İçeriğe atla

22. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 43. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Elektronik imza kanunu tasarısı (s. sayısı : 333 )

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 43. Birleşim · 2. yasama yılı · 15 Ocak 2004 · 566 kelime · yaklaşık 3 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 15 Ocak 2004 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: ELEKTRONİK İMZA KANUNU TASARISI (S. SAYISI : 333 )); konuşma 566 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Elektronik imza kanunu tasarısı (s. sayısı : 333 )”. TBMM Genel Kurulu, 43. Birleşim tutanağı, 15 Ocak 2004. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-22-2004-01-15-elektronik-imza-kanunu-tasarisi-s-sayisi-333-3 (erişim: 1 Kasım 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

Bu maddeyle ilgili olarak 17 değişik ülkede yapılan uygulamayı -çok fazla vaktinizi almadan- size belirtmek istiyorum. Tümü üzerindeki konuşmamda da belirttiğim gibi, verilen idarî para cezalarını, para cezası verildikten sonra idare mahkemesine başvurmuş olsanız bile, ödemek zorunda kalıyorsunuz ve sonuçlanmasını aylarca bekliyorsunuz. İtirazlarınız idare mahkemelerine yapılıyor. Bu konuda Avrupa'daki hukuksal düzenlemeleri incelediğimizde -Afrika ülkelerinin bazılarında bile- şöyle bir ibare geçiyor: "Verilen idarî para cezaları bir hafta içerisinde kesinleşir. Bu bir hafta içerisinde idarî para cezası verilen özel veya tüzelkişiler, kuruma itiraz edebilirler. İtiraz, kurumda oluşturulan bir komisyon tarafından değerlendirilir. Bir hafta süre içerisinde itiraza verilen cevapla veya itiraz edilmeyen durumlarda ceza kesinleşmiş sayılır. Cezaların kesinleşmesinden sonra itirazlar idare mahkemesine yapılır." Böyle bir düzenleme var. Birçok ülkede -54 ülkenin 17'sinde- var; ancak, değerli arkadaşlarımızla konuştuk "bizim hukuk sistemimizde diğer cezalarla karşıt duruma düşeceğinden dolayı, biz, bunu buraya koyamayız" dediler. Dolayısıyla, ben, burada şunu vurgulamak istiyorum: Yeniden yapacağımız hukuksal düzenlemelerde bunun da önünü açmak zorundayız değerli arkadaşlarım.

Bir eksiklik de şurada: Biz, elektronik veriyi delil olarak kabul ediyoruz; ama, görüldüğü gibi, elektronik ortamda, internet ortamında, kendi bilgisayarımızdaki veriler bir başka kişi tarafından indirilebilmekte, o veriler, reklam amaçlı veya bilgilendirme amaçlı, alınabilmekte veya veri yollanabilmektedir. Biz, hukukî düzenlemelerde, bu verilerin de niteliğini tanımlamak zorundayız; bunlar, imzasız veriler. İmzalıları anladık; imzasız olanlar hangi koşullarda suç teşkil edecek? Hepinize mail'ler geliyor; hangisi delil olarak, kaçıncı derecede delil olarak değerlendirilecek, bunun bir tanımlaması yok. Elektronik imzayla onaylanmamış veriler konusunda da bir hukukî düzenlemeye mutlaka ihtiyacımız var değerli arkadaşlarım.

Küçük bir şeye daha dikkat çekmek istiyorum. Arkadaşlar, elektronik sertifikada, sertifika hizmet sağlayıcıları, vermiş oldukları sertifikanın sorumluluğunu alıyorlar; ama, bu düzenleme internet adreslerinde de var. Avrupa'nın birçok yerinde hukukî düzenleme de var; fakat, o kadar alınabiliyor ki, bir adresi, internetten, VISA kart numaranızı vererek kiralayabiliyorsunuz. Örneğin: "Tacidar Seyhan. net." Biri giriyor sizin adınıza bu adresi satın alıyor. Birçok vaka görüldü Türkiye'de. Özellikle, siyaset kurumunun bundan etkilenebileceğini düşünerek söylüyorum. Kişilerin hakkında çok ciddî yazılar yazılarak, karalama kampanyaları açılarak bu adresler kullanılıyor; hatta, tanıtım amacıyla bu adresler ücretsiz veriliyor. Eğer biz, elektronik sertifikalarda da yeterli denetimi yapmazsak, bu sertifikalar verildiğinde hizmet sağlayıcıların kişiyle karşılıklı sözleşme yapmasını ve güvenliği sağlamasını sağlayamazsak, Türkiye'de, biz, bu işe fiyaskoyla başlarız; çünkü, her zaman, yapılan olumlu şeyin karşıtı her ülkede gelişiyor. Türkiye'de de bunun arayışları var. Bankalarımızın şifrelerinin nasıl çözüldüğünü, bugün girerseniz birçoğunuzun internet sayfasında görürsünüz. Ben inanıyorum ki, nitelikli elektronik sertifikada bazı saldırılara maruz kalacağız; ama, öncelikle sertifikanın oluşturulmasında yeterli güvenliği sağlayacağız. Bunu yapmadıktan sonra, biz, içimizde bir huzurla elektronik ortamda iletişimi, sözleşme yapmayı, elektronik devletin gereği olan iletişimi sağlayamayız. Enformasyonun temeli güvenliktir. Güvenlik teknolojilerini yenileştirmeli, bizim, mutlaka, istihbarat teşkilatımızda izleme kurulları kurulmalı ve vatandaşın direkt muhatap olacağı yer belirlenmelidir.

Hakkında olumsuz bir şey olan arkadaşımıza diyorlar ki: "Internet sayfası haksız düzenlenmiştir" veya "com adresiniz başkası tarafından satın alınmış, siz, kötü tanıtılır duruma gelmişsiniz." Peki, ben nereye gideceğim?.. "Mahkemeye başvur" diyorlar. Peki, ben, mahkemeye başvurana kadar bu adresteki bilgilerim orada mı kalacak? Benim direkt başvurabileceğim bir yer olmalı. İki ay süreyle hakkımdaki haksız yayını veya herhangi bir arkadaşımın maruz kaldığı kötü muameleyi ortadan kaldırabilecek elektronik bir kurum yok, teşkilat yok. Bu teşkilatların kurulması, yeterli altyapının sağlanması, bu konuda yapılabileceklerin kamuoyuyla paylaşılması ve bilgilendirilmesi gerekir.

Bu düzenlemelerin hepsinin Sayın Bakan nezdinde değerli kurullarca yapılabileceğine inanıyorum ve sonuna kadar, bu yasanın ek yasalarla desteklenmesine katkı vereceğimizi bildiriyor; hepinize, tekrar, Grubum ve şahsım adına saygı ve sevgilerimi sunuyorum. (Alkışlar)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

12 konuşma daha · 15 Ocak 2004

12 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook