İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 15. BİRLEŞİM · PERŞEMBE

Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)

Tacidar Seyhan

Adana Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 15. Birleşim · 5. yasama yılı · 4 Kasım 2010 · 1.041 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tacidar Seyhan (CHP), 4 Kasım 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: YENİLENEBİLİR ENERJİ KAYNAKLARININ ELEKTRİK ENERJİSİ ÜRETİMİ AMAÇLI KULLANIMINA İLİŞKİN KANUNDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİ (S.S.:395)); konuşma 1.041 kelime.

Tacidar Seyhan (CHP, Adana). “Yenilenebilir enerji kaynaklarının elektrik enerjisi üretimi amaçlı kullanımına ilişkin kanunda değişiklik yapılmasına dair kanun teklifi (s.s.:395)”. TBMM Genel Kurulu, 15. Birleşim tutanağı, 4 Kasım 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tacidar-seyhan-23-2010-11-04-yenilenebilir-enerji-kaynaklarinin-elektrik-enerjisi-uretimi-amacli-ku (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

TACİDAR SEYHAN (Adana)Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; hepinizi saygıyla selamlıyorum.

İktidar partisi milletvekillerini dinlerken, gerçekten bu konuda yeterince sorumluluklarını yerine getirdiklerini söylüyorlar, az kaldı ben dahi buna inanıyordum.

AFİF DEMİRKIRAN (Siirt)İnan.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)Biz bu kanunu beraber yaptık değerli arkadaşlar, “İnan.” diyen arkadaşlar, bu kanuna çok uğraştık. 18 defa Ali Bayramoğlu toplantı yaptı, 25 defa Bakanlık toplantı yaptı; aynı kanun 3 defa değişti. 35 önergeyi verip Komisyonda 2 defa değişiklik yapan sizsiniz; bu kanunu Genel Kurulun gündemine getirip, “Çıkaracağız.” diyen sizsiniz; “Üreticinin yararına çıkaracağız, toplumun yararına çıkaracağız.” diyen sizsiniz ve “Artık bu kanunda hiçbir eksik kalmadı.” diyen sizsiniz ve bugün kanunu çekecek olan yine siz olacaksınız, bugün fiyatları düşürecek olan yine siz olacaksınız, bugün bu kanuna yeniden yama önergelerle yeni bir kanun yapacak kadar olumsuz sonuçları ekleyen kişiler siz olacaksınız.

Sabah lütfetti Komisyon Başkanı ve Değerli Müsteşar Yardımcımız bizi çağırdı: “Kanun üzerinde konuşalım.” Baktık ki Komisyondaki önergeler kadar önerge var ellerinde. Peki, amenna. Bakalım içerisinde ne var? Birlikte baktık. Komisyonda görüştüğümüzde bu kanunun içinde olmaması gereken, “Çıkarın.” dediğimiz ne varsa, orada anlaşıp çıkardığımız ne varsa bugünkü kanunun içerisine önergeyle dercedilmek üzere hazırlanmış. Olacak iş mi arkadaşlar? Koca Komisyon kendisini yok mu sayıyor?

Siz benimle birlikte bunu kabul etmediniz mi Sayın Bayramoğlu?

BAYRAM ALİ BAYRAMOĞLU (Rize)Ettim.

TACİDAR SEYHAN (Devamla)“Başka şey getirmeyeceğiz.” demediniz mi?

Sayın Bakan, siz kabul etmediniz mi? Genel Kurulda şimdi koymak istediğiniz önergeleri siz Komisyonda çıkarmadınız mı? Şimdi, bize getiriyorsunuz.

Ne bunlar? Denetim yapamıyormuş EPDK bu yenilenebilir enerji üretim tesislerinin, dağıtım tesislerinin lisans işlemlerinde, bu denetim işini lisanslı denetim şirketlerine hizmet satın alma yoluyla havale edecekmiş! Soruyorum: Türkiye’de böyle bir şirket var mı? Yok. Peki, bu şirketlerin niteliğiyle ilgili kanununuz var mı? O da yok. Kime havale ediyorsun sen bunu? Önce Genel Kurula saygınız varsa, bu şirketlerin, yönetmeliğe bırakmayın, benim önüme sorumluluklarını getirin, ondan sonra benden yetki isteyin.

Bugün siz kınıyorsunuz koruma kurullarını Rize’de santral kapattı diye. Denetimsiz ruhsatları veren siz değil misiniz? Binlerce ruhsatları verip bir dolu insanı çantacı yapan siz değil misiniz? Bir derenin üzerine on üç ruhsat verilirken siz neredeydiniz? Sayın Başbakan diyor ki: “Koruma kurulu neredeydi?” Siz neredeydiniz? Değerli arkadaşlar, bunlar olacak şey mi? Bunlar ciddi işler. Ortada vereceğiniz kurum yok, bu lisanslı denetleme bürolarıyla ilgili kanun yok ama siz “Biz devretme yetkisini kanunla verelim.” Niye yapıyorlar biliyor musunuz? Danıştay benzeri bir yönetmeliği DSİ’de iptal etmişti, o iptalin arkasından dolaşalım! Hukukun arkasından dolaşma fikrini muhalefetle paylaşıp toplumun üstüne yük olarak göndermek. Böyle şey olmaz! Arkasından, on iki yıllık garantiyi on yıl süreye düşürelim! Neden? Yapılamasın.

