Siyasi partiler kanununda değişiklik yapılması hk (2/687)
Malatya Milletvekili · Anavatan Partisi
Genel Kurul, 105. Birleşim · 4. yasama yılı · 23 Mayıs 2006 · 436 kelime · yaklaşık 2 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi), 23 Mayıs 2006 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: SİYASİ PARTİLER KANUNUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASI HK (2/687)); konuşma 436 kelime.
Süleyman Sarıbaş (Anavatan Partisi, Malatya). “Siyasi partiler kanununda değişiklik yapılması hk (2/687)”. TBMM Genel Kurulu, 105. Birleşim tutanağı, 23 Mayıs 2006. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-saribas-22-2006-05-23-siyasi-partiler-kanununda-degisiklik-yapilmasi-hk-2-687 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
ANAVATAN PARTİSİ GRUBU ADINA SÜLEYMAN SARIBAŞ (Malatya)Teşekkür ediyorum Sayın Başkan.
Başbakanlık Teşkilatı Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Değiştirilerek Kabulü Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde, Anavatan Partisinin görüşlerini arz etmek üzere yüksek huzurlarınızdayım; hepinizi saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, getirilen tasarı, tahmin ediyorum, bundan birkaç ay önce, Genelkurmay Başkanlığımızın da bir açıklamasında, Başbakanlıkta terör konusunda bir koordinasyon merkezi kurulması noktasındaki bir arzuyu yerine getirmek üzere getirilmiş bir tasarıdır.
(x) Açıkoylama kesin sonuçlarını gösteren tablo tutanağın sonuna eklidir.
(xx) 1180 S. Sayılı Basmayazı tutanağa eklidir.
Tasarıyla, Başbakanlıkta, Başbakanlığın görevleri arasına iç güvenlik, dış güvenlik ve terörle mücadele konusunda bir görev verilmekte ve bu görevi şu ana kadar bir "başkanlık" şeklinde yürüten birimin, bundan böyle bir "genel müdürlük" olarak teşkilatlanması ve güvenlikle uğraşan diğer devlet birimleri arasında koordinasyonu, eşgüdümü sağlaması öngörülmektedir.
Değerli arkadaşlar, Türkiye, uzun yıllardır terörü yaşayan, teröre karşı çok kayıp vermiş, teröre karşı çok bedel ödemiş bir ülkedir. Daha bundan birkaç gün önce, Türkiye Cumhuriyetinin temel kurumlarından biri olan Danıştayımız da bir terör saldırısına maruz kaldı. Türkiye, hakikaten, geriye doğru baktığımızda 30 000 insanını bölücü teröre, bir o kadar olmasa da birçok aydınını başka terörlere, başka amaçlı terörlere kurban vermiş, bu uğurda 100-150 milyar dolar hesap edilen maddî bedel ödemiş, yatırıma dönüşmesi gereken, halkının refahına dönüşmesi gereken kaynaklarını bu terörü kurutmaya harcamış bir ülkedir.
Şimdi, deniyor ki, dünyanın her tarafında terör var, bizde de var; ama, değerli arkadaşlar, bizdeki terörün amacı farklıdır. Bizde, eskiden beri, cumhuriyet kurulduğu günden bugüne kadar iki türlü terör algılaması, iki türlü tehdit algılaması yapılmış. Bunlardan birisi ayrılıkçılık, bölücülük, bir diğeri de irtica, yani, cumhuriyetin temel değerlerini ortadan kaldırmaya matuf eylemlerdir.
Değerli arkadaşlar, elimde devletin istatistikleri var. Türkiye, son üç yılda, yani Hükümetinizin iktidarı döneminde bir suçlar ülkesi olmaya başladı. Elimdeki istatistiklere göre, 2002 yılında yaklaşık olarak 210 000 civarında 215 000 civarında olan mala karşı olan cürümler, asayiş cürümleri, 2004 yılında 353 000'e… 2005 yılı istatistiklerini yayınlayamadı Emniyet Müdürlüğümüz; çünkü, yasaklandı, bu aşırı artış, toplumda karanlık bir tablo çizen artış fark edilmesin diye; ancak, yazılı sorarsanız veriyorlar; ama, internet sitelerine koymadılar. Tahmin ediyorum, 2005 yılı sonu itibariyle de 400 000 civarında mala karşı cürüm, 2 000'in üzerinde de terör olayı ülkede meydana gelmiştir. Bu, şunu göstermektedir: Mevcut Hükümetin siyaset etme anlayışı, mevcut Hükümetin ülkeyi yönetme anlayışı, maalesef, teröre endeksli değildir.
Değerli arkadaşlar, İktidarın ne seçim programında ne de seçim bildirgesinde olmamasına rağmen, daha iktidarlarının birinci yılında, eve dönüş yasası adı altında bu Parlamentoya getirilen ve çıkarılan yasayla, yaklaşık 3 000'e yakın çeşitli terör örgütü mensupları veya sempatizanları cezaevlerinden tahliye edilmiş, halkın arasına gönderilmiştir. Bir kere Hükümet, ta o andan itibaren terörle ciddî mücadele etmeyeceğini, ciddî mücadele etme yeteneğinin bulunmadığını…
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
31 konuşma daha · 23 Mayıs 2006