İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 26. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)

Süleyman Nevzat Korkmaz

Isparta Milletvekili · MHP

Genel Kurul, 26. Birleşim · 2. yasama yılı · 28 Kasım 2007 · 572 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Süleyman Nevzat Korkmaz (MHP), 28 Kasım 2007 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRKİYE FUTBOL FEDERASYONU KURULUŞ VE GÖREVLERİ HAKKINDA KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S. SAYISI: 64)); konuşma 572 kelime.

Süleyman Nevzat Korkmaz (MHP, Isparta). “Türkiye futbol federasyonu kuruluş ve görevleri hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s. sayısı: 64)”. TBMM Genel Kurulu, 26. Birleşim tutanağı, 28 Kasım 2007. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-nevzat-korkmaz-23-2007-11-28-turkiye-futbol-federasyonu-kurulus-ve-gorevleri-hakkinda-kanunda-degis-3 (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

SÜLEYMAN NEVZAT KORKMAZ (Isparta)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ben de, 2’nci maddedeki bir İngilizce kelime olan “Fair play” sözüne “dürüst oyun kuralları” önerimizin gerekçesini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum.

Önce Sayın Bakanımıza teşekkür ediyorum. Bu sıkıntıya kendisinin de katıldığını söyledi ancak karşılığını bulamadığını ifade etti. Ben, bu önerinin Türk Dil Kurumunun resmî önerisi olduğunu söylemek istiyorum.

Güzel Türkçemizin halkımızın anlayabileceği şekilde yasal metinlere yansıması ve böylece, yaşayan ve yaşatılan bir dil olarak gelecek nesillere aktarılabilmesi amacıyla biz bu önergeyi verdik. Belirttiğim gibi Türk Dil Kurumunun resmî önerisidir.

Gerçi, tasarının neredeyse tamamında bu tür yanlışlıklar tekrarlanmaktadır. Hele bir kelime var ki sanıyorum bütün milletvekillerinin de dikkatini çekmiştir. “Futsal” diye bir kavramla, kelimeyle karşılaştık. Önce yanlış yazılmıştır diye düşündüm, sonra sordum birkaç arkadaşımıza ve bir bilen arkadaşımız dedi ki: “Bu salon futbolu.” Türkçemizin köküne kıran mı girdi Sayın Bakanım? Yani, biz bu salon futbolunu niye demiyoruz da, futsal gibi hakikaten absürt bir kelimeyle bunu telafi etmeye çalışıyoruz?

Gerçi, Sayın Bakan, bu soru sorulduğunda “tüm dünya kullanıyor” diye bir savunma ortaya koydu. Evet, tüm dünya bakana da “minister” diyor. Sayın Bakanım, herhâlde kendinize böyle ifade edilmesini de arzulamazsınız?

DEVLET BAKANI MURAT BAŞESGİOĞLU (İstanbul)Futbolu ne yapacağız? Futbola da bir karşılık koyalım.

SÜLEYMAN NEVZAT KORKMAZ (Devamla)Hatta, şimdi, bu ifadenin üzerine tabii biraz gitmek istiyorum. Bu ifade, biraz, Türkçemizle ilgili bu eleştiriyi hafife alma, kolay geçiştirme kaygısından yahut düşüncesinden olabilir kaygısını taşıyorum. Çünkü biz bu tür tepkilere son derece okkalı bir tepki vermek durumundayız. Bu bir kültür erozyonudur. Buradaki 550 milletvekilinin tamamının da bu erozyona karşı, bu yabancı dillerin güzel Türkçemize yönelik saldırısına karşı dik durmak gibi bir vazifesi vardır.

Söz sırası gelmişken, değerli milletvekilleri, belediye hizmetleri yerine getirmek için tüzel kişilik verilmiş belediyelerin profesyonel futbolun neden içerisinde olmaması gerektiği ve neden bu alana kamu kaynaklarının ayrılmaması gerektiği hususuna da değinmek istiyorum. Futbol bir sektördür, profesyonel futbol ise bir ticari sektördür. Yatırımcıları vardır, kazananları vardır, reklam pastası vardır, sponsorları vardır; açıkçası, piyasa kurallarının ve tam rekabet kuramının uygulandığı büyük bir ekonomik pastadır profesyonel futbol. Bu nedenle piyasa kurallarına, hatta marjinal maliyet, marjinal kâr esaslarına göre yönetilmesi gereken bir ticari işletme, bir şirket anlayışıyla yaklaşılması gereken bir sektör.

Bir kamu kuruluşu olan, kamu kaynakları kullanan belediyelerin bu kadar profesyonelliğin içerisinde ne işi var diye doğrusu düşünmeden edemiyorum. Siz değil misiniz birçok millî üretim kuruluşunun özelleşmesi gerekçesini ifade ederken “Bir sektörde kâr-zarar hesabı yapabiliyorsanız ondan devletin uzak durması gerekir, özel sektöre bırakılması gerekir.” diyen? Şimdi, bir kamu kuruluşu olan, devletin bir kuruluşu olan belediyelerin bu alana çekilmiş olması, doğrusu bana şu deyimi de hatırlatıyor: “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu!”

Çok çeşitli kamu kaynağını, kamu gelirini ve kamu gücünü kullanan belediyelerin bu imkânlarını profesyonel futbol kulübüne yönlendirmesi, yüz binlerce gencimize amatör spor çerçevesinde spor yaptırmasına da mâni olmaktadır. Bu konuya birazcık zaman ayırıp kafa yoranlarca görülüyor ki belediye başkanlarının futbolla ilgili düşünceleri bunda belirleyici olmaktadır. Eğer futbola ilgisi varsa belediye başkanı bu alana yatırım yapıyor, yoksa uzak duruyor. İşte Isparta örneği, işte Isparta örneği.

FERİT MEVLÜT ASLANOĞLU (Malatya)Ha, Isparta’ya gel, Isparta’ya!

SÜLEYMAN NEVZAT KORKMAZ (Devamla)Isparta’da futbolla, sporla alakası olmayan -Allah selamet versin- bir belediye başkanımız var ve Ispartaspor bu hâle düştü. Bu da, değerli arkadaşlarım, AKP’li bir Belediye Başkanı. Bunu da sizlerle özellikle paylaşmak ve buradan Ispartalı hemşehrilerime de, Sayın Belediye Başkanına bu hususu hatırlatmak ve Isparta’yı daha fazla küçük düşürmemek üzere harekete geçmeye davet ediyorum.

Değerli arkadaşlar, ister samimi duygularla ister başka niyetlerle futbola…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

115 konuşma daha · 28 Kasım 2007

115 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook