İçeriğe atla

23. DÖNEM · 550 SANDALYE

Ara
GENEL KURUL · 110. BİRLEŞİM · ÇARŞAMBA

Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)

Tayfur Süner

Antalya Milletvekili · CHP

Genel Kurul, 110. Birleşim · 4. yasama yılı · 2 Haziran 2010 · 1.006 kelime · yaklaşık 5 dakikalık okuma

Kaynak göster

Tayfur Süner (CHP), 2 Haziran 2010 tarihinde TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim oturumunda konuştu (gündem: KOOPERATİFLER KANUNU İLE BAZI KANUN VE KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TASARISI (S.S.496)); konuşma 1.006 kelime.

Tayfur Süner (CHP, Antalya). “Kooperatifler kanunu ile bazı kanun ve kanun hükmünde kararnamelerde değişiklik yapılmasına dair kanun tasarısı (s.s.496)”. TBMM Genel Kurulu, 110. Birleşim tutanağı, 2 Haziran 2010. Vekilpedia: https://vekilpedia.com/konusma/tayfur-suner-23-2010-06-02-kooperatifler-kanunu-ile-bazi-kanun-ve-kanun-hukmunde-kararnamelerde-d (erişim: 29 Ekim 2026).

Sade metin (Markdown) →

Konuşmanın tam metni

CHP GRUBU ADINA TAYFUR SÜNER (Antalya)Teşekkür ederim Başkanım.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; görüşülmekte olan kanunun 11’inci maddesi üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi Grubu adına söz aldım. Yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum.

Genel olarak ülkemizde kamu kurumu gibi faaliyet gösteren tarım satış ve tarım kredi kooperatifleri ile sık sık başarısızlık ve yolsuzlukların gündeme geldiği, üst kuruluşlara bağlı olmayan, denetimden uzak olan konut yapı kooperatifleri, kooperatifçiliğin görünen yüzü olmuştur. Kamu yönetimi açısından bakıldığında, kooperatiflerden sorumlu birden fazla kamu kuruluşu olması nedeniyle kooperatifçilik uygulamalarında farklılıklar ve koordinasyon eksikliği dikkat çekmektedir. Bu nedenle de çok acil olduğuna inandığımız adımlar bir türlü atılamamaktadır. Eğitim, tanıtma, araştırma, denetim ve hukuki altyapı oluşturma görevlerini yüklenmiş olan kamu kuruluşları uygun ve yeterli biçimde teşkilatlanamadığı için kooperatifçilik sorunlarıyla ilgili çözümler üretememekte ve günün koşullarına uygun politikalar oluşturulamamaktadır. Yapılan yanlış uygulamalar ve başarısızlıklar nedeniyle devlet tarafından yürütülen kuruluş ve denetim gibi hizmetlerin kooperatif üst kuruluşlarına devredilmesi; araştırma, eğitim ve denetim konularında üst kuruluşlara verilmiş gibi görünen görev ve yetkilerin açık bir şekilde ifade edilmesi, bu konulardaki belirsizliğin giderilmesi gerekmektedir.

Değerli milletvekilleri, görüştüğümüz tasarıya göre yapı kooperatiflerinin Bayındırlık ve İskân Bakanlığına bağlanacağı öngörülmektedir. Bu yaklaşım, özellikle, hazırlanan strateji belgesinin temel mantığına aykırıdır. Kooperatiflere yönelik kamu yetkisinin bir merkezde toplanması konusunda var olan geniş bir mutabakatın tam tersine olan bir yaklaşım bize göre doğru değildir. Ülkemizde kooperatiflerin Tarım ve Köyişleri ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığının görev alanında olması, bakanlıkların hazırladıkları ana sözleşmelerde, uygulamada ve denetimlerde farklılıklara yol açmakta; daha çok kooperatif türlerine göre bir yaklaşım geliştirmekte ve ortak bir uygulama alanı oluşturulamamaktadır. Yapılmak istenen bu düzenlemeyle üçüncü bir bakanlık görevlendirilecek ve mevcut sorun çözülmek yerine daha da büyüyecektir. Bununla birlikte, yine yapılmak istenen değişiklik sonucunda yarın eczacılık kooperatifleri Sağlık Bakanlığına, ormancılık kooperatifleri Çevre ve Orman Bakanlığına geçsin dendiğinde ne yapacağız? AKP Hükûmetinin yapmak istediği bu değişiklik çok başlılığın önünü açacaktır. Biz kooperatifleri tek çatı altında toplayalım derken tam tersi olacak ve uygulamadaki karmaşıklıklar artarak yaşamaya devam edecektir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; kooperatifçilik alanının düzenleme ve denetim yetkisi hâlen devletin tasarrufundadır ve bu konuda başarılı olunamadığı da bir gerçektir. Kooperatifçilik teknik bilgi gerektiren bir hizmet olduğundan, bu konuda bağımsız kooperatif üst kuruluş temsilcilerinin de içinde yer alacağı bir düzenleme ve denetleme kurumu oluşturulması daha uygun olacaktır. Bunun mümkün olmaması hâlinde, kooperatifçilik konusunda başarılı ülkelerin uygulamaları da dikkate alınarak, devletin en üst seviyesinde gözetim ve denetim ile kooperatif üst kuruluşları desteklenerek devreye sokulmalıdır.

Ülkemiz kooperatifçiliğinin önündeki en önemli sorunlardan biri, bu konudaki eğitimlerin istenen düzeye ulaşamamış olmasıdır. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu ile kooperatif ortakları ve yöneticilerin eğitimi hem üst kuruluşlara hem de ilgili bakanlıklara verilmiştir. Üst kuruluşların örgütlenme yetersizlikleri ve kaynak sağlayamamaları bu işlevlerini yerine getirmelerini engellemiştir.

Konunun devleti ilgilendiren yönünde de aynı sorunlar söz konusudur. Kooperatifçilik eğitim ve ARGE faaliyetlerini yönetecek bir kurumsal yapı oluşturulması gerekliliği ortadadır. Bununla birlikte kooperatif denetim ve yönetim kurulu üyelerine eğitim ve sertifikasyon zorunluluğu getirilmesi de gereklidir. Kooperatifler arasında örgütlenme kapasitesi ve iş birliği olanaklarının mutlaka artırılması gereklidir. Mevcut üst örgütlenme sistemi, başarılı ülke örnekleri ve zorunlu üyelik konusu esas alınarak danışmanlık, denetim, ARGE, eğitim ve kooperatiflerin temsili konularında kooperatiflere daha etkin hizmet sunabilecekleri şekilde yeniden revize edilmelidir. Çok amaçlı ve büyük ölçekli kooperatifçiliğin ve kooperatifler arası birleşmelerin özendirilmesine yönelik çalışmalar yapılmalıdır.

Değerli milletvekilleri, kooperatiflerin sermaye yapısı ile kredi ve finansmana erişim imkânları güçlendirilmelidir. Kullanacakları banka kredilerine teminat sağlanabilmesi amacıyla devletin teşviki ve katkılarıyla kredi garanti fonu oluşturulmalıdır. Bunun yanında uluslararası fonlar ile Avrupa Birliği programından ve kaynaklarından kooperatif ve üst kuruluşların faydalanabilmeleri amacıyla proje üretme kapasiteleri artırılmalıdır. İç ve dış denetim sistemi tümüyle revize edilmelidir. Başarılı ülke uygulamaları dikkate alınarak ülke şartlarına uygun bir dış denetim sistemi oluşturulmalıdır. Kooperatif iç denetim sisteminin uygulanmasının daha işlevsel bir yapıya kavuşturulması yönünde yasal düzenlemeler acilen yapılmalıdır. Kurumsal ve profesyonel yönetim kapasitesi artırılmalıdır. Mevzuat altyapısı uluslararası esaslara ve ülkemiz ihtiyaçlarına göre geliştirilmelidir. Bu çalışmaları yaparken de Birleşmiş Milletler ve ILO’nun kooperatifçilik konusundaki çalışmaları göz önünde tutulmalıdır. Yoksa yapı kooperatiflerini hangi bakanlığa devrederseniz devredin, hangi önlemi alırsanız alın, ne kadar müfettiş artırırsanız artırın kooperatiflerin ön denetim mekanizmasını kurumlaştırmadan olumlu bir adım atamazsınız.

Sayın Başkan ve değerli milletvekilleri; bu tasarı kooperatifçiliğin içinde bulunduğu sorunları çözmekten çok uzaktır. Tasarı, iki yılı aşkın süredir üzerinde çalışılan, yüz yirmi sayfadan oluşan ve hâlen Sanayi ve Ticaret Bakanlığının web sitesinde yayınlanan Kooperatifçilik Strateji Belgesi ve Eylem Planı’na uygun şekilde hareket etmektedir. İlgili strateji belgesi, kooperatiflerle ilgili sorunların belirlenmesi ve çözüm yolları üretilmesi maksadıyla oluşturulmuştu. Bu eylem planında da belirtildiği üzere, kooperatifçiliğin önemli sorunlarının başında dağınık yasal düzenlemelerin geldiği, kooperatifleri düzenleyen yasaların yetersiz ve karışık olduğu, kooperatif ilkeleriyle temel değerlerini de yeterince kapsamadığı ifade edilmektedir. Kooperatifçilik alanının tek bir çerçeve kanun ile düzenlenmesi gereğine işaret eden bu bakış açısı mutlaka göz önünde bulundurulmalıydı.

Değerli arkadaşlar, yapı kooperatifleri konusunda genel bir sıkıntıdan bahsetmeden geçemeyeceğim. Yapı kooperatifleri bir hevesle kuruluyor. Üyeler ev sahibi olmak umuduyla ellerindeki paraları yatırıyorlar. Ara ödemeler, ek ödemeler derken verilen paralar dağları aşıyor. Bu arada seneler geçiyor, ortada ne ev var ne paralar geri ödeniyor. Bir sürü kooperatif on yıllarca sürüncemede kalıp gidiyor. Bunu engellemek için kooperatiflerin bitimi için bir zaman tahdidi konulsa, bu tahdit aşılırsa yapı kooperatiflerinin yapımı devlet tarafından veya TOKİ tarafından üstlenilse, bu arada kooperatiflerin sorumlulukları hakkındaki cezai müeyyideler artırılsa daha uygun olmaz mıdır?

Değerli milletvekilleri, Kooperatifçilik Kanunu’nda değişiklik yapan tasarının görüşmelerinin sonuna geldik. Görüştüğümüz yasa tasarısıyla konuşmamda değindiğim süreç ve sorumluluklar nasıl değişecektir de sorunlar ortadan kalkacaktır? Bilindiği üzere yasalar kadar uygulamadaki prensipler de önemlidir. Bu prensipler uzun zaman içerisinde oluşmaktadır. Bayındırlık ve İskân Bakanlığının uygulamalarda ortaya koyacakları prensipler oluşana kadar fazla miktarda sorun yaşanabileceği kaygısı da taşımaktayız.

Ayrıca, iki başlılıktan üç başlılığa geçiş ne kadar sağlıklıdır? Kooperatiflerin sorunları nasıl giderilecektir? Bunu da düşünmeden edemiyorum.

Değerli arkadaşlar, hayat acısıyla tatlısıyla, bolluğu ve darlığıyla yaşanıyor. İnsanların acısıyla dalga geçecek kadar bilgi ve kültürden yoksun bakanlar olunca, maden işçilerinin ölümüne “Ne güzel öldüler.” diyerek kendi başarısızlıklarını örtmeye çalışmak, basiretsizlik ve halkın inançlarını sömürmekten başka bir şey değildir. Yeter artık! Taşeronluğu bu memleketin çalışanlarına reva görerek, kontrolsüz bir ortamda çalışma ortamı yaratarak daha fazla siyasi ömrünüzü uzatamayacaksınız.

TOKİ Başkanı da geçtiğimiz günlerde devletin arazisinden elde edilen rantı “Allah bize para gönderiyor.” diyerek inanç sömürücülüğünü doruğa çıkarmıştır.

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

Metin TBMM tutanağından alındı; ara sözler ve başkanın uyarıları tutanaktaki gibidir. Hata bildir

AYNI GÜN GENEL KURUL’DA

Aynı gün söz alan diğer vekiller

65 konuşma daha · 2 Haziran 2010

65 konuşmanın tamamı →

Bu sayfayı paylaş

X WhatsApp Telegram Facebook