Chp grup önerisinde
Malatya Milletvekili ·
Genel Kurul, 10. Birleşim · 4. yasama yılı · 20 Ekim 2005 · 613 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş, 20 Ekim 2005 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: CHP GRUP ÖNERİSİNDE); konuşma 613 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Malatya). “Chp grup önerisinde”. TBMM Genel Kurulu, 10. Birleşim tutanağı, 20 Ekim 2005. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2005-10-20-chp-grup-onerisinde (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; Cumhuriyet Halk Partisinin Grup önerisi olarak getirdiği gündemin 157 nci sırasında bulunan ve 719 sıra sayılı kredi kartlarıyla ilgili kanun tasarısının gündemin 4 üncü sırasına alınmasıyla ilgili öneri lehine söz almış bulunuyorum; Yüce Heyetinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, biraz önce, benden önce konuşan arkadaşlarımın anlattığı gibi, hakikaten, kredi kartları, bugün 27 000 000 vatandaşımızın günlük hayatını doğrudan ilgilendiren, sofrasından çalan, götüren, fakir fukaranın biriktirdiklerini, alınterini göbeği şişkinlere peşkeş çektiren bir düzen haline gelmiştir.
Hukukun hiçbir tarafında ahlaka ve adaba aykırı uygulama korunamaz. Yüzde 100'ün üzerinde kredi kartı faizi olan bir ülkede kara faizcilik, ahlaksız faizcilik, düzenin bir parçası haline gelmişse, "efendim serbest piyasa sistemi, serbest sözleşme sistemi" şeklinde savunmalarla bu ahlaksızlık savunulamaz. Hepimiz, hukuk fakültesine giren, birinci sınıftaki herkes bilir ki, ahlaka ve adaba aykırı bir sözleşme geçersizdir, hükümsüzdür.
Şimdi, istenilen nedir kanun teklifinde? Kanun teklifinde deniyor ki: "Bankalar tüketiciye uyguladıkları faizi kredi kartlarına da uygulasınlar." Yani, bu tüketici kredilerini verenler bankalarsa, buradan kâr ediyorlarsa -kredi kartları da bir tüketici kredisidir işin özü ve esası itibariyle- o halde -madem ki tüketici kredisini 1,5 ile 2 ile verirken kâr ediyorsa- kredi kartları faizi de bu kara faizcilikten, ahlaksız faizcilikten dönsün, tüketici kredisi kapsamında değerlendirilsin. Bir maddelik bir kanun tasarısı. Zannediyorum, uygulansa, onbeş dakikada bu Meclisten geçer ve 27 000 000 vatandaşımız da kara kara düşünmekten kurtulur. Sadece kredi kartını ödeyemeyen vatandaşlar değil, ödeyen vatandaşlar da bu yüksek faiz altında gelirlerinin bir parçasını, alınterlerinin bir parçasını ödemek zorunda kalıyorlar.
Bu kanun teklifi ne zaman verilmiş; 3.6.2004 tarihinde verilmiş, yani yaklaşık onaltı aylık bir süre olmuş. Onaltı ay evvel değerli iktidar sözcüleri "efendim, biz bu konuda düzenleme yapacağız, şimdilik acelesi yok, Bankalar Kanunu gelecek" demiş. Bildiğiniz gibi dün Bankalar Kanunu son haliyle geçti, böyle bir düzenleme yapılmadı.
Şimdi, siyasette bu "cek" ve "cak" ekleri hep kullanılan eklerdir. Ben siyasetle hiç ilgilenmediğim dönemlerde de siyaseti izlerken idarecilerin "yapacağız, edeceğiz" şeklinde "cek, cak" ekleriyle milleti kandırdıkları dönemde, yahu şunu "dım, dum, yaptım" şekline ne zaman döndürecekler, ne zaman dönüştürecekler diye hayret ederdim. İşte, bak, bu öneri "dım" önerisidir; "yaptım." Bir maddelik bir kanun. Kredi kartlarına uygulanan faiz tüketici faizleriyle endekslensin. Onbeş dakika çalışacağız, olacak ve 27 000 000 vatandaşımız alınterini tefeci faizi uygulayan bankalara ödemekten kurtulacak. Dün, burada ifade ettim; dedim ki, bu milletin hayrına gelen her kanunun burada savunucusu olacağız. İşte, savunmak sırası, işte milletin hayrına olan şeyi milletin gözü önünde, milletin Meclisinde tartışma sırası bugündür, kürsü bu kürsüdür.
Değerli arkadaşlar, bu düzen adil değil; bu düzen bozuk; bu düzen, kahrolası düzen; fakir fukaranın tüketici vergileriyle, fakir fukaraya dolaylı vergilerle aldığı paraları göbeği şişkinlere devreden ve orada "makro dengeler yüksek, iyi gidiyor" denilen, aslında, özünde, fakir fukaradan alınıp, üç beş mutlu azınlığa devredilen bir sistem.
Taa, üniversiteden beri, hepimiz, birçoğumuz "bu düzen değişmeli, bu bozuk düzen, bu ahlaksız düzen, bu hayırsız düzen değişmeli" dedik. Birçoklarımız bunun adı "adil düzen olmalı" dedi. Şimdi, bu faiz adil mi arkadaşlar; yani, yüzde 100'ü aşan faiz adil mi?! Bunu adil mi görüyorsunuz; yoksa, siz, adillikten vaz mı geçtiniz?! Adil düzen, hakikaten, savunulması gereken, adaletli, hukuka uygun, hakça paylaşımı öngören bir düzenin adı. Senelerce savundunuz; bu gruptaki birçok arkadaşım savundu. Şimdi, niye vazgeçiyorsunuz bu haksızlığı önlemeden haksızlığı bir an önce düzeltmekten niye vazgeçiyorsunuz?!
Hani faiz haramdı, hani faiz günahtı?! Şimdi, faizci düzenin bu faizini kesme noktasında bir kanun tasarısı, bir kanun teklifi bir an önce kanunlaşsın denildiğinde, niye vazgeçiyorsunuz?! Bir sene olmuş, birbuçuk sene olmuş, 27 000 000 insan, bu düzenleme yapılmadığı için, katrilyonlarca lira faizi bankalara ödemiş. Eski Diyanet İşleri Başkanımız karşımda. Bu, katrilyonlarca lira faiz ödemesinin günahı, vebali, bu kanunu çıkarmayanlarda mıdır değil midir; dolaylı olarak bu faizci sisteme destek olanlarda mıdır değil midir?!
Hepinize saygılar sunuyorum. (Anavatan Partisi sıralarından alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
27 konuşma daha · 20 Ekim 2005