Bunun dışında, yine bir önerge var, diyor ki bu önergede… Hiç konumuzla alakası yok. Biliyorsunuz, Eti Alüminyum, zamanında yok fiyata, 305 milyon dolara bir firmaya satılmıştı. Hani bir de burada espri yapılmıştı “Alüminyum tesisi alana bir de üstüne baraj veriyoruz.” diye. Üstüne bir de Oymapınar’ı verdik. Ama verirken dedik ki: “Bu tesis sadece Eti Alüminyuma elektrik üretecek. Ancak ürettiğinin yüzde 20 fazlasını serbest piyasaya satabilecek.” Sonra baktık ki yok fiyatına verdiğimiz tesis ürettiği elektriği serbest piyasadan, EPDK’nın aldığı kararla miktar biraz yükseltilerek, satmaya başlamış. İyi, tamam, sattı… “Nereye kadar izin verdiniz?” “Ya, 25 yükselttik. Güzel… Sonra rahatsızlık duyuldu, şimdi 20’ye geldi bu.

E, bugün önümüzdeki kanun, ürettiği bütün elektriğin fazlasını Yenilenebilir Enerji Kanunu’ndaki teşvik statüsü üzerinden satın alacağız. O zaman aklınız neredeydi, niye bunu üretim tesisi olarak satmadınız? Üretim tesisi olarak satsaydınız bu ülkeye ayrıca en azından 300 milyon dolar kâr ettirecektiniz. Yani siz, alüminyum tesisi için bir şirketi orada görevlendirip üstüne sonradan “Aman kapanmasın” diye para vermek zorunda mısınız?

Kaldı ki Danıştayın bu konuda kararı var, durdurmuş, aleyhte karar vermiş, Özelleştirme bunu geri almak için işlem başlatmış. Şimdi Hükûmet ne yapıyor ya da yetkilileri Bakanlık? Aman, kardeşim, bu sonuçlanana kadar ben orayı işleten kişinin cebine biraz para koyayım. Yazık! Bunu halkın cebinden alıyorsunuz. Alın o tesisi, üretim tesisi olarak satın, halkın alın terini, ekmek parasını birilerine vermeyin kardeşim. Bu iş olmaz. Sakın öyle bir önerge getirmeyin! Bu millete yapılacak en büyük ihanetlerden biri budur. Alın o tesisi, kişinin zararı varsa tazmin edin ancak o tesisi birilerinin gelir kaynağı hâline getirmeyin.

Bunun dışında ne yaptınız? Bunun dışında kanun geliyor, içine ha bire bir şeyler konuluyor ama en önemlisi, fiyatlar nerede biliyor musunuz? Hükûmetin önerdiği fiyatı silmişler, ilk fiyat aynen duruyor.

Sayın Bayramoğlu, o zaman bu çalışmayı niye yaptınız, niye komisyonu meşgul ettiniz siz? Bu kanunu biz mi getirdik? Bu kanun Hükûmet tasarısı değil mi? Bu Müsteşar, bu bakanlar değil mi oraya gelip bu fiyatları verdiler? Niye şimdi eski yerine indiriyorsunuz? Siz gelince mi ucuzladı? Aynı ucuzluktan, Almanya, Fransa, İtalya, İspanya böyle mi yararlanıyor? Hiç yurt dışına bakan gözler yok mu bize bakıyorsunuz da? Tek mazereti kendinize mi işletiyorsunuz? Bunu, onu oraya koyacağınıza “çıkarmayalım” diye açık bir engelleme içerisinde olun, “Biz yenilenebilir enerjiye destek vermeyeceğiz.” deyin, biz anlayalım nereye yöneldiğinizi. Ama, bir yandan Sayın Bakan şikâyet ediyor, diyor ki: “İşte, yenilenebilir enerji devreye girmezse, doğal gaz santralleri, kömür santralleri, bilmem neler devreye giriyor, paramız dışarı gidiyor.” Hatta Koruma Kurulu kararından sonra küçücük bir üretim tesisi için Başbakanın o söyleminden de cesaret alarak doğal gaz üreten firmalara “Hayırlı olsun.” dedi. Sayın Bakan, bu sözü söyleyecek en son kişi sizsiniz. Doğal gaz üretim tesislerinin kaç megavat açıldığına bakın son beş yılda ve 2015’e kadar kaç tane inşa edilecek, açılacak tesis olduğuna bakın. Bu tesisler açılırken sizin hâlâ yenilenebilir enerjide, rüzgârın, güneşin üzerine fiyat koymak yerine aynı fiyatla Genel Kurulu oyalamanız size konuşma hakkını vermez, elinizden alır bunu. Kaldı ki, siz, madem, Koruma Kurulu kararını eleştiriyorsunuz…

Bakın, arkadaşlar -ya, böyle bir şey olur mu?- Başbakan dedi ki: “Koruma Kurulunun aklı neredeydi?” Ben -Sayın Bayramoğlu da hatırlar- gittim Rize’ye araştırma yaptım, dedim ki: “Bir dere üzerinde on üç tane baraj var. -Sayın Hilmi Güler’e de verdim, basına da açıkladım- Bu barajlar havza planlaması yapmadan yapılırsa doğal alanı, florayı, dengeyi, tarım alanlarını tahrip eder, sit alanlarını tahrip eder, Koruma Kurulu bunu durdurmak zorunda kalır. Yapmayın, bu ülkeye en büyük katliam bu. Havza planlaması yapın, suyunuz varsa ruhsat verin. Önce birer tane açın, iyi gidiyorsa yenisini açın.” Hiç kimse dinlemedi. Aradan altı yıl geçti.

Arkadaşlar, Koruma Kuruluna “Şimdiye kadar neredeydiniz?” diyeceğine, siz neredeydiniz desem ben Bakana, Başbakana ne olacak? Siz neredeydiniz? Açın tutanaklara bakın, ben bunu anlattım. Neden tedbir almadınız lisans verirken? Hani, daha denetleme kurulunuz yok, denetleme kanununuz yok, kime denetleteceğiniz belli değil.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

24 konuşma daha · 4 Kasım 2010

24 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook