Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri kanunda değişiklik (s.s.340)
Manisa Milletvekili ·
AK Parti
Genel Kurul, 47. Birleşim · 2. yasama yılı · 27 Ocak 2004 · 837 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma
Kaynak göster
Süleyman Turgut (AK Parti), 27 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ASKERİ YASAK BÖLGELER VE GÜVENLİK BÖLGELERİ KANUNDA DEĞİŞİKLİK (S.S.340)); konuşma 837 kelime.
Süleyman Turgut (AK Parti, Manisa). “Askeri yasak bölgeler ve güvenlik bölgeleri kanunda değişiklik (s.s.340)”. TBMM Genel Kurulu, 47. Birleşim tutanağı, 27 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/suleyman-turgut-22-2004-01-27-askeri-yasak-bolgeler-ve-guvenlik-bolgeleri-kanunda-degisiklik-s-s-34 (erişim: 1 Kasım 2026).
Konuşmanın tam metni
AK PARTİ GRUBU ADINA SÜLEYMAN TURGUT (Manisa)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri, Askerî Yasak Bölgeler ve Güvenlik Bölgeleri Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı üzerinde, AK Parti Grubu adına söz almış bulunmaktayım; Yüce Heyeti saygıyla selamlıyorum.
Değerli arkadaşlar, 18 Aralık 1981 tarihinde yürürlüğe giren 2565 sayılı Kanunla, ülkemizin kara hudutları boyunca birinci ve ikinci derece kara askerî yasak bölgeleri oluşturulmuştur. Konuşmamın başında, sizleri sıkmadan, bu kanunla ilgili bazı detayları paylaşmakta yarar görüyorum.
Bu bölgeler, Genelkurmay Başkanlığımızın göstereceği lüzum üzerine, Bakanlar Kurulu kararıyla kurulabilir veya kaldırılabilir. Askerî yasak bölgeler, birinci ve ikinci derece olmak üzere, ikiye ayrılır. Birbirleriyle ilgili ve yakın askerî tesisler ve bölgeler için, gerektiğinde, ayrı ayrı olan bu yasak bölgeler birleştirilip, müşterek bir bütün olarak askerî yasak bölge ilan edilebileceği gibi, yeri geldiğinde, bu şekilde birleşmiş olan askerî yasak bölgeler de birbirinden ayrılabilir.
Güvenlik bölgelerinin kurulmasının şartları daha farklı olmaktadır. Askerî güvenlik bölgeleri, kamu ve özel kurum ve kuruluşlarının çevresindeki özel güvenlik bölgeleri, Genelkurmay Başkanlığının, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliğinin veya İçişleri Bakanlığının göstereceği lüzum üzerine, Genelkurmay Başkanlığının uygun görmesi kaydıyla, Bakanlar Kurulu tarafından kurulabilir veya kaldırılabilir.
Birinci derece askerî yasak bölge ihdas edilen alanlar ilan edilemez, Resmî Gazetede yayımlanamaz, ancak sınırları uygun işaretlerle belli edilebilir. Yine, birinci derece askerî yasak bölgeler, yurt savunması bakımından hayatî önem taşıyan askerî tesis ve bölgelerin çevre duvarları veya tel örgülerinden başlayarak en az 100 metre, en fazla 400 metre uzaklıktaki noktaların birleştirilmesiyle elde edilen alanlardır. Bu alanlarda işlerin nasıl yürüyeceği veya nelerin izne bağlı olduğu Genelkurmay Başkanlığınca tespit edilmektedir ve bunlar kanunla belirtilmiştir.
İkinci derece kara askerî yasak bölgeler, birinci derece yasak askerî bölgelerin sınırlarından başlamak üzere, 5 kilometrelik mesafelerde belirlenecek noktalardan geçen askerî yasak bölgelerdir. Bunlar, duruma göre ve şartlara göre 10 kilometreye kadar çıkarılabilmektedir.
Genel anlamda bu bilgileri sunduktan sonra, bu tasarıya ihtiyaç duyulan noktaları sizlerle paylaşmak istiyorum.
Söz konusu askerî yasak bölgeler içerisinde, değerli milletvekilimin de ifade ettiği gibi, Ağrı Dağı, Ani Harabeleri, Artvin-Camili bölgesi gibi birçok tarihî ve turistik bölge bulunmaktadır. Bu tarihî ve turistik bölgeleri ziyaret eden yerli ve yabancı turistlerin film çekim taleplerine, fotoğraf çekim taleplerine, 2565 sayılı Kanunun 7 nci maddesinin 1 numaralı fıkrasının (e) bendi ile 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereğince izin verilmemektedir. En önemli gelir getirici faaliyetlerimizden olan ve hepimizin "bacasız sanayi" olarak tarif ettiği turizmimizden 2003 yılı içerisinde 12 500 000 000 dolarlık bir gelir elde ettik, 2004 yılında ise bu hedefimiz 14 500 000 000 dolardır.
Dolayısıyla, ülkemize ekonomik manada böylesine katkı sağlayan bu turizm bölgelerimizin, buraları ziyaret eden turistler açısından çok büyük önemi vardır; ancak, gelen turistler -gerek yerli gerek yabancı olsun- hem ileride kendilerine bir hatıra olması amacıyla hem de kendi eş, dost ve ahbaplarına bu gezdikleri ve gördükleri yerleri göstermek amacıyla fotoğraf çekmek ve kamera çekimi yapmak istemektedirler. Bu kamera çekimleri ve fotoğraf çekimleri, aslında ülkemizin tanıtımı açısından da çok önemlidir; çünkü, buralarda gezenler, buralarda dolaşanlar ve buraları ziyaret edenler, yaptıkları çekimleri, gittikleri yerlerdeki arkadaşlarına, dostlarına gösterdiklerinde, bizim, tabiri caizse, bedava tanıtımımızı yapmaktadırlar. Oysa, mevcut kanun gereği, şu anda hiçbir fotoğraf çekimi ve kamera çekimi yapamadıklarından, bu bölgeleri sadece kendileri görmekte, buraları dünyaya tanıtmak adına hiçbir kayıt yapamamaktadırlar.
İkinci derece askerî yasak bölgelerde yaşayan ve bu bölgelerden geçimini sağlayan, özellikle, ziraatla uğraşan, orada konutları bulunan, hatta ve hatta, bu ikinci derece yasak bölgelerin içerisinde sanayi tesislerine sahip olan sanayicilerimizin de büyük bir sıkıntısı vardır. Onlar da, zaman zaman, bu kendi sanayi tesislerinin tanıtımını yapmak, onlarla ilgili katalog üretmek ve çeşitli sinevizyon gösterileri yaparak, bu üretim tesislerini tanıtmak amacıyla yapacakları birtakım çalışmaları, maalesef, bu kanun maddesi gereğince, bu çekimleri ve fotoğraflamaları yapamadıkları için, kendi tesislerini tanıtamamaktadırlar; dolayısıyla, hem çiftçilerin hem sanayicilerin hem de bu bölgeleri gezen turistlerin rahat çekim yapabilmeleri, buralarda fotoğraf ve film kayıtları alabilmeleri için bu kanun değişikliği gündeme gelmiştir.
Ayrıca, şu da bilinmelidir ki, gelişen teknolojik şartlar karşısında, uzaydan her türlü görüntüleme, sanki 40 santimetreden fotoğraf çekilmiş gibi net bir şekilde yapılmaktadır. Dolayısıyla, görüntülemenin bu kadar rahat yapıldığı bir ortamda, ülkemize gelen turistlere ya da bu bölgede ziraî faaliyet gösterenlere ya da sanayi tesisi olanlara bu engellemeleri koymanın günümüz şartlarında bir mantığı kalmamıştır. Ancak, bu arada, elbette, burada yapılacak olan çekimler ve harita uygulamaları, güvenliğimizi zaman zaman sıkıntıya sokabileceğinden, Genelkurmay Başkanlığından izin alınması şartı getirilmiştir; yani, Genelkurmay Başkanlığımızın savunmamıza engel teşkil etmeyecek şekilde belirli bölgelere izin vermesi istisnası kendilerine verilmiştir. Bu manada da, bu kanun çıktıktan sonra, bizim güvenliğimiz açısından, ordumuzun ve birtakım askerî faaliyetleri yapan birliklerimizin, askerî faaliyetlerimizin yapıldığı tesislerin güvenliği açısından herhangi bir sıkıntı da olmayacaktır.
Anlaşıldığı üzere bu değişiklik, gelişen şartlar karşısında çağa uyum yasasıdır ve bu amacı gütmektedir. Kanunun madde bentlerinde yapılacak değişiklikle, Genelkurmay Başkanlığı, görevlendirdiği veya izin verdiği kimseler dışında, bu bölgelerde de görüntüleme, haritalama gibi işlevler öngören cihazların kullanılmasını ve bölgenin savunmasını ve güvenlik tedbirlerini aksatacak cihazların kullanılmasını, yine, rezerv olarak kendi bünyesinde bulundurmuştur.
Tasarıyla, ülkemizin tanıtımına ve turizmine katkı sağlamak amacıyla birinci ve ikinci derece askerî yasak bölgeler içerisinde fotoğraf ve film çekimi gibi konularda günümüz şartları dikkate alınarak, Genelkurmay Başkanlığımız tarafından izin verilebilmesine imkân tanınmaktadır.
Bu düzenlemenin, Heyetimiz tarafından olumlu karşılanacağını umut ediyor, tekrar, Yüce Heyetinizi saygı ve sevgilerimle selamlıyorum. (Alkışlar)
AYNI GÜN GENEL KURUL’DA
Aynı gün söz alan diğer vekiller
23 konuşma daha · 27 Ocak 2004