İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 92. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Türk ticaret kanunu, vergi usul kanunu,damga ver.ss.154

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 92. Birleşim · 1. yasama yılı · 11 Haziran 2003 · 779 kelime · yaklaşık 4 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 11 Haziran 2003 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: TÜRK TİCARET KANUNU, VERGİ USUL KANUNU,DAMGA VER.SS.154); konuşma 779 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Türk ticaret kanunu, vergi usul kanunu,damga ver.ss.154”. TBMM Genel Kurulu, 92. Birleşim tutanağı, 11 Haziran 2003. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2003-06-11-turk-ticaret-kanunu-vergi-usul-kanunu-damga-ver-ss-154 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; tabiî, önce komisyonumuzda görüşülen, bugün de Genel Kurulda görüştüğümüz kanun tasarısıyla ilgili çok memnuniyet verici gelişmeler yaşandı hem komisyonumuzda hem daha önceki hazırlıklarda.

Bilindiği gibi, Türkiye'de hep şikâyet ettiğimiz şey, bürokrasinin tıkanıklığı, işlemeyişi, işlerliği sırasında vatandaşa, işletmeye çok ciddî engeller çıkarmasıydı. Büyük bir ölçüde bunları aştık, aşıyoruz bu tasarıyla.

Bilindiği gibi, bu tasarı, işlemleri tamamen ortadan kaldırmıyor aslında; 19 işlemi, sadece şirketler ve teşebbüsler anlamında, yani, onlar nezdinde 3'e indiriyor; fakat, bu işlemi kim üstleniyor; ticaret sicil memurlukları üstleniyor. Maliye Bakanlığı nezdinde ve Çalışma Bakanlığı nezdinde, bütün işlemler ticaret sicil memurluklarınca yapılıyor, buralara bildiriliyor. Zaten, olması gereken de bu idi.

Şimdi, Sayın Bakanım ve Müsteşarım buradayken, ciddî bir sıkıntıyı dile getirmek istiyorum. Tabiî, koordinasyon merkezi oluşturmak kolay değil, buralarda işlem yürütmek kolay değil. Sayın Bakanımın yazılı beyanından da öğrendiğimiz gibi, yılda 3 000 anonim şirket, 35 000 limitet şirket kuruluyor. Bugünkü miktarda, nisan ayı itibariyle anonim şirketler 92 313, limitet şirketler de 526 639'a ulaşmıştır; yani, ticaret sicil memurluklarında, eğer, anasözleşmelerin yenilenmesini saymazsak, o zaman tabi olunacak işlemi saymazsak, sanıyorum, bir yıl içerisinde 38 000 müracaat yaşanacak. Eskiden olmuyor muydu; oluyordu tabi; ama, sadece ticaret sicil memurluğunun görevini üstleniyordu orası, bir bilgi merkezi olarak geliyordu; ama, şimdi, hem bilgi merkezi hem koordinasyon merkezi. Bu bilinçle, ticaret sicil memurluklarında ciddî düzenlemelerin yapılması gerekir; yani, bizim bu işlemi yaparken bir yönetim planlaması reformuna da ihtiyacımız olduğu açıktır. Neyi kaldırdı? Hakikaten, bundan önce kamu idaresinin yükü çok fazlaydı, kanunu bu halde düzenlemeden önce fazlaydı, bürokratik işlemler çoğaltılıyordu, gereksiz zaman ve ekonomi kaybına neden oluyordu. Şimdi, biz, bunların hepsini bir kenara bırakıyoruz. Peki, yerine ne getiriyoruz; gereksiz mükerrer işlemi önlüyoruz, işlem akışı sağlamaya çalışıyoruz; fakat, bunun dışında, karışıklıkları önlemenin dışında çok ciddî bir şey daha geliyor, ferdî; yani, kişisel işlemleri kurumsallaştırma yolunda da bir adım atıyoruz. Türkiye'nin kurumsal yapılanmalarla yönetilmesinin zamanı gelmişti. Biz de buna hep birlikte el atmaya çalıştık ve düzenlemeye çalıştık; fakat, bunun doğru işleyebilmesi için sadece vatandaşı teferruattan kurtarmak yetmez. Siz, eğer, devletin idarî merkezlerini, idare kademelerini de teferruattan kurtarmazsanız, bu işleyişi sağlayamazsınız. Biz, nasıl, işlemlerde bu teferruatı kaldırıyorsak, idarî ve yönetsel yapılanmada da ciddî gelişmeler sağlamak zorundayız değerli arkadaşlarım. Nedir? Eğitilmiş işgücü... Eğer, biz, bu kurumlarımızda eğitilmiş işgücü, bilgiişlem ve otomasyona uygun personel çalıştıramazsak, yığılmanın önüne geçemeyeceğiz. Bunları, müştereken tedbir alabilelim diye söylüyorum. Yönetimi, tekniğe ve planlamaya bağlamazsanız, ona dayatmazsanız, işlemin sürekliliğini de sıkıntıya sokarsınız. Tabiî, bunları yaparken, denetimden ve tamamen yaptırımdan uzak bir ilişki söylemiyorum, öyle, uzaktan yapalım demiyorum, tabiî ki denetimimiz olacak; ama, Türkiye'de yapmamız gereken bir şeyi de birlikte yapacağız; idarede kesin esneklik sağlayacağız değerli arkadaşlarım.

Tabiî, İspanya'da 7, İsviçre'de -sanıyorum- 3 işlem yapılıyordu, Türkiye'de 19 işlem yapılıyordu; biz, bunu 3'e indiriyoruz, çağdaş bir yapılanma; ama, bilgisayara geçmiş olmamıza güvenmeyelim. Bilgisayar, elektronik iletişim anlamına gelmez. Bu otomasyonu sağlayamazsanız, hem ticaret odaları nezdinde -sicilde, tescilde- hem de Çalışma Bakanlığı nezdinde, bunun dışında, Maliye nezdinde ciddî sıkıntılar yaşamaya başlarız.

Bakın, bildirim süremiz on gün. Sanayi Bakanlığı temsilcilerimiz, bize, çok kısa sürede Maliyeyle otomasyona geçeceklerini ve direkt vergi numarası alacaklarını söylediler. Bunu, acilen yapmalıyız, eğer yapmazsak zaten, bu on gün içerisinde işletmeyi farklı yapılanmalara itmek zorunda kalırız; yani, irsaliyesini erteleyecek, mal almışsa faturasını erteleyecek ve vergi numarası geldikten sonra yeniden bu işlemleri yapmak zorunda kalacak. Bir an önce, bu sıkıntıları beraber aşabilmemiz için, bir yönetim planlamasına gitmek zorundayız.

Değerli arkadaşlarım, sonuç olarak, bizim yapmak istediğimiz şey, kurumsal güvendir. Bilgiye ve teknolojiye, iletişime geçişi sağlamanın yanında, kurumsal güveni de sağlamak zorundayız. Düzenli ve doğru bilgi almanın, vatandaşı, düzenli, doğru davranmaya zorlamanın tek çaresi, kurumsal düzeni sağlamaktır. Bu düzen içerisinde, özellikle söylüyorum, iletişime ve teknik haberleşmeye son derece büyük yer vermemiz lazım. Bu ağ içerisinde, devleti, kapsayıcı bir üst kurum olarak görmek zorundayız; kapsayıcı ama, bu devlet, tescil eden olmamalı -hep "tescil" lafı geçiyor- devlet, düzenleyen, bu kurumsal kimliği yapısal çalışmaya, ilişkiye dönüştüren bir yapıya kavuşturulmalıdır.

Değerli arkadaşlarım, gerçekten, kurumları tarif etmek çok zordur. Kurumları tarif ederken kesinlikle bir şeyi gözardı etmemek zorundayız: Sıkışmada ortaya çıkacak sorunların çözümünü yine vatandaşın üzerine yıkarsak, vatandaş birkaç kere geri dönerse, bu işin altından kalkamayız.

Yeterince çağdaşlaştırdık mı; evet, tasarı öyle; ama, devletin ve kurumun sadece kanunlarla yönetilmeyeceğini, kişisel iradenin, kişisel becerinin, yönetim konusunda, farklı değerlendirmelere neden olacağını da bilmek zorundayız.

Bu tasarıya çağdaş bir görüntü kazandırabilmek için, Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabiî Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonunda, özellikle 1 inci maddede "ciltli defter, sabit mürekkep" kavramlarını kaldırdık, düzenli formda önümüze gelen defterleri tescil edebilmeyi onayladık ve bunun dışında "sabit mürekkep" yerine, genelde işlemin yapılabildiği her tür şartı kabul ettik. Bu, bize bir şeyi gösteriyor: Bu işlem hızlılığı, hem teknik anlamda sürecek hem personel ilişkisi anlamında sürecektir.

Cumhuriyet Halk Partisi olarak, bu tasarıyı çok uygun bulduğumuzu ve bu tasarıya destek vereceğimizi bildiriyor, hepinize saygılar ve sevgiler sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 11 Haziran 2003

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook