Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)
Trabzon Milletvekili · MHP
Genel Kurul, 43. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Aralık 2007 · 1.936 kelime · yaklaşık 10 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP), 27 Aralık 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜTÜN MAMULLERİNİN ZARARLARININ ÖNLENMESİNE DAİR KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HAKKINDA KANUN TEKLİFİ (S. SAYISI: 55)); konuşma 1.936 kelime.
Süleyman Latif Yunusoğlu (MHP, Trabzon). “Tütün mamullerinin zararlarının önlenmesine dair kanunda değişiklik yapılması hakkında kanun teklifi (s. sayısı: 55)”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 27 Aralık 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-latif-yunusoglu-23-2007-12-27-tutun-mamullerinin-zararlarinin-onlenmesine-dair-kanunda-degisiklik-ya (erişim: 29 Ekim 2026).
Konuşmanın tam metni
MHP GRUBU ADINA SÜLEYMAN LATİF YUNUSOĞLU (Trabzon)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Tütün Mamullerinin Zararlarının Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun Teklifi üzerinde Milliyetçi Hareket Partisi Grubu adına söz almış bulunuyorum.
Yaklaşmakta olan 2008 yılının ülkemiz ve milletimiz için hayırlar getirmesini temenni ediyor, yüce Meclisimizi saygıyla selamlıyorum.
Ayrıca, menfur bir saldırı sonucu hayatını kaybeden Pakistan eski Başbakanı Benazir Butto’ya Allah’tan rahmet, bu menfur saldırı sonucunda yaralananlara acil şifalar, Pakistan halkına da başsağlığı temenni ediyor; dost ve kardeş Pakistan halkını kendi emelleri uğruna, kendi çıkarları doğrultusunda kontrol etmek isteyen emperyalistlere karşı Pakistan halkının birlik ve beraberliğini tesis etmesini de arzu ettiğimizi ifade etmek istiyorum. (MHP sıralarından alkışlar)
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; dünya sigara üretimi 5 trilyon 771 milyar adet olup Türkiye, yaklaşık 110 milyar adetlik üretim ve tüketim miktarları ile yedinci sırada yer almaktadır. 110 milyar adet, 5,5 milyar pakete tekabül etmektedir. Tütün mamulleri tüketimi, özellikle sigara tüketimi, çok yaygın bir bağımlılık çeşidi olmasının yanı sıra, dumanında bulunan maddelerin insan sağlığı üzerine yaptığı olumsuz etkiler sebebiyle dünyanın ve Türkiye’nin en önemli sağlık sorunlarından biridir.
Kanun teklifinin genel gerekçesinde de ifade edildiği gibi, her yıl, Amerika Birleşik Devletleri’nde 440 bin, Almanya’da 140 bin, İngiltere’de 120 bin, ülkemizde 160 bin, dünya genelindeyse 13 milyon kişi sigara sebebiyle ölmektedir. 1 sigara, insan hayatından 5,5 dakika götürmektedir. Türkiye’de 1984 sonrası dönemde sigara tüketimi yüzde 80 oranında artmıştır. Oysa, aynı dönemde Amerika Birleşik Devletleri’nde sigara tüketimi yüzde 30 oranında azalmıştır. Bugün dünyada, 800 milyonu gelişmekte olan ülkelerde olmak üzere, toplam 1 milyar 100 milyon kişi sigara içmektedir. Dünya Sağlık Örgütünün kabul ettiği hesaplamayla, yaklaşık olarak her 1 milyar adetlik sigara tüketimi bin kişinin vakitsiz ölümüne yol açmaktadır. Sağlık Bakanlığının raporlarına göre, tütün mamulleri tüketimi Türkiye’de yılda -sağlık, iş gücü ve bunun gibi- yaklaşık 3 milyar dolarlık ekonomik kayba ve yaklaşık olarak 160 bin kişinin zamansız ve erken ölmesine sebep olmaktadır. Bu sayı, Türkiye’de bir yılda ölen anne, bebek ve çocuk sayısının yaklaşık 3 katıdır. Trafik kazalarında oluşan can kaybını yıllık 3 bin kişi olarak kabul ettiğimizde, bu rakamın da yaklaşık 53 katıdır. Raporlarda, sigaraya başlama yaşının 12’ye kadar indiği ve sigara içmeyen akciğer kanserli hastaların yüzde 33’ünün sigara içen bir kişiyle birlikte yaşadığı ifade edilmektedir.