sene evvelden bunu konuşsaydık eğer nanoteknoloji diye bir şey yoktu. Bugün nanoteknoloji var ve onun daha gelişmiş pek çok unsurları da günümüze gelmektedir. Dolayısıyla, geniş kapsamlı yapıp ileride ortaya çıkabilecek bütün ar-ge unsurlarını buraya, içerisine alabilmeliyiz.

Ben, sözlerimi bu şekilde tamamlarken, ayrıca şu noktayı da ifade etmek istiyorum: Biraz önce belki sözlerim yanlış da anlaşıldı, Plan ve Bütçe Komisyonuna gitmesi gerekirken Sanayi Komisyonuna geldiği ifade edildi. Bu, bence, çok isabetlidir. Sayın Meclis Başkanımızın ve değerli uzmanlarının bu kararına müteşekkir olduğumu burada ifade etmek istiyorum. Çünkü ihtisas komisyonu varsa eğer Meclisimizde, mutlaka o ihtisas komisyonunun başlıklarına ve özelliklerine uygun olarak hareket edilmelidir. Mesela bir adalet akademisi kurulacaksa, bu, Plan Bütçeye gitmemelidir; bu, Adalet Komisyonuna gitmelidir veya başka bir yasa söz konusu, madencilikle ilgili bir yasa varsa bu da kalkıp Plan Bütçeye değil, Komisyonumuza gelmelidir. Dolayısıyla bu bir düzenleme hatasıdır. Ama bundan sonra, bundan Meclisimiz vazgeçmiştir, düzenleme hataları yapmamaktadır, yapmayacaktır. O bakımdan, doğrusu, ben müteşekkir olduğumu ifade eder, hepinize saygılar sunarım. Sağ olun. (AK Parti sıralarından alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

53 konuşma daha · 8 Şubat 2008

53 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook