Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)
Malatya Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Mayıs 2006 · 608 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi), 23 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: BAŞBAKANLIK TEŞKİLATI HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN DEĞİŞTİRİLEREK KABULÜ HK (S.S 1180)); konuşma 608 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya). “Başbakanlık teşkilatı hakkında kanun hükmünde kararnamenin değiştirilerek kabulü hk (s.s 1180)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-05-23-basbakanlik-teskilati-hakkinda-kanun-hukmunde-kararnamenin-degistirile (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Sayın Başkan, değerli milletvekili arkadaşlarım; bundan yaklaşık üç ay önce Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verdiğimiz ve komisyonlarda görüşülmeyen (2/687) sıra sayılı Siyasî Partiler Kanununda değişiklik yapan kanun teklifim üzerinde söz almış bulunuyorum; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Biraz önce konuşan Adalet ve Kalkınma Partisi Grup Başkanvekili Sayın Kapusuz, efendim, kanun tekliflerini 37'ye göre Genel Kurula indiriyorlar, bu vesileyle de Meclisin 1-2 saatini boşa harcıyorlar şeklinde bir ifade kullandı. Öncelikle bu ifadenin, bu Meclis çatısı altında kullanılmaması gereken bir ifade olduğunu söylemek istiyorum.
Değerli arkadaşlar, ne yapacaktık?! Bir kanun teklifi vermişiz, milletvekili olarak en tabiî hakkımız. Hele hele son günlerde tartıştığımız birçok olayın sebebinin sivil siyasetin meseleleri çözememesi noktasına dayandırıyorsak, sivil siyaseti yapılandıran Siyasî Partiler Kanunundaki demokratik görmediğimiz maddelerin değiştirilmesi lehine verdiğimiz bir kanun teklifini, siz çoğunluk partisi olarak komisyona almıyorsanız, çoğunluk partisi olarak komisyonlarda görüşmüyorsanız, daha doğrusu mevcut Siyasî Partiler Yasasını antidemokratik bulmanıza rağmen ve yıllardır bu kanunun bazı maddelerinin, hakikaten bu toplumun yapısıyla uyuşmadığını, siyasî partileri genel merkez hegemonyası altında, lider sultası altında inlettiğini düşünmenize rağmen komisyonda tartışmıyorsanız, bu tekliflerimizi 37'ye göre buraya indirmekten başka ne yolumuz var, hangi yöntemimiz var?! Bu demokratik hakkımızı, bu hukukî hakkımızı, bu kanunî hakkımızı kullandık diye Meclisi tıkamayla, Meclis çalışmalarını tıkamayla suçlanmak kadar acı bir şey olamaz. Biz, milletvekili olarak en tabiî hakkımızı, öncelikle bu Parlamentoda bulunan bütün arkadaşlarımızın milletvekili olarak en tabiî haklarını kullanması gerekir; biz de bunu yapıyoruz.
Değerli arkadaşlar, teklifimiz 15 maddeden oluşuyordu. Genel gerekçemiz şu: Sivil toplum örgütlerinin yeterince gelişmediği bir ülkede, maalesef, temel sorunların çözümü de, adresi de siyasî partilerdir. O halde, siyasî partiler, memleket meselelerinin çözümünde en önemli anayasal kurumlarımız, demokrasinin vazgeçilmez unsurları olduğuna göre, bütün toplumu bu siyasî partilerin faaliyetlerine katma; yani, katılımcı, çoğulcu bir sistemi getirmemiz gerektiğini hepimiz bilmekteyiz.
Bugünkü Siyasa Partiler Kanunumuza baktığımızda, örnek vereyim: Hiç kimse istediği partiye gidip üye olma hakkına sahip değil; yani, partinin il ve ilçe teşkilatları -herhangi bir parti, hangi parti olursa olsun- istediklerini üye yapıp, istediklerini yapmamakta serbestler. Daha başkası, partilerin merkezleri, istedikleri teşkilatları, il ve ilçe teşkilatlarını, istedikleri gibi feshetme, istedikleri gibi kendileri eleştiri noktasında eleştiri aldıkları takdirde kapatma, yok sayma hakkına sahipler. Böyle antidemokratik bir yapı olur mu?!
Daha başka bir şey var: Bir siyasî partinin birçok delegesi kongre istese bile, mevcut siyasî partiler, tüzüklere tanıdığı bu yetkileri, hele hele tüzüğü yapan genel başkanlar, yaptıran genel başkanlar, oranları da yükselttikleri takdirde kongre istemek mümkün değil. Yani, partinin merkez yürütme organları, genel başkanlığı, idare kurulları yanlış da gitse, delegelerin birçoğu, en az yarıya yakını "kongre" demediği müddetçe kongreyi toplama hakkına da sahip değil.
Şimdi, bu antidemokratik yapıyı ortadan kaldırmak için Siyasî Partiler Kanunumuzun değişmesi gereken acil maddeleri var. Siyasî partilerin gelirleri denetlenemiyor, siyasî partilerin siyasette kullandıkları mal varlıkları denetlenemiyor, siyasî partilerde pozitif ayrımcılık yok; yani, kadınlarımız için, gençlerimiz için bir pozitif ayrımcılık öngören bir düzenleme yok.
Başka ne yok: Siyasî partilerin merkez kararlarında ve icra organlarında görev alanların mal beyanlarını açıklamalarını düzenlemek gerekiyor.
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
BAŞKANBuyurun efendim.
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Siyasî partilerin merkez kararlarında, icra organlarında görev alanların devletin kamu kurumlarının yönetim, denetim kurulu üyeleri olmamaları gerekiyor. Bütün bunların yeniden düzenlenmesi gerekip, Siyasî Partiler Kanunumuzun yapısının şeffaflaşması, vatandaşın katılımcılığına, vatandaşın çoğulculuğuna açık olması gerekirken, bugünkü yapı içerisinde tamamen genel başkanların ve merkez karar icra organlarının sultası altında merkezi içe dönük bir yapı haline getirilmiş. Peki, demokratik bir ülkede sivil toplum örgütleri de yeteri kadar gelişmemiş ise, bizim, aslında, önemle üzerinde durmamız gereken konu, demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan siyasî partilerimizi vatandaşın rahatlıkla gelip katılabileceği bir yapıya kavuşturmamız ve bu yapıdan umut beklenir hale getirmemiz lazım. Vatandaş, siyasî partilere ve siyasîlere bugün soğuk bakıyorsa, uzak duruyorsa…
(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)
SÜLEYMAN SARIBAŞ (Devamla)Bitiriyorum Sayın Başkan.
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 23 Mayıs 2006