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sigaranın sağlık ile birlikte aile bütçesine de büyük zarar verdiğini ifade etmek gerekiyor. Ebeveynlerimiz sigarayı bırakarak, hem çocuklarının ileride sigara içmesini önlemekle kalmayıp aile bütçesine de önemli ölçüde katkıda bulunmuş olacaklardır. Günde en az 1 paket sigara içen bir aile reisinin aylık sigara masrafı ortalama 100 YTL’yi geçmektedir. Bu rakam, ev hanımının ve de yetişkin çocukların da sigara içmesiyle birlikte 2-3 katına çıkabiliyor. Sayısız zararlarıyla birlikte aile bütçesine böyle bir yükün de gelmesi, sigaranın ne kadar büyük bir düşman olduğunu ortaya koyuyor. Aile büyüklerinin bu illeti bırakarak, hem çocuklarını bu zararlı alışkanlıktan koruması hem de aile bütçesinin rahat bir nefes alması sağlıklı bir toplum için gereklidir.
Sigarayı bırakma konusunda ailelere büyük görev düşmekte. Çocukların sigaraya başlamasını önleme konusunda Yeşilay ne kadar okullarda eğitimler verip afiş ve broşürler dağıtmakta ise de, ebeveynlerin bu konudaki desteği büyük önem taşımaktadır. Çocuk okulda aldığı bu bilgiler ışığında bilinçleniyor ama eve gelip anne babasının sigara içtiğini gördüğünde kafasındaki bilgiler bulanıyor. Başta devlet sorumlularımız olmak üzere, eğitimcilerimize, halkımıza, yazılı ve görüntülü medyamıza bu ölümcül alışkanlıkla mücadele konusunda büyük görev ve sorumluluklar düşmektedir.
Değerli milletvekilleri, başkalarının içtiği tütün mamullerinden dolayı kişinin tütün içeriğine maruz kalması “pasif içicilik” olarak tanımlanmaktadır. Ayrıca, annenin aktif veya pasif içici olmasına bağlı olarak çocuğun tütün içeriğine maruz kalması da pasif içiciliktir. Ülkemizde halka açık alanlarda pasif içicilik yaygındır ve kontrol problemleri vardır. Kamu kurum ve kuruluşları, eğitim kurumları, özel ve tüzel iş yerleri, toplu taşıma araçları, lokanta, bar, pastane, kafe, kıraathane, alışveriş merkezleri ile oteller ve diğer konaklama tesisleri, sinemalar, tiyatrolar, konser salon ve alanları, terminaller, spor alanlarında sigara içilmekte ve sigara içmeyen yurttaşlarımız da bu yerlerde pasif içici durumuna düşmektedirler.
Avrupa Birliği Komisyonu kamuya açık yerlerde sigara yasağı uygulayan ülkeleri desteklemekte ve diğer üye ülkelerin de bu tür uygulamaya yönelmesini teşvik etmektedir. Ürettiği ve ihraç ettiği purolar önemli gelir kaynağı olan Küba’da bile kamuya açık yerlerde tütün mamullerinin tüketilmesi 7 Şubat 2005’ten itibaren yasaklanmıştır. Dünya Sağlık Örgütünün 21 Mayıs 2003 tarihinde yapılan 56’ncı Dünya Sağlık Asamblesi Toplantısı’nda kabul edilen ve Türkiye adına 28 Nisan 2004 tarihinde New York'ta imzalanan Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, 30/11/2004 tarihindeki Resmî Gazete'de yayınlanıp yürürlüğe giren 5261 sayılı Kanun'la da onaylanmıştır.
Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesi, tütün ve tütün mamullerinin vergilendirilmesi ve fiyatlandırılması, sigara ve diğer tütün mamullerinin kullanımının önlenmesi ve tedavisi, tütün ve tütün mamullerinin yasa dışı ticaretinin önlenmesi, reklam, sponsorluk ve promosyonlar ile paket ve etiketlemeyi de içerecek şekilde ürün düzenlenmesine ilişkin hükümler içermektedir. Yine, sigarayla mücadele konusunda 2005 yılında yürürlüğe giren Kabahatler Kanunu'nun 39'uncu maddesi de önemli bir adım olmuştur.
Değerli milletvekilleri, tütün mamulleri, insan sağlığına zarar veren maddelerin başında gelmektedir. Gelişmiş toplumlar bunun farkındadır. Sağlığını düşünen her insan tütün mamullerinden uzak durmalıdır. İnsan vücudu da toplum da artık sigarayı reddetmektedir. İnsan sağlığı ve hayat kalitesi çok önemlidir. Tütün mamulleri tüketimi, bireylerin kendi kendilerine verdiği zararın ötesinde, toplum sağlığını ve toplumun geleceğini doğrudan ilgilendirmektedir.
Tütün ve tütün mamullerinde arsenik, benzen, kadmiyum, amonyak, propilen glikol gibi 4 bin civarında kanserojen ve toksik madde olduğu bilinmektedir. Tütün mamullerinin, insan vücudunda zararının dokunmadığı organ yok gibidir. Özellikle hamileler, çocuklar ve hastalar tütün mamullerini kendileri tüketmeseler de yanlarında içildiği takdirde pasif olarak etkilenmektedirler. Tütün mamullerinin kullanımı, gençler için diğer uyuşturuculara bir basamak teşkil etmektedir. Başta akciğer kanseri ve çeşitli hastalıkların sebepleri arasında tütün mamullerinin hatırı sayılır bir yeri vardır.
Tütün mamulleri, ülkemizin sağlığa ilişkin zararlarının yanı sıra ülkemizde ciddi boyutta yangın ve çevre kirliliğine de sebep olduğu bilinmektedir. Mesela, İstanbul’da 2005 yılında çıkan yangınların yüzde 38’i sigara kaynaklıdır ve 2005 yılında ülkemizde sigaranın sebep olduğu 90 orman yangınında toplam 1.964 hektar orman yanmıştır.
Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sigara üreticisi firmalar, sigara ile soğukkanlılık, kararlılık, incelik, güç ve öfkenin kontrol altına alınması arasında ilişki olduğuna insanları inandırmak için milyonlarca dolarlık reklam yapmakta, filmlerde önemli karakterlerin kendi sigaralarını içmeleri için yüz binlerce dolar ödemektedirler. Amerika gibi ülkelerde sigara içmek kontrol altına alındığından sigaralarını gelişmekte olan ülkelerde pazarlamakta ve insanların genç yaşta sigaraya başlayıp devam etmeleri için her yolu denemektedirler. Sigaraya alıştırdıkları kişinin bütçesinden her ay düzenli bir bölüme de el koymaktadırlar.
Sigara kullanımı ölümle sonuçlanabilir. Ayrıca diş ve diş eti hastalıkları; kulak, burun, boğaz hastalıkları; kalp ve damar hastalıkları; yüksek kan basıncı, damar tıkanıklıkları, beyin hücrelerinde tahribat, solunum rahatsızlıkları, mide rahatsızlıkları gibi rahatsızlıkların kaynağı da yine sigaradır.
Bir araştırmaya göre, akciğer kanserinin yüzde 85’i, kronik bronşitin yüzde 75’i, kalp hastalıklarının yüzde 25’i sigaradan kaynaklanmaktadır. Uzmanlar, hiç sigara içmeyenlerin kansere yakalanma oranının yüzde 3-4, günde 1 paket sigara içenlerde yüzde 61, 1-2 paket içenlerde yüzde 143, günde 2 paket ya da daha fazla içenlerde yüzde 217 olduğuna dikkat çekmektedirler.
Sayın milletvekilleri, bu kanun teklifiyle, insan sağlığı üzerinde büyük ölçüde olumsuz etkilerde bulunan tütün ve tütün mamullerinin kullanımı sınırlandırılmakta, tanıtımı ve reklamı önlenmektedir. Sigara içmemeyi özendirmek, sigara içmeyenlerin tütün dumanına maruz kalmalarını önlemek için yasa çıkarmak halk sağlığı için gereklidir.
Sigara yalancı mutluluk sağlar, geçici huzur verir. Yoksunluk etkileri nedeniyle çok hızlı olarak sigaraya geri dönülebileceğinden, kişinin her zaman yeniden başlamak için zayıf anını kollar. Başlatmak için bir yöntem bulacağı da göz ardı edilmemeli. Bir nefes çekmek bile tedavinin sıfırdan yeniden başlamasına yol açar. Stres faktörü olduğunda kişiler eskisinden daha yoğun kullanma alışkanlığına başlıyor. Çok hassas bir dönemde olduklarına inananlar ise uzmana gittiklerinde yeniden başlamadan bu dönemi atlatabilirler.
Sigara bırakılınca kilo alınıyor, aslında yanlış da değil. Sigara içmenin kilo almayı engelleyici bir etkisi olduğu biliniyor. Nikotin beyindeki iştah merkezini etkisi altına alıyor ve yemek yeme zevkini de köreltiyor, fazla kalori harcanması konusunda metabolizmayı harekete geçiriyor. Neyse ki vücudumuzdaki tüm bu değişimler zaman içinde kendiliğinden yok oluyor ve metabolizma bir süre sonra normal temposuna dönüşüyor.
Kanun teklifinin genel gerekçesinde de ifade edildiği gibi, Anayasa’mızın 56’ncı maddesinde herkesin sağlıklı ve dengeli yaşama hakkına sahip olduğu belirtilmektedir.
Sigara kullanımıyla mücadelede eğitim son derece önemlidir. Diğer bir deyişle, sadece polisiye tedbirlerle, yasaklayıcı yasalarla sigara kullanımını önlemek mümkün değildir. Sigaranın zararları konusunda, gençlere, okul yönetimlerine, ailelere ve toplumun tümüne yönelik eğitimler verilmesi gerekmektedir.
Bağımlılık yapıcı maddelere karşı verilecek mücadelede uygulanacak stratejiler gençliğin caydırma, bilgilendirme, kişisel ve sosyal becerileri artırma gibi faaliyetlerle bu zararlı maddelere karşı yönelmesinin önlenmesi, bu zararlı maddelere ulaşılabilirliğin zorlaştırılması ve bulaşmışsa bundan kurtarılması yani rehabilite edilmesi hususlarını içermektedir.
Tütün ve tütün mamulleri bağımlılığıyla mücadele, Millî Eğitim, Sağlık, İçişleri Bakanlıklarının işbirliğiyle sistemli ve etkin bir şekilde yapılmalıdır.
Okul müfredatı gözden geçirilerek uyuşturucu bağımlılığı, alkol ve sigara kullanımı gibi konularda yılda bir iki saatlik dersler değil, sürekli bir eğitim tercih edilmelidir.
Anayasa’mızın 58’inci maddesinde “Devlet, gençleri alkol düşkünlüğünden, uyuşturucu maddelerden, suçluluk, kumar ve benzeri kötü alışkanlıklardan ve cehaletten korumak için gerekli tedbirleri alır.” denilmektedir. Anayasa’daki bu emredici hükmün gereği olarak on sekiz yaş altındaki kimselere alkol ve sigara satışının mutlaka önüne geçilmelidir.
Resmî Gazete’de yayımlanan “Ulusal Tütün Kontrol Programı” hakkındaki Başbakanlık genelgesine göre 2010 yılına kadar toplumun yüzde 90’ında sigara karşıtı tutum oluşturmak amacı güdülmektedir. Genelgede, 2010 yılına kadar toplumda sigara bırakma oranını yüzde 40’ın üzerine çıkarmak, 2008 yılı sonuna kadar sağlık personelinde bırakma oranını yüzde 50’nin üzerine çıkarmak, 2010 yılına kadar öğretmenler, din görevlileri ve yönetici görevde bağlantılı meslek mensuplarında sigara bırakma oranını yüzde 50’nin üzerine çıkarmak, 2008 yılına kadar da hamilelik döneminde sigarayı bırakmış olma oranını yüzde 90’ın üzerine çıkarmak hedeflenmektedir.
Tütün alışkanlığı dünyada görülen en yaygın alışkanlıktır. Dünya Sağlık Teşkilatının yayınlarına göre kişi başına en fazla tütün tüketen ülkelerin başında da Türkiye gelmektedir. Bu kanun teklifinin, tütün ve tütün mamulleri kullanımının, bağımlılığının azalmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Unutulmamalıdır ki, her insan için temiz hava solumak bir haktır. Sigarasız alan tam sigara yasağıyla sağlanır. Bu bağlamda, havalandırma sistemlerinin işe yaramadığı görülmüştür. Bu sebeple, yasa metnindeki “kapalı alanlarda izin verilen yerler” ibaresi kesinlikle yasadan çıkartılmalı, tam sigara yasağı sağlanmalıdır.
Sigara endüstrisinin promosyon ve sponsorluk istemi reklam amaçlıdır. Kesinlikle izin verilmemelidir. Zaten sigara şirketlerinin her tür reklam, promosyon ve sponsorluğu hâlen yürürlükte olan 4207 sayılı Yasa’yla yasaklanmıştır. Sponsorluk bir reklamdır. Eğer, sigara endüstrisinin sahipleri para ödemek istiyorlarsa Maliye Bakanlığının vergileri yükseltmesine karşı çıkmamalıdırlar. Oysa biz biliyoruz ki her yıl Maliye Bakanlığıyla vergilerin indirilmesi konusunda pazarlık yapmaktadırlar.
Sigara satışları tümüyle görünmez olmalıdır. Sigara endüstrisinin önerisi olan satış noktası sergileri de bir reklamdır. Kesinlikle izin verilmemelidir.
Sonuç olarak, sigaranın sağlığa zararları bütün millet tarafından bilinmekte olup bu konuda alınacak tedbirlere bütünüyle destek verdiğimizi ifade etmek istiyorum.
Ayrıca, bir önemli konuya daha dikkatinizi çekmek istiyorum. Ülkemizde Marmara, Ege, orta ve doğu Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerinde de tütün üretimi yapılmaktadır. Tütün, üretim, tüketim, ihracat, ithalat bakımından ayrı ayrı değerlendirildiğinde Türk ekonomisinin vazgeçilmez parçalarından biri olduğu da tartışılmaz bir üründür.
Tütün mamullerinin sağlığa zararlı olduğu nasıl bir gerçekse diğer bir gerçek de 70 milyonluk nüfusuyla ülkemizin büyük bir tütün pazarı olduğudur. Ne yapılırsa yapılsın, ülkemizde ve dünyada insanlar sigara içmeye ve tütün tüketmeye devam edecektir. O hâlde tüketilen tütünü ülkemizde üretmek, ithal edilen tütünü de ülkemizde üretmeye çalışmak ülkemizin temel hedefi olmalıdır. Aynı şekilde, ihracat payımızı düşürmeden, hatta artırmaya yönelik kaliteli tütün ve tütün mamullü üretimine devam etmeliyiz.
Tütün Kontrol Çerçeve Sözleşmesi uygulamaları yapılırken bu durumlar göz ardı edilmemelidir. Tütün üretimi devam etmeli ve ülkemiz ekonomisine zarar verebilecek uygulamalara dikkat edilmelidir. Tütün üreticisi olmayan ülkelerin çok sert önlemler öngördüğü, bazı ülkelerin daha ılımlı yaklaştığı sözleşmeye, son derece dikkatli ve uygun çözümlerle katkıda bulunma gayreti içerisinde olmamız gerekmektedir.
Dolayısıyla, tütün üretiminden geçimini temin eden Türk üreticisinin de hakları korunmalı ve vermiş olduğu zahmetlerin karşılığı da kendilerine ödenmelidir.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun Sayın Yunusoğlu, devam edin.
SÜLEYMAN LATİF YUNUSOĞLU (Devamla)Bu kanun teklifinin tütün mamulleri kullanımını ve bağımlılığını azaltmasına katkı sağlayacağına inanıyor, bu konuda Milliyetçi Hareket Partisi Grubunun destek vereceğini ifade ediyor ve yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (MHP ve AK Parti sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
40 konuşma daha · 27 Aralık 2007